Beslenme

Süper Etkili Detoks Tarifleri ve Mutfak Sırları

Son zamanlarda kulağınıza bir hayli aşina olan, aynı zamanda konu hakkında elle tutulur bir bilgi birikimine sahip olmasınız bile yararlı bir şey olduğunu adınız gibi bildiğiniz bir kelime. Peki sahiden detoks nedir, neye benzer?

Mangal yapılmış bir orman düşünelim, oksijeni dumanla karışmış, fazlasıyla havası kirlenmiş. Yok edici değil ama zarar verici, yıpratıcı, canlılığını aşağıya çeken, istenmeyen çevresel faktörlerin yağmur yağmasıyla son bulduğu temizlenme anı, arınma sürecidir.

Detoksun Yararları

Bizim hayatımızda da yer alan çevresel faktörlerin başında hava kirliliğini sayabiliriz. Ayrıca günlük yeme, içme alışkanlıklarımızın içerisinde bulunan zararlı maddeler, sigara, alkol, bazı kozmetik – bakım ürünlerindeki kimyasallar ve düzensiz uyku düzenimizi de ekleyebileceğimiz daha bir çok faktör ile vücudumuzda istenmeyen toksit birikimine davetiye çıkartabiliriz.

Sıra işin sihirli kısmı, detokusun marifetiyle tanışmaya geldi. Ancak ondan önce bilmemiz gereken bir şey var. Bizim vücudumuzda ki yağmurumuz ise karaciğerimizdir.

Kendini de yenileme özelliğine sahip olan 1,5 kg ağırlığında olan bu organımız sayesinde muazzam bir sistemle kan içerisinde görülen zehirli toksit maddelere filtre görevi sağlayarak, bu yolda ki en büyük iki destekçisi olan incebağırsak ve ardında ki durağı olan böbrekler vasıtasıyla dışarı atılmasını, yani vücuttan uzaklaştırmayı ya da parçalamayı sağlar.

Gördüğümüz üzere aslında hayatımız boyunca her an bu sistemle detoks gerçekleştirmiş olur. Fakat bu konuda küçük bir ayrıtın var eğer şanslıysak, metabolizmamız güçlü, sağlığı yerinde ise evet bu toksinlerin bir kısmını atabiliyor doğru, ancak bir kısmını tamamını değil.

İstikrarlı uygulanan detoks programları vücuda direk olumlu cevaplarla geri dönüş sağlar. Vücudun eksik kalan ya da tamamen kaybedilen yanlarını geri kazandırır. Ödemden arındırır, şişkinliği azaltır, yağ yakıcı etkisiyle kilo vermeye yardım eder, cildin canlılığını sağlar, vücudun dinamikliğini ve genel formunu koruması gibi bir çok faydası mevcuttur.

Yeşil & Limonlu Detoks Tarifleri

Mucizevi faydaları olan detoks kürlerini evde pratik şekilde hazırlayarak sizde formunuzu koruyabilirsiniz.

Salatalık – Limon Kürü

Güne başlarken fresh bir tad arıyor, gün boyu zinde kalmanın formülünü arıyorsanız işte tam size göre;

Malzemeler:

  • 300 ml. Su
  • 1 adet salatalık
  • 1 adet limon ve nane yaprakları

Hazırlanışı:  Salatalıkları ve limonları istediğiniz şekilde (halka, yarım ay) kesip suya attıktan sonra almak istediğiniz nane aromasına göre naneleri karşıma ekleyebilirsiniz. Bir gece buzdolabında bekledikten sonra tüketebilirsiniz.

Maydanoz – Limon Kürü

Özellikle karaciğer yağlanmanız varsa işte aradığınız kür, artık kendi hazırlayacağınız detoksa başlayabilirsiniz. Senede iki, altı ayda bir on beş gün olmak üzere uygulanmaktadır. Fazlası metabolizmanızı yorabilme açısından tavsiye edilmemektedir.

Malzemeler :

  • 1 su bardağı Su
  • 1 tam sıkılmış Limon
  • 15-16 dal maydanoz

Hazırlanışı: Bir su bardağı su ile bir adet sıkılmış limonu blender da buluşturup on beş – on altı dal maydanozu ilave ettikten sonra, karışımı blenderdan geçirdikten sonra tüketilmeye hazırdır. Yeşil renkteki zengin karışımımız sabahları aç karnına kahvaltıdan 30-40 dakika önce tüketilmesini tavsiye edilir.

Kereviz Sapı & Zencefil – Limon Kürü

Vücudunuzdaki ödemlerin canınızı sıkmasına bu kür ile son verebilirsiniz. Günde 1-2 bardak içmeniz yeterli olacaktır.

Malzemeler :

  • Maydanoz
  • Limon suyu
  • Salatalık
  • Elma
  • Kereviz sapı
  • Zencefil
  • Maden suyu

Hazırlanışı: Bir elma, bir çay kaşığı zencefil, bir kereviz sapı, iki su bardağı maydanoz, İki su bardağı salatalık, iki su bardağı madensuyu, üç yemek kaşığı limon suyu ile iyice karışıncaya dek blenderdan geçirin. Detoksunuz tüketime hazırdır.

5 Eylül 2019 / by / in ,
Kefir Nedir? Nasıl Yapılır? Faydaları Nelerdir? Tüketmeli miyiz?

Kefir sütün mayalanması sonucunda yapılan bir besindir. Tadı sodalı ayrana benzerken kıvamı bozaya benzemektedir. Mayalanma esnasında korbonmonoksit oluşur bunun sayesinde köpürme özelliği bulunur. Yapılan diğer fermante süt ürünlerinden daha farklı ve daha fazla ferahlatıcı özelliğe sahip bir içecektir. Kefir ilk olarak keçi sütünden yapılmıştır. Daha sonra inek sütünden yapılmış ve tüm dünyaya dağılmıştır.

Yapılan araştırmada kefirdeki probiyotik sayısı diğer süt ürünlerinden kaç katı fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmayı duyan ülkeler hızla kefir üretmeye başlamışlardır. En çok Avrupa, Japonya, Amerika ve İskandinav ‘ da üretilmiştir.

Kefir taneleri( kefir mayası) nedir?

Kefir taneleri Koyun keçi postlarının ( tulumların) içine keçi sütünü mayalayarak Kefir yapılıyordu. Bu yöntem suyu sıkılan postlara yeniden süt ekleyerek mayalanma sağlamaktır. Fermantasyonun (mayalanma) olduğunu postun üzerinde küçük beyaz lekeler oluşur. Bu lekeler karnabaharı andırır tarzdadır. Bu bezeler kefir mayasıdır.

Kefir mayaları alınır ve kurutulur. Sütle mayalanma yapıldıktan sonra tekrar kefir mayamızı kullanabiliriz. Çünkü suda katıdırlar. Asla erimezler. Renkleri sarıyı andırır tarzdadır. İyi bir kefir mayası sert olmamalı ve cıvık bir yoğunluğu olmalıdır.

Peki biz kefir yapabilir miyiz?

Kefir yoğurt mayalama gibi düşünülebilir. Yoğurt yapmak için sütün içerisine yoğurt koyuyoruz. Kefiri yapmak için sütün içerisine kefir mayası konur. Kefir mayası bulmak biraz zordur. Fakat Ziraat Fakültesinde yapılan ve probiyotikten zengin olan kefir mayaları alınabilinir. Kefir mayasının bakteri analizleri çok iyi yapılmıştır. Evde yapılan kefir dışarıdan hazır alınan kefirden çok daha probiyotik içerir.

Malzemeler

  • Hazır veya pastörize 1lt süt ( keçi, inek olabilir),
  • Kefir mayası
  • Delikleri çok küçük süzgeç
  • Cam şişe

Hazırlanışı

Önce sütümüzü kaynatılıp hafif soğumasını bekliyoruz. Süt soğuduktan sonra kefir mayasını ekliyoruz. Hazırladığımız sütü cam şişeye alıp ağzını kapatıyoruz. Cam şişenin kenarlarını bezle sarıyoruz. Yoğurt gibi pıhtılaşma varsa kafirimiz olmuş demektir.

Kefiri delikleri küçük olan süzgeçle süzülür. Buzdolabına koyulur ve içilmeye hazır. Kefirin içinde etil alkol vardır. Bekledikçe içindeki alkol artar.

Kefir taneleri (kefir mayası) nasıl saklanır?

Süzgeçimizin içinde kalan tortular kefir mayasıdır. Kefir mayalarını su dolu kavanoz koyup soğuk bir yerde saklanmalı, 2-4 günde bir klorsuz su ile yıkanmalıdır. Kesinlikle kefir mayası metal bir malzemeye sürülmemelidir. En ideal saklama yöntemi içi su veya süt dolu bir cam şişedir.

Kefirin Faydaları

Günlük düzenli olarak kefir kullanılırsa sağlığa çok yararlıdır. Ülkemizde en çok yoğurt kullanılmaktadır. Ancak yoğurtun probiyotik oranı çok düşüktür. Kefir pek fazla tüketilmemektedir. Piyasada tadından hoşlanmayanlar için meyveli, naneli, dereotlu kefirler çıkmıştır. Laktoz oranı çok azdır. Bu nedenle laktoz intoleransı olan hastalar için uygun bir içecektir. Her yaş grubundan insan kefir içebilir

Kefirin içinde B12 vitamini, tüm B grubu vitaminleri, kalsiyum, biotin, fosfat bulunur. Kefir içerisinde vücuda dost olan bakterileri bulundurur. Düzenli kefir kullanılırsa antibiyotik ihtiyacı ortadan kalkar.

