Besinler

Propolis Faydaları, Zararları Nelerdir ve Nasıl Kullanılır?

Propolis faydaları yazımızda sadece propolisin yararları üzerine yapılan bilimsel araştırma sonuçlarının haricinde propolis nedir, tarihi, içindekiler nasıl üretilir, toplanır, kullanılır, saklama şartları, kullanım miktarları ve zararları gibi bir çok konuya değinmeye çalıştık.

Propolis Nedir?

Arıların tek yaptığı şeyin bal olmadığını biliyor muydunuz?

Propolis ismi Yunancadan gelmektedir. Pro kelimesi Yunanca’da “savunma” anlamına gelmekte olup, polis kelimesi ise “şehir” anlamında kullanılmaktadır. Kaba bir tabirler Şehrin Savunması yani arı kovanının savunması anlamında kullanılmıştır.

Arılar bitkilerin meyvelerini, çiçeklerini ve yapraklarını çürümeye ve mikrop oluşmasına karşı korumak için salgıladığı reçinemsi maddeyi arılar toplayarak kovanlarını hazırlarken yalıtımlarını yapmak için kullanırlar.

Arılar propolis toplayabilmek için iğne yapraklı ağaçları tercih ederler. Ülkelerin ülkemizde propolis topladığı başlıca bitkiler çoğunlukla kestane, kavak ve söğüt ağaçlarıdır.

Ayrıca söğüt, huş, çam, karaağaç, köknar, meşe ve fındık gibi bitkileri de tercih etmektedir.

Arıların yaptıkları bu yalıtım sayesinde kovana dışarıdan gelecek olan zararlı maddelere karşı korur ve kovanın temiz kalmasını sağlarlar. Ayrıca kış aylarındaki soğuktan korunmak için kovanın girişini daraltarak soğuk girebilecek her alanı propolis ile kaplarlar ve kışa hazırlanırlar.

Doğanın mucizevi hayvanlarından arının propolis haricinde arı sütü ürettiğini de biliyor muydunuz? Eğer bilmiyorsanız arı sütü ile ilgili detaylı incelememiz olan Arı Sütünün Faydaları isimli yazımıza göz atabilirsiniz.

Propolis Tarihi

Propolis tarihi çok eski tarihlere kadar uzanmaktadır. Binlerce yıl önce eski uygarlıklar tıbbı özellikleri için propolis faydaları için kullanmaya başlamışlardı.

Orta çağ zamanlarında Avrupa ve Arabistan’da vücut yaralarının ve ağız enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmaktaydı.

İnka uygarlığı tarafından ise ateş düşürücü olarak kullanılırdı.

Yunanlılar apse tedavisinde propolis kullanmıştır. Asurlular, enfeksiyonlu bölgenin üzerine iyileşme sürecini hızlandırması için kullanmışlardır. Mısırlılar ise mumyalama işlemi sırasında propolis kullanmaktaydılar.

İlk olarak 17. yy. İngiltere tarafından anti-bakteriyel özelliğinden dolayı resmi ilaç listesine alınmıştır.

Propolis Nasıl Toplanır?

Arılar Nasıl Toplar?

Öncelikle propolisin arılar tarafından bitkilerden nasıl toplandığını anlatarak mucizevi oluşumunu inceleyelim.

Propolis isçi arılar tarafından toplanmaktadır fakat her işçi arı propolis toplama görevi alamamaktadır. Özellikle tecrübeli ve ömrü tükenmek üzere olan yaşlı işçi arılara propolis toplama görevi verilmektedir.

Yaşlı işçi arılar propolis içeren kaynaklarını bulduklarında ön bacaklarının yardımıyla ısırarak koparırlar. Bir miktar ağızlarında çiğnedikten sonra arka bacaklarında bulunan sepetlerine doldururlar.

Her iki ayağının arkasında bulunan polen sepetine ortalama 20 dakikada propolis doldurduktan sonra kovana geri dönerler.

Kovanda yer alan henüz uçamayan genç arılar ağızlarıyla propolisi boşaltarak kullanılması gereken yere götürürler. Genç arının, işçi arıdan proplisi toplaması ise ortalama 2 saat sürmektedir.

Bu sürede dinlenen tecrübeli yaşlı arı dinlenerek temizlenir ve tekrar propolis toplamaya gider. Bu işlemi hava şartlarının uygunluğuna göre günde 4-5 kere yapmaktadır.

İnsanlar Nasıl Toplar?

Propolis toplanan mevsime göre yapısal farklılıklar göstermektedir. Kışın kovandan toplanan propolis taş kadar sert olabilirken yazın toplanan propolis ise yapışkan bir formdadır.

Propolisin içeriği ise propolisi toplayan kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Propolis toplanırken arıcının bal mumuyla ve diğer artık maddelerle karıştırmaması gerekmektedir.

Propolis toplama yöntemleri ise aşağıdaki gibidir.