Kefir hangi hastalıklara ve organlara iyi gelir?

Kefir en çok bağırsaklara iyi gelir. Çünkü bağırsaklar yararlı bakterileri en çok bulunduğu yerdir. Bu nedenle kefir bağırsaklara yerleşim hastalık yapan bakterileri uzaklaştırır ve ishal, kabız gibi olayların olmasını engeller. Fakat kefirin taze olması gerekir. Taze olmayan kefir içilirse kabızlığa yol açar.

Sütten yapılan bir madde olduğu için kemik ve diş gelişimi için ideal bir içecektir. Aynı zamanda da kas ağrıları hafifletir. Vücuttaki enfeksiyon3u uzaklaştırır.

Merkezi sinir sistemi içinde faydalıdır. Yorgunluk , halsizlik,bitkinlik gibi şeyleri uzaklaştırır. Kansızlık şikayetiniz varsa kefir içmelisiniz. Gözlere canlılık verirken daha iyi görmenizi sağlar. Vücuda güç kazandırır. Enerji verir. Asla kilo aldırmaz. Kilo problemi olanlar için ideal Bir içecektir. Sindirimi kolaylaştırır. Cilde parlaklık ve canlılık verir. Protein gibi yararları iyileştirir. Ramazan’da da içilirse susuzluk hissi bu azaltır ve vücut takı şişliği önler. Kalp ve damar içinde çok faydalı. Radyoterapi ve kemoterapi alan hastalara güç kazandırır.

Midedeki asit salgısını ayarlar. Vücuttaki zehirli maddeleri kolayca atar. Unutkanlık ( alzheimer) hastalığına iyi gelir. Ayrıca iyi bir detoks maddedir. Kefir bir ilaç değildir. Günlük olarak 1 bardak içilebilir. Kefirin herhangi bir yan etkisi yoktur. Sağlıklı yaşayın ve kefir siz kalmayın…

15 Ağustos 2019 / by / in
Ödem Atmak İçin Ne Yapmalı? – 10 Basit Yöntem

Ödem atmak için ne yapmalı konusuna değinmeden önce ödem nedir biraz inceleyelim.

Vücut dokuları arasında biriken sıvıdan oluşan ödem, en çok el ayak ve göz çevresinde oluşan şişmelerden anlaşılmaktadır. Tükettiğiniz besinlerden içinde bulunan tuz miktarından meydana gelen ödem tuz miktarıyla doğru orantılıdır.

Ödem atmak için ne yapmalı sorusunun bir numaralı cevabı ödem oluşturan besinlerden uzak durmamız gerektiğidir. Salamur, turşu gibi besinlerde ve özellikle alkol tüketimine ve tuz tüketimine büyük oranda sınırlama getirmelidirler.

Ayrıca ödem hastalık habercisi dahi olabilir. Bu yüzden ödem ile ilgili birçok tedbir alınması gerekebilir. Ödem için bitkisel doğal yöntemler kullanılabilir. Ödem atmak için ne yapmalı konusunda birçok doktor ilaçla tedavisi önermekte iken bitkisel çözümler daha sağlıklı sonuçlar alınmaktadır. Ödem atmak için bulunan doğal yöntemler arasında birçoğu yüksek oranda olumlu sonuç vermektedir. Bu yöntemlerden bazıları ödem için bitki çaylarıdır.

Vücutta ödem nasıl atılır? 10 maddede inceleyelim;

  1. Ödem atmak için ne yapmalı sorusunda ki en net cevabı; besin maddeleri arasında yer alan tuz oranı vücutta fazla oranda bulunduğundan ayrı tuz tüketimi ödemi oluşturmaya fazlaca yardım ettiğinden dolayı tuz miktarını yüksek oranda azaltmak ödem atmanıza yardımcı olacaktır.
  2. Şekerli besinler tüketildiğinde tatlı türünde vücut bu tatlılarla alınan suyun birçoğunu geri atmaktadır. Vücut tekrar sindirim yapabilmek için suya ihtiyaç duyar buda ödemi tetikler. Bu yüzden tüketilen şeker miktarı da azaltılmalıdır.
  3. Gün içerisinde eğer herhangi bir hatalığınız yok ise biberiye, ısırgan otu, kiraz sapı, funda yaprağı tüketebilirsiniz. Bu besinler hasatlığınızı tetikliyorsa yememelisiniz.
  4. Meyvelerden kayısı ve ananas, ödem suyu atmaya yardımcı besin maddeleri olduğundan tüketimini artırmak ödem atmaya yardımcı olacaktır.
  5. Su tüketimine önem verilmeli ve asitli içeceklerden oldukça uzak durulmalıdır.
  6. Ara öğünler arasında birçok hastalığa şifa olan yoğur ve kefir tüketimini artırabilirsiniz.
  7. Aşırı uyku ve uykusuzlukta ödemi artıran sebepler arasındadır. Uyku düzeninizi oluşturup günde 7 8 saat ideal uyku performansını yakalamalısınız.
  8. Sağlıklı kilo miktarınızda kalmaya özen gösterin. Aşırı kilo ve az kilo ödemi tetikleyebilir. Basıncın artması su kaybını çoğaltır bu yüzden ödem kilo alımlarında da ortaya çıkar.
  9. Düzenli olarak yapılan egzersizler hem sağlıklı bir yaşam sürmenize yardımcı olur hem de vücuttaki ödemin atılmasında düzenli olarak yapılan yürüyüşler ve spor ödemin atılmasına yardımcı olur.
  10. Dolaşımın yavaşlaması da ödemi tetikler. Bu yüzden dolaşımınızı hızlandırıcı masajlar yaptırabilirsiniz.

Ödem dikkat edilmesi gereken bir problem oluşturabilir. “Ödem Atmak İçin Ne Yapmalı?” konusunda değindiğimiz 10 yöntem ödem atmanıza yardımcı olacaktır.

“Ödem atmak için ne yapmalı?” sorusunu kısaca özetlemek gerekirse; Su tüketiminin artırılması, şekerli besinlerin tüketiminin azaltılması, tuz miktarının azaltılması, egzersizler yamak, sporla uğraşmak, aşırı az ve aşırı fazla uyumamak, sıcaklardan oldukça iyi korunmak şeklinde sıralayabiliriz.

Vücuttan atılması gerekrn ödemler sağlıklı bir yaşam için tehdit oluşturabilir. Hastalık derecesine gelen ödemler bile bulunmaktadır. O yüzden ödemlerin ilk aşamasından hemen tedbirler alınmalı ve bu konuda önlemler artırılmalıdır. Ödem atmak disiplinli bir süreç içerir.

Bu yüzden dikkatli ve planlı bir şekilde ödem atmak için çaba sarf edilmelidir.  Ödem atmakla ilgili problem yaşayanlar yukarıda sıralamış olduğumuz ödem atmak için ne yapmalı maddelerini dikkate almalıdırlar. Bu tavsiyeler ile düzenli bir şekilde uygulama yaparak kısa sürede ödem atılabilir.

Günlük besin ihtiyaçlarınızı düzenlediğinizde hem ödemlerinizden kurtulmuş hem de sağlıklı, fit bir yaşama sahip olmuş olursunuz. Ödem atmakla ilgili yazılan birçok yazıda ve uzmanların önerilerinde göre ödem atmak için süreçte oldukça dikkatli davranmak gereklidir.

27 Temmuz 2019 / by / in
Alkali Ne Demek, Nasıl Yapılır ve Yan Etkileri

Bu yazımızda alkali su ne demek olduğunu nasıl tüketilmesi gerektiğini ve aşırı kullanımında oluşabilecek yan etkilerini inceleyeceğiz.

Alkali Ne Demek?

“Alkali”, suyun pH seviyesini ifade eder. pH değeri 0-14 arasında ölçülür. İçme farkları ve normal musluk suyu arasındaki fark pH değeridir.

Normal musluk suyunun pH seviyesi 5-7’dir. Alkali su, pH seviyesi 8-9’dan yüksek olan sudur. Sayı ne kadar büyürse su o kadar alkali hale gelir ve su ne kadar küçülürse su o kadar asidik hale gelir.

2013 yılında yapılan bir çalışmaya göre, düşük pH seviyesine sahip veya asidik olan suyun toksik etkisi vardır.

Asidik yiyecek yemenin ve içecek tüketmenin, kanser geliştirme riskini arttırdığı düşünülmektedir.

Ayrıca asidik beslenmenin kanser hücrelerini “beslediği” ve yayılmasına neden olduğu söylenmektedir.

Alkali Su ve Kanser

Alkali su, kanınızdaki asitlere karşı koymaya yardımcı olur. Yüksek pH seviyesi olan içme surunun metabolizma hızını arttıracağı ve vücudun gerekli besin maddelerini emmesini kolaylaştıracağı düşünülmektedir.

Bazı teoriler göre, asidik ortamda büyüyen kanser hücrelerinin aç kalarak ölmesine neden olmaktadır. Alkalinler vücut pH seviyelerini dengeleyerek kanserin büyümesini yavaşlatabilir veya durdurabilir.

Alkali su genellikle vücudunuzun ihtiyaç duyduğu su etkisini sağlar. Aynı zamanda asit reflüsü semptomlarını azaltır.

Alkali Diyet Nedir, Nasıl Uygulanır, Alkali Besinler ve Faydaları Nelerdir?

Araştırmalar Ne Diyor?

Alkali suyun kanseri tedavi edebileceği veya önleyebileceğine dair bilimsel kanıt yoktur.

Belirli yiyecekleri veya içecekleri tüketerek vücudun pH seviyesini değiştirmek mümkün değildir. Vücudunuz, siz bir şey yapmadan pH seviyelerini dengeler.

Eğer kanserseniz, pH seviyelerinizi etkilemez.

Kanser hücreleri laktik asit üretir ama bu tüm vücudunuzun pH seviyesini değiştirecek kadar güçlü değildir.

Genel olarak alkalilerin insan vücudunu nasıl etkilediğine çok az sayıda araştırma vardır. Yüksek alkali su hayvanlar ve bitkiler için zararlıdır.

Alkali Su Nasıl Kullanılır?

2011 yılında Dünya Sağlık Örgütü (WHO), içme suyu kalitesi hakkında güncellenmiş kılavuz yayınladı.

WHO, içme suyunun pH seviyesi hakkında sağlık kılavuzu veya önerisi sundu.

Bu kılavuz, pH seviyesinin genellikle tüketicileri doğrudan etkilemediğini belirtiyor. Eğer alkali su kullanmak istiyorsanız, normal su gibi tüketin.

Çok fazla alkali su tüketmenin mide ağrısı gibi yan etkileri olabileceğini unutmayın.

Alkali Su Zararları

Dengeli pH seviyesine sahip su içmek gereklidir. Eğer su çok asidik veya alkali olursa, sağlığınızı olumsuz etkiler.

Vücudunuz sadece alkali su içmek için tasarlanmamıştır. Eğer çok fazla içerseniz mide asidi seviyelerini bozabilirsiniz.

Bu da hazımsızlık veya mide ülserine neden olabilir.

Diğer riskler ise ince bağırsakta parazit oluşumuna karşı savunmasız olmaktır.

Vücudunuz, proteinleri sindirmekte ve besin maddeleri emmekte de zorlanabilir.

Eğer böbrek sorunları yaşıyorsanız ve böbreklerinizle ilgili kronik hastalık teşhisi konulduysa, alkali su tüketmeden önce doktorunuza danışın.

Alkali Suyu Nereden Alabilirim?

Özel filtre veya musluk sistemleriyle kendi alkali suyunuzu yapabilirsiniz.

Ayrıca suyu alkali hale getirmek için ek damlalar kullanabilirsiniz.

Birçok büyük zincir markette, musluk suyunu alkali pH seviyesine dönüştüren iyonizerler vardır. Şişelenmiş alkali su, bazı markette bulunur.

Kanser tedavisi veya genel sağlık üzerinde olumlu etkisini gösteren bilimsel kanıt yoktur. Bu nedenle alkali su, sigorta şirketleri tarafından sağlanan sağlık hizmetleri kapsamına alınmaz.

Suyun PH Değeri Nedir ve Nasıl Ölçülür?

Şimdi Ne Yapabilirsiniz?

Alkali su genellikle güvenli kabul edilse de açıkça belirtilen sağlık faydaları yoktur. Kanser Araştırmaları Enstitüsü, kanseri tedavi etmek veya riski azaltmak için alkali su içmeyi desteklememektedir.

Eğer alkali suyu denemek isterseniz aklınızda tutmanız gereken bazı noktalar şu şekildedir:

  • Suya bir dilim limon eklemek suyun alkali seviyesini arttırabilir.
  • Eğer kendi alkali suyunuzu yapmak isterseniz distile su kullanın. Bu şekilde katkı maddesi miktarını azaltabilirsiniz.
  • Mümkünse yemekle birlikte alkali su içmeyin. Yemekle birlikte alkali su içmek vücudunuzun sindirim yeteneklerini olumsuz etkileyebilir.

Eğer yan etkiler gözlemliyorsanız, kullanımı kesin ve doktora danışın.

Yan etkilerin nedenlerini belirlemek için size yardımcı olurlar ve gerekli durumlarda tedavi düzenleyebilirler.

13 Haziran 2019 / by / in
Antienflamatuar Nedir ve Antienflamatuar Diyet ile Beslenme Nasıl Olur?

Antienflamatuar diyet yani antienflamatuar beslenmeden önce toplumda görülen arterit, kalp hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon, astım, enflamatuar bağırsak hastalığı gibi sağlık sorunlarına bakarsak, uzun dönemli yaşam tarzı değişimleri gerektiğini görebiliriz. O kadar da açık olmayan ise hepsinin bağlı olduğu ortak paydadır:

Enflamatuar, birçok hastalığın kaynağıdır.

Antienflamatuar yiyeceklerle enflamatuarı ele alarak sadece diyabetin semptomları azalmaz aynı zamanda ortadan kalkar. Şimdi enflamatuarla savaşacak yiyeceklere bakalım.

Antienflamatuar Diyet

Enflamatusyon hakkında konuşurken, normal beslenme düzenimizi yeniden ele almamız gerekir. Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsünün raporuna göre:

Günümüzdeki modern beslenme düzeni mikro ve makro besin eksikliklerinden korumada faydalı olsa da beslenme düzenimizi oluşturan yüksek miktarda kalori ve makro besin enflamasyonu arttırmakta, enfeksiyon kontrolünü azaltmakta, kanser oranlarını arttırmakta ve alerji ve oto-enflamatuar hastalık riskini arttırmaktadır.

Antienflamatuar beslenmeye ve Antienflamatuar yiyeceklere geçmek için ilk olarak işlemden geçmiş ve dengesiz Batı diyetinden kurtularak antik Akdeniz beslenme tarzına geçmeliyiz.

Akdeniz beslenmesi taze meyve ve sebze içerip, kırmızı et ve kimyasal katkı veya içermez. Ayrıca omega-3 yiyeceklerine sahiptir.

Bazı yiyeceklerin ve bitkilerin Antienflamatuar özelliklerine baktığımızda, enflamatuarı azaltmakla nasıl ilişkili olduklarını görebiliriz.

Taze ürünlerde bulunan birçok bileşen arasında, enflamasyon ve enflamasyonla ilgili hastalıklara savaşırken birkaç kategori ön plana çıkıyor.

  • Antioksidan yiyecekler
  • Mineraller
  • Temel yağ asitleri

Sağlıklı bir diyet için sebze, meyve, et ve omega-3 içeren çekirdeklerle başlamak gerekiyor. Bu gibi Antienflamatuar yiyecekler bağışıklık sistemini düzenleyebilir ve enflamasyonun vücudumuzu ve yaşamlarımızı etkileme şeklinde değiştirebilir.

En İyi 15 Antienflamatuar Yiyecek

Küçük ve kademeli değişimler daha sürdürülebilirdir olurlar ve vücudunuz bu değişimlere daha kolay uyum sağlar.

Bu nedenle bir anda köklü değişimler yapmak yerine, kademeli olarak Antienflamatuar beslenmeye geçebilirsiniz.

Enflamasyonla savaşan ve hücresel seviyede sağlığınızı destekleyen Antienflamatuar yiyecekler ekleyerek, köklü değişimler olmadan vücudunuzu onarabilirsiniz.

Vücudunuzu iyileştiren yiyecekleri bulduktan ve damak tadınıza uydurduktan sonra enflamasyona neden olan durumları ortadan kaldırabilirsiniz.

Beslenme düzenine ekleyebileceğiniz en iyi 15 Antienflamatuar besine bakalım.

Yeşil Yapraklı Sebzeler

Enflasmasyonla savaşırken ilk olarak sebzeliği doldurmalısınız. Meyve ve sebzeler antioksidan açısından zengindir, hücresel sağlığı korur ve Antienflamatuar özelliklere sahiptir.

Eğer beslenme düzeninize yeşil yapraklı sebze eklemekte zorlanıyorsanız, listede yer alan Antienflamatuar yiyeceklerin yanına Antienflamatuar meyve suyunu eklemeyi deneyin.

Örneğin pazı yüksek miktarda A, C ve K vitamini içerir ve serbest radikallerin yol açtığı oksidatif stres karlısında beyninizi koruyabilir.

Pazı yemek aynı zamanda K vitamini eksikliği karşısında da koruma sağlar.

Lahana

Lahana mükemmel bir antioksidan vitamin ve mineral kaynağıdır. Aslında yakın zamanda yapılan çalışmalar, lahana içerisinde 70 antioksidan fenolik maddesi bulunduğunu göstermiştir.

Bunlardan arasında serbest radikalleri avlayan hidroksisinamik asit yer alır. Lahana oldukça iyi bir Antienflamatuardır.

Kereviz

Yakın tarihli farmakoloji çalışmaları kerevizin faydaları arasında tansiyon ve kolesterol seviyelerini düzenleyen ve kalp hastalıklarını engelleyen antioksidan ve Antienflamatuar özellikler olduğunu göstermiştir.

Kereviz tohumları da oldukça faydalıdır, enflamasyonu azaltır ve bakteri enfeksiyonlarına karşı savaşır. Muhteşem bir potasyum, antioksidan ve vitamin kaynağıdır.

Aynı zamanda enflamasyon olmayan sağlıklı bir vücut sunar. Enflamasyonla ilişkili mineral dengesi, uygun oranda sodyum içeren yiyeceklerin ve potasyum açısından zengin yiyeceklerin karıştırılmasına bağlıdır.

Sodyum sıvıyı ve besin maddelerini sağlarken potasyum toksinleri atar. İşlenmiş gıdaların yüksek oranda sodyum içerdiğini biliyoruz ama SAD beslenme düzenimiz içerisinde potasyum yok.

Dengeli şekilde sağlanmadığında vücudumuzda toksinler birikir ve enflamasyona neden olur. Kerevizin faydalarından biri muhteşem bir potasyum, antioksidan ve vitamin kaynağı olmasıdır.

Pancar

Koyu renkli bu sebze antioksidan doludur. İçerdiği antioksidanlar arasında birçok çeşit vardır.

Genel olarak enflamasyonun hasar verdiği hücreleri onarır. Pancar kökü durumunda, betalayin adı verilen bir antioksidan rengini verir ve mükemmel Antienflamatuar özelliğe sahiptir.

Beslenme düzenine eklendiğinde, pancar kökünün faydaları arasında hücreleri onarma ve Antienflamatuarla savaşan potasyum ve magnezyum seviyelerini dengeleme vardır.

Pancar kökü aynı zamanda magnezyum içerir ve magnezyum eksikliği enflamasyonla ilişkilendirilir.

Önemli bir besin değeri olan kalsiyum, magnezyum olmadan vücutta işlenemez. Vücutta fazla kalsiyum birikimi istenmez çünkü böbrek taşı ve enflamasyona neden olur.

Ama kalsiyum ve magnezyum açısından zengin Antienflamatuar yiyecekler içeren beslenme düzeni izlendiğinde, vücut tüketilenleri daha iyi işler.

Brokoli

Sağlıklı beslenmeyi simgeleyen brokoli, değerli bir yiyecektir. Antienflamatuar beslenme için ise vazgeçilmezdir.

Brokoli hem potasyum hem magnezyum açısından zengindir ve içerdiği antioksidanlar, Antienflamatuar özelliklere sahiptir.

Brokoli vitaminler, flavonoyidler ve karotenoyidlerle antioksidan açısından zengindir ve mükemmel bir Antienflamatuar yiyecektir. Bunlar vücudun oksidatif stresini azaltır, kronik enflamasyonla savaşır ve kanser oluşumunu engeller.

Yaban Mersini

Güçlü Antienflamatuar özelliğe sahip kuersetin içerir. Limon, zeytin yağı ve koyu renkli meyvelerde bulunan kuersetin, enflamasyon ve kanserle savaşan flavanoyittir.

Kuersetin ve fito-besleyici antosiyaninlerin (suda çözünebilen, kırmızı, mor veya mavi renge sahip vakuolar pigment) bulunması, yaban mersinin faydalarını açıklar. (Hem kuersetin hem antosiyaninler, doğal olarak vişnede bulunur.)

IBD tedavisi arayan bir çalışmada noni meyvesi özü, mide florası ve enflamasyon kaynaklı kolon hasarını etkilemek için kullanılmıştır. Özün etkiler arasında kuersetin başarılı bir Antienflamatuar sonuç üretmiştir.

Başka bir çalışma ise yaban mersini tüketmenin hafıza ve motor fonksiyonu kaybını yavaşlattığını göstermiştir.

Çalışmayı yapan bilim insanları, bu sonuçların yaban mersininde bulunan ve vücudu oksidatif stresten koruyarak enflamasyonu azaltan antioksidanlardan kaynaklandığına inandıklarını belirtmiştir.

Ananas

Genellikle takviye şeklinde paketlendiğinde kuersetin, ananasın faydaları arasında yer alan sindirim enzimi bromelain ile eşlenir.

Yıllardır Antienflamatuar yiyecekler arasında kullanıldıktan sonra bromelainin bağışıklık düzenleyici etkileri fark edilmiştir. Yani istenmeyen ve gereksin enflamasyona cevap veren bağışıklık sistemini düzenler.

Ananas aynı zamanda, kan pıhtılaşmasıyla savaşan güçlü bromelain ile kalp sağlığını da korur. Bu nedenle kalp krizini azaltmadan doğanın aspirinidir.

Bromelain, kalp krizi ve inmeye yol açan kan plakalarının oluşmasını ve damar duvarlarına yapışmasını engeller.

Yüksek C ve B1 vitamini, potasyum ve manganez içeriği nedeniyle ananas oldukça faydalıdır ve özel antioksidanlar içerir.

Ananas, en yaygın hastalıkların semptomlarını azaltmaya yardımcı olan bir ilaç gibi çalışan fito-besinleri içerir.

Somon

Önemli yağlı balıklar arasındadır. Somon, mükemmel bir temel yağ asidi kaynağıdır ve en iyi omega-3 yiyeceklerinden biri olarak kabul edilir.

Omega-3, en güçlü Antienflamatuar maddeler arasında yer alır, enflamasyonu azaltır ve Antienflamatuar ilaçlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırır.

Araştırmalara göre omega-3 yağ asidi, enflamasyonu azaltmakta ve kalp hastalıkları, kanser ve arterit gibi kronik hastalıkların ortaya çıkma riskini azaltmaktadır.

Omega-3 yağ asitleri, beyinde yoğun olarak bulunur ve bilişsel (hafıza ve beyin performansı) ve davranışsal fonksiyonlar üzerinde önemli etkilere sahiptir.

Balık ve et, Antienflamatuar yiyecekler arasında önemli bir yere sahiptir. Çiftlik balığının tehlikelerinden biri, serbest dolaşan balıklar kadar besin maddesine sahip olmamasıdır.

Kemik İliği

Kemik iliği, vücudunuzun kolayca emebileceği mineralleri içerir: kalsiyum, magnezyum, fosfor, silikon, sülfür ve diğerleri.

Enflamasyonu, arteriti ve eklem ağrılarını azaltmak için takviye olarak satılan kondroyitin sülfat ve glukozamin maddelerini içerir.

Hastalarım sızıntılı bağırsak sendromu yaşadıklarında, sızıntılı bağırsak sendromunu iyileştirmeye yardımcı olmak adına kolajen ve prolin ve glisin amino asitlerini içerdiği için kemik iliğini tüketmelerini istiyorum.

Ceviz

Et tüketmeden besleniyorsanız ceviz ve çekirdekler protein ve omega-3 ihtiyacını karşılayabilir.

Zeytin yağlı yeşil salatalara omega-3 açısından zengin ceviz ekleyin ve Antienflamatuar özelliğe sahip öğünün tadını çıkarın.

Fito-besinler isse metabolik sendromlar, kardiyovasküler problemler ve tip 2 diyabete karşı koruma sağlayabilir ve cevizde bulunan bazı fito-besinlerin diğer besinlerden elde edilmesi çok zordur.

Hindistan Cevizi Yağı

Bitkilerin ve yağların Antienflamatuar konusunda yaptığı iş birliği konusunda sayfalarca yazı yazılabilir.

Lipitler (yağlar) ve baharatlar ve özellikle de Hindistan cevizi yağı ve zerdeçal, güçlü Antienflamatuar bileşenlere sahiptir

Hindistan’da yapılan bir çalışmada, sızma Hindistan cevizi yağında bulunan yüksek seviyedeki antioksidanların enflamasyonu azalttığı ve arteriti iyileştirdiği görülmüştür.

Aynı zamanda oksidatif stres ve serbest radikaller, osteoporozun iki ana düşmanıdır.

Hindistan cevizi yağının faydaları arasında yüksek antioksidan seviyeleriyle serbest radikallerle savaşmak olduğu için osteoporozun tedavileri arasında yer alır.

Hindistan cevizi yağı kullanım şekilleri arasında harici uygulama ve yemeklere ekleme yer alır. Sıcağa dayanıklı bir yağ olduğu için Antienflamatuar sebzelerin sotelenmesinde kullanılır.

Chia Tohumu

Doğada bulunan yağ asitleri, günlük beslenmemizde tükettiğimiz yağlara göre daha dengelidir. Örneğin Chia tohumu faydaları arasında dengeli şekilde tüketilmesi gereken omega-3 ve omega-6 yer alır.

Chia antioksidan ve Antienflamatuar özelliklere sahiptir ve temel yağ asidi alfa-linolinik ve lineik asit, musin, strontiyum, A, B, E ve D vitamini ve sülfür, demir, iyot, magnezyum, manganez, niyasin ve tiyamin minerallerini içerir.

Chia tohumları enflamasyonu geriye döndürebilir, kolesterol ve kan şekeri seviyelerini düzenleyebilir ve kalp sağlığını destekleyebilir.

Ayrıca oksidatif stresi azaltarak, düzenli olarak Chia tohumu tüketilirse, aterosklerosis riski azalır.

Keten Tohumu

Mükemmel bir omega-3 ve fito-besin kaynağı olan keten tohumu faydaları arasında antioksidan içermesi yer alır.

Lignanlar yaşlanma karşıtı antioksidan fayda, hormon dengesi ve hücresel sağlık sunan lifli polifenollerdir.

Polifenoller, midede probiyotik oluşumu destekler ve vücutta mantar ve kandida oluşumunu engellemeye yardımcı olur.

Diğer yeni Antienflamatuar yiyeceklerle kullanmadan önce, sindirim sisteminin faydalanması için kahve öğütücüsüyle çekin.

Zerdeçal

Zerdeçalın ana bileşeni kurkumin, aktif Antienflamatuar bileşenidir. Sayısız vakada Antienflamatuar özellikleri belgelenen zerdeçalın sağlık faydaları, bitkiyi Antienflamatuar beslenmenin önemli bir parçası haline getirir.

Onkogen dergisi, farklı Antienflamatuar bileşenleri değerlendiren bir çalışma yayınladı.

Aspirin (Bayer) ve ibuprofenin (Advil, Motrin) en az etkili olurken kurkuminin en çok etkili Antienflamatuar ve anti-proliferatif olduğu gösterilmiştir.

Yüksek Antienflamatuar özelliklerinden dolayı, zerdeçal römotoyit arterit (RA) olan kişilere yardımcı olmaktadır.

Japonya’da gerçekleştirilen bir çalışma, RA sürecinde yer alan enflamatuar sitokin olan interlökin (IL)-6 incelemiş ve kurmukinin enflamasyon markerlerini “önemli ölçüde azalttığını” gözlemiştir.

Zencefil

Taze, kuru veya takviye şeklinde kullanılan zencefil, aşırı aktif bağışıklık tepkilerinin yol açtığı enflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.

Ayuverda tıbbı, zincirin bağışıklık sistemini destekleyen özelliklerini kullanmaktadır.

Zencefil vücudu ısıtmadan faydalı olduğu için organlarda toplanan toksinleri parçalayabileceğine inanılmaktadır. Aynı zamanda vücudun kanal sistemi olan lenf sistemini temizler.

Aslında, zencefilin sağlık faydaları arasında alerji ve astım hastalıklarındaki enflamasyonu tedavi etmek de vardır.

Kaynak
Dr. Axe
Dr. Andrew
Dr. Perricone
Dr. Weil

21 Mayıs 2019 / by / in ,
Yağ Yakan Yiyecekler Listesi – Göbek Yağlarını Eriten 13 Besin

Yağ yakan yiyecekler listemizdeki besinleri tüketerek hem sağlıklı bir hayata sahip olabilirsiniz hem de göbek eritmenin yolları hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Karın bölgesindeki yağ oldukça tehlikelidir. Sadece modadan geri kalmanıza neden olmaz (muhteşem kısa üstlerden bahsediyorum) aynı zamanda diyabet, kalp hastalıkları ve insülin direnci gibi hastalıklarla da yakından ilişkilidir.

Ayrıca yaştan, genetikten ve diğer faktörlerden bağımsız olarak herkesi etkileyebilir.

Bu nedenle, bu inatçı yağları yakmaya yardımcı olmak için doğru yiyecekleri hemen tüketerek sorunu kontrol altına almalısınız.

Bu makalede beslenme düzenine ekleyebileceğiniz ve sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmenize yardımcı olabilecek 13 yağları yakan yiyecekler listesi ekledim.

Ama bu yiyeceklere geçmeden önce karın bölgesinin neden yağlanmaya yatkın olma sebeplerinizi maddeler halinde inceleyelim.

  • Hormonal Değişimler
  • Genler
  • Stres
  • Uykusuzluk
  • Şekerli Yiyecekler ve İçecekler
  • Alkol
  • Trans Yağlar
  • Hareketsizlik
  • Düşük Proteinli Beslenme
  • Menopoz
  • Hatalı Bağırsak Bakterileri
  • Paketlenmiş Meyve Suları
  • Düşük Lifli Beslenme

Yağ Yakan Yiyecekler Nelerdir?

Şimdi yağ ve karın yağını azaltmanıza yardımcı olabilecek yiyeceklere bakalım.

Chia tohumu

Orijinal olarak Meksika’da yetişen bu tohumlar, zengin besin değerine sahiptir ve gerçekten yağ yakan yiyecekler arasındadır.

Chia tohumu tüketmek sadece enerjinizi arttırıp direnç sağlamaz, aynı zamanda suyla temas ettiğinde kendi ağırlığı kadar su emerek vücudunuzun sindirimini yavaşlatmaya yardımcı olur.

Böylelikle açlık ve şeker isteği azalır.

Chia tohumunun faydalarıyla ilgili yazılmış olan detaylı incelememize göz atabilirsiniz.

Chia Tohumunun Faydaları

Somon

Somon, diğer yiyeceklerle karşılaştırıldığında beyin, kalp, eklem ve bağırsak sağlığı için yüksek miktarda omega 3 yağ asidi içerir.

Ayrıca düşük glisemik endeksi nedeniyle insülin değerlerinin aniden artmasını ve azalmasını engeller. 

Omega-3 Etkisi adlı kitabın yazarı Doktor William Sears’a göre “Yağlardan kurtulmaya başlamanın ilk adımı omega 3 ve omega 6 yağ asitleri dengesini sağlamaktır. somonda bulunan yağlar, doygunluk hissi yaratır.

Omega 3 hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki bağlantıdaki yazımıza göz atabilirsiniz.

Omega 3 Balık Yağının Faydaları

Tavuk

Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız, tavuk kolayca bulabileceğiniz, yağları yakan yiyecekler içindedir.

Günde 300 gram tavuk tüketmek, vücudunuzun günlük protein ihtiyacının yaklaşık yüzde 37’sini karşılar.

Bu besin vücudunuza enerji verir, kaslarınız güçlenir ve doygunluk hissi yaratır.

Mümkün olduğu kadar kaliteli, yerel olarak yetiştirilmiş veya organik tavukları tercih edin.

Sardalye

Herkes balık sevmez ama eğer balık seviyorsanız size muhteşem bir önerim var.

Düşük cıva ve yüksek omega 3 yağ asidi içeriğine ek olarak sardalye B vitamini ve kolan açısından da oldukça zengindir.

Hyman’a göre “Endüstriyel olarak veya insan dışı yöntemlerle yetiştirilen hayvansal ürünlerin aksine, sardalye gibi yüksek kalitede protein içeren besinler enflamasyona neden olmaz”.

Greyfurt

Turunçgiller ailesinde sadece portakallar yok. Greyfurt oldukça lezzetli ve şanslısınız ki yağları yakan yiyecekler arasında üst sıralarda yer almaktadır.

Bu meyvede bulunan enzimler, vücudunuzun şekeri parçalamasına yardımcı olur ve metabolizmanızı hızlandırarak birkaç kilo vermenize yardımcı olur.

Kahvaltınızı desteklemek için bir dilim greyfurt ekleyin veya sabahları taze sıkılmış bir bardak greyfurt suyu için.

Greyfurt esans yağı da metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcı olabilir. Canınız yemek çektiğinde bileklerinize birkaç damla yağ sürün.

Ispanak ve Diğer Yeşil Sebzeler

Evet toplum olarak yeşil sebzelerle aramız fazla yok fakat başta ıspanak olmak üzere bir çok yeşil sebze göbek yağının eritilmesi için önemli bir rol oynarlar ve yağları yakan yiyecekler içindedirler.

Ispanak, lahana, kara lahana, turp, havuç, brokoli ve şalgam gibi sebzeler vitamin, mineral, su ve lif açısından oldukça zengindir.

Aslında içerdikleri kalori miktarı meyvelerden çok daha düşüktür.

Bu sebzeler aşırı yemeyi engelleyerek, metabolizmanızı hızlandırarak, sindirime yardımcı olarak ve kalın bağırsağı temizleyerek karın bölgesinde yağ oluşumunu azaltmaya yardımcı olabilir.

Bu sebzelerin genel kalori miktarı düşüktür ve abur cubur tüketmek istediğiniz sağlıklı seçenekler sunarlar (salatalık, havuç ve pancar kökü).

Kefir

Yağları yakan yiyecekler listesinin bir diğer besin öğesi ise kefirdir.

Kefir, birçok medikal faydası olan yoğurt benzeri mayalı bir içecektir.

Yüksek probiyotik içeriğine sahip olan bu içecek, vücudunuzda bulunan faydalı bakterilerin enfeksiyonlara karşı savaşmasına yardımcı olur.

Probiyotikler aynı zamanda kilo vermeye çalışan kişilere de yardımcı olur. Probiyotik tüketmek, kilo vermeyle ilişkilendirilmiştir.

Haftada birkaç kere yoğurt yerine kefir tüketmeyi deneyin.

Kenevir Tohumu

Kenevir sadece güzellik ürünlerinde kullanılarak fayda sağlamaz. Kahvaltı gevreğinin ve salataların üstüne ekleyerek vücudunuz için de fayda sağlayabilirsiniz.

Diyetisyen Frances Largema-Roth’a göre “Kenevir tohumu, omega 3 yağ asidinin bir türü olan alfa linolenik asidi içerir. Çalışmalara göre bu asit metabolizmayı desteklemektedir”.

Avokado

Yağları yakan yiyecekler listesinde yer alan Avokado hala ülkemizde yaygınlaşma aşamasında fakat yapılan bir çok araştırma avokadoyu göbek eritmenin yolları arasında göstermektedir.

2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre düzenli olarak avokado tüketen kişilerin bel çevresi ve BMI değerleri daha düşük çıkmıştır.

Ayrıca London’a göre tekli doymamış yağlar kalp sağlığı için faydalıdır ve günün ilerleyen saatlerinde işlenmiş yiyecekleri tüketme olasılığınızı azaltır.

Avokadonun Faydaları

Fasulye ve Mercimek

Fasulye ve mercimek oldukça iyi birer protein, lif, vitamin ve mineral kaynağıdır.

Düzenli olarak fasulye ve mercimek tüketmek açlık hissini bastırarak aşırı yemenin önüne geçebilir. Ayrıca veganlar ve vejetaryenler için oldukça iyi birer protein kaynağı oluştururlar.

Vücudunuza farklı mikro besinleri sağlamak için üç farklı mercimek ve fasulye türünü karıştırmayı deneyin.

Ceviz

Çok bilinmese de ceviz yağları yakan yiyecekler arasındadır.

Kan Şekeri Çözümü 10 Günlük Detoks Diyeti kitabının yazarı Doktor Mark Hyman’a göre “Cevizde bol miktarda bulunan omega 3 yağ asitlerini tüketmek, insülin direncini değiştirerek yağ yakma sürecini aktifleştirir.

Ayrıca düşük glisemik beslenmenin önemli bir parçasıdır ve çalışmalar, yüksek glisemik beslenmeye göre günde 300 kalori daha fazla yakıldığını göstermiştir.”

Muz

Her ne kadar kilo aldırdığı düşünülse de göbek yağının eritilmesi için muz etkili bir üründür ve yağ yakan yiyecekler listesinde bulunur.

Güne muz yiyerek başlamak metabolizmanızı canlandıracak ve bunu içerdiği potasyumla yapacak.

Diyetisyen ve beslenme uzmanı Jackie Newgent’e göre “Potasyum, vücudun minerallerini ve sıvılarını düzenlemeye yardımcı olur ve potansiyel olarak bazal metabolizmayı arttırarak uyanıkken günün kalan kısmında kalori yakma sürecini arttırabilir.

Brokoli

Brokoli, karın bölgesindeki yağları yakan en iyi yiyeceklerden biridir. Obeziteyi azaltmaktan kanseri tedavi etmeye kadar farklı faydalar sunar.

Aslında uzmanlar, brokoli tüketmenin tip 2 diyabet olma şansını azalttığına inanıyor.

Brokolide bulunan fito besinler toksinleri uzaklaştırır, enflamasyonu azaltır, metabolizma hızını arttırır ve vücudun bağışıklığını destekler.

Salatalarda ve çorbalarda beyazlatılmış veya ızgara brokoli tüketmek, kısa süre içerisinde karın bölgesinde yağları yok edecek ve düz bir karna kavuşmanızı sağlayacaktır.

Yağ Yakan İçecekler

9 Mayıs 2019 / by / in
Karbonatın Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Birçoğumuz evde annelerimizin hamur kabartma için kullandığı bir madde olarak hatırlayacağı karbonatın faydaları bir çok alanda kullanılmaktadır.

Son günlerde doğal yaşam ve doğal ürünlere olan ilgi git gide artmaya başladı. İşlenmiş bir gıdayı yemeden önce alternatifimiz varsa doğal olanını tercih ediyoruz. Veya basit hastalıklarımızda doktora gitmeden önce mümkünse fayda edecek doğal uygulamaları tercih ediyoruz.

Bunun yanı sıra doğal ürünlerin, sağlık ve beslenme dışında uygulamaları da mümkün. Hiç aklımıza gelmeyecek karbonat maskesi tarifleri ile çıkmaz denilen lekelerin çıkarılması, yüzey dezenfektesi, koku giderici, parlatıcı, antibakteriyel gibi işlev görecek doğal ürünler elde etmemiz mümkün.

Hamur işlerinde kabartma görevi üstlenen Karbonatta kendi küçük marifeti çok büyük olan şeylerden biri. Hem herkesin kolayca ulaşabileceği hem de çok ucuza bulunabilen karbonat için yazdığımız karbonatın faydaları incelememizin devamında okuyabilirsiniz. Öncelikle karbonat nedir? sorusunun cevabını vereyim.

Karbonat Nedir?

Karbonat “sodyum bikarbonat” olarak adlandırılan ve aslında kimyasal içeriği olan bir maddedir. Halk arasında ise yaygın olarak “karbonat” adı ile anılır.

Karbonat, karbonik asidin bazlarla birleşmesinden oluşan tuzlara verilen genel addır. Karbonatın formülü sodyum, magnezyum, baryum, amonyum, kalsiyum elementlerinin birleşmesinden oluşur.

Karbonatın içeriğinde etkin kimyasallar bulunduğundan, evlerde temizlik amaçlı da kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır.

Bunların yanı sıra eczanelerde satılan İngiliz karbonatı ise daha çok alkali değeri nedeniyle kullanılmakta ve özellikle de su ile karıştırılıp içildiğinde kilo kontrolüne yardımcı olmaktadır.

Karbonat sudaki PH değerini dengeleyici olarak da bilinir. Karbonatın suyun yumuşamasına olanak sağlaması suyun içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum elementleri ile tepkimeye girerek çökelti oluşturmasıyla olur. Suyun PH değerini artırması ise suyun içinde bulunan hidrojen iyonları ile tepkimeye girmesi ve böylece çözeltinin asidini düşürmesi ile oluşur.

Karbonatın kullanım alanları oldukça geniştir. Cam üretiminden deterjan, sabun üretimine, tekstil sanayinden kağıt üretimine, ev temizliğinden sağlıklı yaşama kadar birçok alanda karbonat kullanılır.

Yazımızın başında da söylediğimiz gibi birçoğumuz yakın zamana kadar karbonatı sadece annelerimizin evde kabartma tozu olarak kullanması ile biliyorduk. Popülerliği bu kadar çok değildi. Ancak son yıllarda sağlık uzmanlarından doğal yaşamı savunan birçok kişiye kadar herkesin dilinden düşürmediği bir kimyasal olmuştur karbonat. Karbonatı özel yapan şeylerden en önemlisi suda hızlı çözülebilme özelliğine sahip olmasıdır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte karbonata denk işler yapan başka maddeler olsa da onun kadar kapsamlı bir alana yayılmış ikinci bir alternatif yoktur.

Karbonat nedir sorusunun cevabını vermeye çalıştık şimdi sıra karbonatın faydaları nelerdir kısmında.

Karbonatın Faydaları Nelerdir?

Karbonatın sağlık faydalarından yararlanmak isteyenlere, önce önemli bir uyarı yapmak istiyoruz. Eğer karbonatın faydaları için kullanacaksanız ve sağlıklı bir şekilde etki sağlamasını istiyorsanız, mutlaka kullanım dozunu kontrollü bir şekilde ayarlamalısınız.

İçeriğinde kimyasal bulunduğunu unutmamalı ve kullanım miktarında aşırıya kaçmamalısınız.

Şimdi ise karbonatın faydaları nelerdir maddeler halinde sıralayalım ve sonrasında detaylı bir şekilde inceleyelim.

  • Diş ve diş eti sağlığını iyileştirmek amacıyla kullanılır.
  • Ağız kokusunu doğal bir çözüm sunar.
  • Mide ağrılarına iyi gelir.
  • Sivilce ve sivilce izlerinin giderilmesinde kullanılır.
  • Ellerin yumuşaması için kullanılır.
  • Güneş lekelerini çıkarır.
  • Güneş yanıkları sonucunda oluşan acıyı azaltır.
  • Terleme sorununu engeller.
  • Tırnakların beyazlaması için kullanılır.
  • Saçların parlak bir görünüm almasını sağlar.
  • Saçların yağlanmasını engeller.
  • Saç rengini açmak için kullanılır.
  • Kepek oluşumunu engeller.
  • Saçların hızlı uzamasını destekler.
  • Performans arttırıcıdır.
  • Lekeleri ve küfleri çıkarır.
  • Gümüş ve bakır temizliğinde kullanılır.
  • Apseleri tedavi eder.
  • Haşereleri uzak tutar.

Karbonatın Dişe Faydaları

Besinleri tükettikten sonra dişlerimizin üzerinde biriken tabakaları temizlenmesi hiç şüphesiz birçoğumuzun en büyük sıkıntısıdır. Bununla birlikte sararmış dişlerimiz yüzünden aynaya bakmaya bile korkarız bazen.

Piyasa diş macunlarının yanı sıra diş beyazlatma ürünleri de satılmaktadır. Dişler üzerinde oluşan çay, kahve, sigara lekelerini azaltmak veya yok etmek amacıyla kullanılır.

Karbonatın faydaları arasında en yaygın olarak kullanılanı diş beyazlama özelliğidir. Vereceğimiz karbonat tariflerinden sonra artık diş beyazlatma ürünlerine para vermenize gerek kalmayacak.

Karbonatı dişlerimizi sürdüğümüzde dişlerin üzerindeki lekelerin zaman içerisinde kaybolduğu ve dişlerimizdeki sarılıkların yok olduğu görülür.

İlk fırçalamada bile etkisini fark edebilirsiniz. Birkaç gün düzenli uyguladığınızda ise dişlerinizdeki lekelerin azaldığını veya yok olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca dişlerinizi beyazlatmak amacıyla da kullanabilirsiniz.

Diş fırçamızın üzerine bir miktar karbonat ilave edip bir kaç damla limon suyu ile bunu desteklediğimiz de dişlerimizin beyaz olmasına sebep olacaktır. Dişlerimizi diş macunu ile fırçalarken macunun içine de karbonat ilave edebiliriz. Fakat karbonatın müthiş bir aşındırıcı olduğunu unutmamalıyız ve çok sık kullanmamalıyız.

Karbonatın dişe faydaları hem diş beyazlatıcı etkisinden hem de diş ve diş etlerindeki bakterileri temizleyici özelliğinden gelmektedir.

Kullanımı: Daha beyaz ve parlak dişlere sahip olmak için çileği ezip karbonat ile karıştırarak dişlerinize sürebilirsiniz. Bakterilerden kurtulmak için de, diş ve diş etlerinize biraz su ile kıvamlandırılmış karbonat ve deniz tuzu karışımı ile masaj yapabilirsiniz.

Uyarı: Ancak bu uygulamaların diş minenize zarar vermemesi ve dişlerin aşınmaması için çok uzun süre yapılmaması gereklidir. Diş minesi hassas olduğundan, dişlerinizi karbonatla fırçalarken bastırarak ve uzun süre fırçalamamak faydanıza olacaktır. Dişlerinizi beyazlatmak isterken diş minenize zarar vermeyin.

Çok İyi Bir Ağız Gargarası

Ağız hijyenine dikkat etmek son derece önemli fakat bunun için sadece dişlerinizi fırçalamanız yeterli gelmeyecektir. Diliniz, yanak içiniz ve boğazınızda yok edilmesi gereken zararlı bakteriler olabilir.

Bunun için yine piyasada ağız bakım suları mevcut ve oldukça pahalılar. Bu sebeple karbonatın faydaları arasında yer alan diğer en yaygın kullanım alanı gargara yapımında kullanılmasıdır.

Evimizdeki sudan ucuz bedavadan biraz pahalı karbonatımız ile mükemmel bir ağız bakım suyu yapabilmemiz mümkün.

Bir çay bardağının yarısı kadar suya biraz karbonat ve tesirini arttırmak için biraz da tuz ekleyin. Karbonatlı su ile gargara yapıp tükürün, işte bu kadar kolay bir yöntem ile ağız sağlığınız koruma altında.

Özellikle mevsim geçişlerinde ve kış aylarında artan boğaz enfeksiyonlarına karşı da ön koruma sağlar. Yine diş eti problemleri olan kişiler için de mükemmel bir gargaradır. Ayrıca ağız kokusu probleminiz var ise eğer diş çürükleri ve mide sorunları gibi nedenlerden kaynaklanmıyor ise karbonatlı gargara bu sorununuzu da düzeltecektir.

Koku Giderici Özelliği

Gerek ağız kokumuza gerekse kalmış yiyecek kokusuna ki bizim pek de hoşumuza gitmeyen kokulardır bunlar karbonat ile çözüm bulabiliriz. Buzdolabında üstüne kapalı örtülmemiş bir kapta kalmış yemek bizi kendinden soğutmak için can atar. Karbonat ile bu kokulara kalıcı çözüm bulabiliriz.

Ağız kokumuz varken ağzımızı karbonatlı su ile gargara yapmak ağzımızdaki kokuyu giderecektir. Buzdolabına koyacağımız su ile karışmış karbonat bütün dolabın kokusunu giderir. Araba içini ferah bir koku verir karbonat. Dolapta uzun süre beklemiş giysilere karbonat serpiştirilirse, 5 dakika sonra üzerilerinde ki karbonat silkelense kokuları gider.

Karbonatın faydaları listesinden biri de ayak bakımı için kullanılabilme özelliğidir. Özellikle de ayak kokusu şikayetiniz varsa, karbonatlı su ile düzenli olarak ayaklarınızı ovun.

Bu uygulama sayesinde hem ayak mantarı gibi bakteriyel rahatsızlıklardan kurtulmuş olursunuz hem de ayak kokusunu engellersiniz.

Terlemelerin Çözümü Karbonat

Yaz aylarında birçok kişinin şikayet ettiği şeylerden birisi de terleme problemidir. Aslında terlemek vücudumuzun bizi aşırı sıcak etkilerine karşı korumak için yaptığı bir savunmadır.

Özellikle yaz aylarında deodorant ve parfüm ter kokularını karşı önemli silahımızdır. Fakat kimyasal madde içermeyen doğal bir yolla ter kokularından kurtulmamız mümkün.

Ancak fazla terlemek ve ter kokusu sosyal hayatı olumsuz etkileyebilir. Bunun için eczanelerde satılan koltuk altı veya terleyen başka bir bölge için kullanılan, pahalı ama sağlığa etkileri bana göre tartışılır ürünler mevcut. Ayrıca roll-on, deodorant kullanmak gibi seçenekler de mevcut ancak bunlar geçici çözümlerdir.

Karbonatı terleme sorunlarına karşı kullandığımızda hoşlanmadığımız kokudan bizi koruyacaktır. Aynı zamanda cildimize yumuşak ve pürüzsüz bir his de verecektir.

Gelelim karbonatın ter önlemek için nasıl kullanıldığına. Bir miktar karbonat ile yine evinizde kolayca bulabileceğiniz başka bir şifa kaynağı ürün olan sirkeyi, krem kıvamı elde edebileceğiniz gibi karıştırın. Banyo sonrası koltuk altınıza veya sorunlu diğer bölgelerinize sürün mümkünse bu işlemi yatmadan önce uygulayın.

Sabah kadar aşırı çalışan ter bezleriniz düzene girmiş ve dışarı çıkarken giyeceğiniz kıyafetlere bulaşmamış olur. Bir uygulama ile birkaç gün rahat nefes alabilirsiniz.

Ayrıca bu uygulama ile koltuk altı kararmalarınızdan da kurtulabilirsiniz.

Tüm Tıkanıklıkları Açar

Tıkanmış musluk borularını temizlemek için karbonhidrat kullanmak hiçbirimizin aklına gelmezdi. Fakat karbonat, su ve sirke ile karıştırıldığında tıkanmış boruları açabilmektedir. Çamaşır makinesindeki karbonu gidermek için de karbonat kullanılabilir.

Böceksavar Özelliği

Karbonatın faydaları içinde evde kullanacağımız en ilginç alanlardan biriside böceksavar olarak kullanmamızdır. Mutfağımız özellikli yaz günlerinde karıncalar tarafından istila edilir. Bu da hepimizi dert sahibi yapar.

Tencerelerin kenarlarına ve fayanslara karbonat dökersek karıncalar gelmez. Hamam böceklerinden evimize arındırmak istiyorsa karbonat yine bize şifa gibi yetişecektir. Hatta saçlardaki bit ve pire oluşumunu dahi karbonatla engellenebilir.

Ülser Ağrılarını Geçirir

Mide asidini nötralize etme özelliği ile karbonat ülser ağrılarını geçirir. Büyük bir bardak suya 1 tatlı kaşığı karbonat ekleyerek içmek ülser ağrılarına iyi gelecektir.

Mide Ağrısına Karbonat

Karbonatın faydaları içinden mide ağrısı için kullanımı eski zamanlardan beri uygulanan bir yöntemdir. Bazı araştırmalar ve uzman görüşleri bunun yanlış bir yöntem olduğunu savunsa da, uygulayan kişilerin mide ağrılarını anlık dindirdiği bilinmektedir.

Mide problemlerinin birçok çeşidi ve sebebi mevcuttur. Öncelikle mide ülseri olan kişilerin dikkatli kullanmasını tavsiye ettikten sonra hangi mide rahatsızlıklarına iyi geleceğini ve nasıl kullanılacağını aktarayım.

Kullanımı: Karbonat bir tuz yani nötr bir bileşik olduğundan, mide yanmaları yaşadığınızda bir bardak suya bir miktar karbonat atıp içerseniz, midenizde yanmaya sebep olan mide asidiniz nötralize olacak ve sizi rahatlatacaktır. Yine hazımsızlık gibi bir şikayetiniz var ise maden suyunun tesiri gibi bir etki için karbonatlı su içebilirsiniz.

Güneş Yanığı Acısını Geçirir

Güneş yanağını tedavi eder. Soğuk banyo suyumuza karıştıracağımız karbonat güneş yanığından dolayı oluşan acının hafiflemesine yardımcı olacaktır. Vücutta oluşan diğer yanıkları için de bu tedavi yöntemi kullanılabilir.

Apseleri Tedavi Eder

Apselerden etkilenen alanı yaklaşık 20 dakika boyunca bir çay kaşığı karbonat, biraz tuz ve ılık su ile birlikte hazırladığımız karışım ile ovarak apseler yavaş yavaş tedavi edilir.

Tırnak Sararmalarına Karşı Karbonat

Karbonatın tırnaklara faydası da oldukça etkili olan faydaları arasındadır. Özellikle de hanımlarda sürekli oje sürmekten ve tırnakların havasız kalmasından kaynaklanan tırnak sararmalarına, karbonat sayesinde doğal çözüm bulabilirsiniz.

Karbonat ojeden ve sigaradan oluşan renk değişimlerine karşı doğal bir temizleyici maddedir. Tırnaklarımızın parlak görünmesini de sağlar karbonat.

Kullanımı: Karbonat ve suyu karıştırıp düzenli olarak bu karışımla tırnaklarınızı ovarsanız, tırnaklarınızın beyazladığını göreceksiniz.

Karbonatın Temizlikte Faydaları

Tuvaleti temizlemede karbonat kullanılabilir. Lavabo kirlerin de mucizevi temizlik sağlar. Çamaşır makinesinde yumuşatıcı olarak da kullandığımızda çamaşırınız da ciddi bir şekilde etkisi görülür.

Bezelye Fasulyeleri Yumuşatır

Yemeğin pişmesinin uzun uzun beklemek hepimize zorlayan bir durumdur. Özellikle fasulyeler bazen önceki gece ıslatılmasına rağmen saatlerce pişmezler. Karbonat fasulyenin ve bezelyenin erken pişmesine sebep olur.

Takıları Temizler

Karbonatın faydaları arasındaki bir diğer özellik ise takılarınızı kolayca temizlemesidir.

Bir tatlı kaşığı karbonat, bir çay kaşığı suyla karıştırılınca takılarımız de oluşan renk değişikliklerini temizler ve takılarımızı ilk gün ki hallerine döndürür.

Elleri Temizler ve Yumuşatır

Bazen soyduğumuz soğan, sarımsaktan dolayı elimizde kalan koku  bazense yoğurduğumuz köfteden dolayı elimizde kalan renk bizi oldukça rahatsız eder. Hatta bu şekilde insan içine çıkmak bile bize zor gelebilir.

Karbonat ve sıcak su ile hazırlanmış karışıma ellerimizi ve ayaklarımıza sokmak hoş olmayan kokuların çıkmasını ve ellerimizi yumuşamasına sebep olur. Ellerimizde oluşan renk değişikliğini de giderir.

Lekeleri ve Küfü Çıkarır

Karbonat, su ve sirke ile karıştırıldığında lekelerin çıkmasına ve küfün temizlenmesine yardımcı olur.

Duvarlarda buhardan kaynaklı yahut havasızlıktan dolayı oluşan küfler, normal bir bezle silindiğinde temizlenmek yerine daha da etrafa yayılarak kirli bir görüntü oluşturur. Fakat karbonatın faydaları sayesinde bu durum yok olur.

Yanmış Çaydanlığı Temizlemede Karbonat

Daldın bir anımıza denk gelip çaydanlığı ocakta unutup altının yandığını görüp üzüldüğümüz çok olmuştur. Genelde bu durumda bayanlar dışarıda çaydanlık parlatmaya çalışırlar yahut çaydanlık değişikliğine giderler. Fakat bir süre karbonat ile yanan bölgeyi ovalamak çaydanlık ve tencerelerin altında oluşan yanıkların temizlenmesine yardımcı olur.

Müthiş Performans Arttırıcı

Yazının başında da karbonatı annelerimizin hamur kabartmak için kullandığına değinmiştik. Hamurda kabartma özelliği olan karbonat insan için de performans artırıcı özelliğe sahiptir. Koşulardan ve spordan önce doping görevi görür.

Karbonatın Cilde Faydaları Nelerdir?

Karbonatın faydaları arasında en etkili olanlarından biri de karbonatın cilde faydaları olmasıdır.. Hem yanık ve böcek ısırması gibi yara izlerinde, hem sivilce ve sivilce izlerine karbonatın iyi geldiği bilinmektedir.

Uyarı: Öncelikle Karbonat maskesi tarifleri yüzünüze veya vücudunuzun başka bir yerine uygulamadan önce elinizde küçük bir yere deneyip bir süre bekledikten sonra alerjiniz olup olmadığını test ettikten sonra kullanmanızı tavsiye ediyorum.

Karbonatın faydaları sadece sağlık üzerine değil ayrıca karbonatı bazı maddelerle karıştırarak karbonat maskesi hazırlayabileceğini ve güzellik ürünü olarak kullanabileceğiniz pek çok tarif mevcut.

Sivilce Problemleri İçin

Karbonatın cilde faydaları arasında sivilce problemlerindeki etkisi yer almaktadır. Sivilcelerinizi kontrol almanıza yardımcı olacak, yeni sivilce çıkmasını engelleyecek çok kolay bir karbonat maskesi tarifi.

  • 2 yemek kaşığı yoğurt ve bir yemek kaşığı karbonatı krem kıvamına getirin.
  • Göz çevresi ve dudak çevresine sürmeden karışımı yüzünüze sürüp kuruyuncaya kadar yaklaşık 20 dakika bekleyin.
  • Ardından ılık su ile nazikçe yüzünüzü yıkayın. Bu uygulamayı düzenli olarak yaptığınızda etkisini göreceksiniz.
UYARI: Hemen hemen bütün yüz maskelerinin genel kuralı sayılır, göz çevresi ve dudak kenarı çok hassas ve kırışmaya daha meyilli olduğundan, yüzünüz için uyguladığınız maskeleri bu bölgelere kullanmayın

Güneş Lekeleri İçin

Karbonatın cilde faydalarından biri de güneş lekelerinin geçmesi için kullanılmasıdır.

  • 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı maya ve 4 – 5 damla limon suyunu karıştırıp yüzünüze sürün
  • Yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra ılık su ile yüzünüzü durulayın.
  • Eğer cildiniz kuru ise uygulama sonra nemlendirici kullanabilirsiniz veya limonu listeden çıkarabilirsiniz. Düzenli kullandığınızda yüzünüzdeki lekelerin solduğunu veya yok olduğunu görebilirsiniz.

Karbonatın Saça Faydaları Nelerdir?

Karbonatın cilde faydaları olduğu kadar karbonatın saça faydaları da bulunmaktadır. Karbonat ile saç bakımı yapmak, düzenli kullanımda hem saçların sağlıklı uzamasına hem de saç derisinde meydana gelen yaraların ve kepek görünümünün iyileşmesinde etkilidir.

Kullanımı: Karbonatı su ile seyreltip saç derinize bu karışımla masaj yapıp durulayabilirsiniz.

Ancak derinizin zarar görmemesi adına, bu uygulamayı her gün yapmaktan kaçınmalısınız.

Saçlarınızın hızlı büyümesi karbonatla hazırladığınız karışımı ile mümkün. Saflarımızdaki dökülmeye engellemek, daha canlı görünmesini sağlamak ve kırıklardan kurtulmak için karbonat kullanabiliriz.

Kepeği Önlemek İçin

Karbonatın saça faydaları listesinden biri de kepeği önlemesine yardımcı olmasıdır. Kepek problemi için aşağıdaki tarifi uygulayabilirsiniz.

  • Saçlarınızı hafifçe ıslatın.
  • 1 yemek kaşığı karbonatı saç diplerinize ve saçınıza sürün.
  • Birkaç dakika bekledikten sonra saçlarınızı yıkayın.
  • Haftada bir kez uygulamanız yeterli. Düzenli olarak kullandığınızda kepek sorunuzun azaldığını göreceksiniz.

Saç Rengini Açmak İçin

Karbonatın saça faydaları arasında saç rengini açmayı sağlaması yer almaktadır.

Karbonat da limon ve papatya gibi ürünler doğal saç açıcı olarak kullanabileceğiniz malzemelerden biridir.

Karbonat ile saç açıcı tarif hazırlamak için,

  • 1 yemek kaşığı karbonatı bir miktar su ile karıştırıp bu karışımı saç derinize ve saç uçlarınıza uygulayın.
  • Tüm saçınıza uyguladıktan sonra 15 – 20 dakika bekleyin.
  • Haftada bir kez uygulama ile saç renginizi birkaç ton açabilirsiniz.

Saç Diplerinin Temizlenmesi ve Çabuk Yağlanmasını Önlemek İçin;

Saç diplerindeki tıkanıkların temizlenmesi ve yağlanma problemini önüne geçilebilmesi karbonatın saça faydaları arasındadır.

  • 1 tatlı kaşığı karbonatı su ile krem kıvamına getirin
  • Saç derinize yedirerek uygulayın.
  • 5 dakika bekletip durulayabilir yağlanma problemlerinizi azaltabilirsiniz.

Saçınızın Parlaklığını Artırmak İçin;

Saçınızın daha canlı ve parlak gözükmesi adın karbonatın saça faydaları için hazırladığımız aşağıdaki tarifi uygulayabilirsiniz.

  • 1 çay kaşığı karbonatı, 1 bardak suyla karıştırıp saç diplerinize masaj yaparak karışımı yedirin.
  • 5 dakika bekledikten sonra saçlarınızı durulayın.
  • Ardından 1 bardak suya 1 yemek kaşığı sirke ekleyip saçlarınızı bu karışımla durulayın.
  • İlk uygulamada bile saçlarınızın parlayan görüntüsü dikkatinizi çekecektir.

Karbonatın Zararları Nelerdir?

Karbonatın faydaları kadar zararları da tartışma konusu olmuştur. Özellikle de çoğu uzman görüşü karbonatın su ile karıştırılıp içilmemesi gerektiğini belirtmektedir.

Eğer karbonatı sağlık faydaları için kullanacaksanız, mutlaka doktorunuza başvurmanız tavsiye edilir. Kullanım miktarında aşırıya kaçmamak da sağlık açısından önemlidir.

  • Dişler için kullanılacaksa uzun vadede kullanımı önerilmez çünkü diş minesine zarar verir.
  • Cildinizde iltihaplı sivilceler var ise, karbonat sürmemelisiniz. Aksi halde yüzünüzde istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Böyle durumlarda mutlaka bir cilt uzmanına danışın.
  • Karbonatı kilo vermek adına özellikle de sabahları aç karnına her gün tüketmemelisiniz. Bu durum uzun vadede kalp ve mide hastalıklarına neden olabilir.
17 Mart 2019 / by / in