  • Arıların propolisi kovanı korumak için kullandıkları alanlardan kazıyarak toplama
  • Kovanların üzerine konulan propolis toplama ızgarası (propolis tuzağı) kullanarak toplama.
Propolis Tuzak

Propolis kapanının (Tuzak) resmi

Propolis tuzakları arıcılık ile uğraşan kişiler için en kolay Propolis toplama yöntemlerinden biridir.

Propolis İçindekiler

Propolis rengi ve yapısı kovanın olduğu bölgeye ve hangi ağacın hangi çiçeğini topladığına göre değişmektedir. Örneğin Türkiye’de ve Yunanistan’da arıların topladığı propolis aynı kimyasal yapıya sahip değildirler.

Propolis faydaları tespiti için yapılan araştırmalar propoliste 300 farklı bileşik tespit etmiştir.  Bu bileşiklerin çoğu vücutta oluşan hastalık ve zararlarla mücadele eden bir çok etken madde bulunmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre içerisinde yer alan etken maddeler aşağıdaki gibidir.

Antibakteriyel: Pinosembrin, Pinobanksin, Kafeik asit, Galangin, Ferülik asit, İsalpinin
Anticandida: Pinosembrin
Antiviral: Kafeik asit, Dimethoxy quercetin, Methoxy quercetin, Kuersetin, Luteolin
İnhibitör etki: Kafeik asit esterleri
Antimikotik: Aromatik asit ve esterleri, Pinobanksin-3-aseat, Kafeik asit, Kaempferol-7,4′-dimetil eter, Pinosembrin, Pinosembrin
Antiseptik: Benzoik asit
Antitümör: Kafeik asit fenil ester, Krisin, Artepillin C, Asasetin, Kuersetin
Lokal anestezik: Pinosembrin, Kafeik asit esterleri, Pinostrobin
Antiinflamatuar: Asasetin, Flavonoidler, Kafeik asit, Bisabolol
Antidiabetik: Pterostilbene
Antioksidan: Flavonoidler

Propolis içinde yer alan şekerler: Ksiloz, laktoz, inositol, galaktoz, melibiyoz, mannoz, eritritol, maltoz ve ksilitol

Propolis içinde yer alan mineraller: Kalsiyum, Magnezyum, Potasyum, Sodyum, Demir, Çinko ve bakır

Propolis, flavonoidler olarak adlandırılan polifenolleri içermektedir. Özellikle antioksidan etkisi ile bilinen bitkisel besin grubuna verilen genel isimdir. Antioksidan meyveler, sebzeler, yeşil çay ve kırmızı şarapta bulunmaktadır.

Propolis Nasıl Sıvı Hale Getirilir

Propolis faydaları bölümüne geçmeden önce propolis nasıl sıvı hale getirilir? üzerine yaptığımız detaylı incelememize göz atmanızı tavsiye ederiz.

Propolis özellikle kış aylarında ağızda çiğnemeye uygun olmayacak kadar sert bir yapıya sahiptir. Ayrıca bu şekilde yeseniz bile hassas bir mideye sahipseniz sorun yaşayabilirsiniz.

Bu yüzden propolisin sıvı hale getirilmesi gerekmektedir. Normal su ile propolis en fazla %2.5 oranında çözülebilmektedir. Yüksek sıcaklıkta daha fazla sonuç elde edilebilir.

Propolisi sıvı hale getirmek için en yaygın kullanılan yöntem etil alkol kullanmaktır. Donmuş propolisi bir bıçak yardımıyla kazıyarak getirebildiğiniz en küçük toz haline gelecek şekilde kazıyarak etil alkolün içerisine atmanız gerekmektedir.

Dikkat: Kazıma işlemi sırasında propolis tozları sıcaklık yüzünden yapışkan bir hal almaya başlayacaktır. Bu yüzden kazıma işlemini yağlı kağıt üzerinde yapmanızı öneririz.

Etil alkol ve propolis oranı 8’e 2 ya da 7’ye 3 olabilir yani 70 ml etil alkol(%70-80 değere sahip) ve 30 gr propolis gibi.

Oluşturduğunuz karışım güneş almayan bir karanlık bir bölgede 1 hafta boyunca saklanmalı ve günde 2-3 kere karışımı çalkalamanız gerekmektedir.

Son aşama olarak, 1 hafta sonra bir tülbent yardımıyla karışımı süzerek kullanıma hazırlamış olacaksınız.

Burada dikkat etmeniz gereken kısım propolis faydaları için kesinlikle bu çözeltiyi tek başına içmemeniz gerektiğidir. 1 su bardağı için bir çay kaşığı kadar atmanız yeterli olacaktır.

Ağız içi yaralar ve diş eti sağlığı için gargara olarak kullanmayı düşünüyorsanız bir bardak suya 1 yemek kaşığı ekleyerek kullanabilirsiniz.

İpucu: Çözeltinin alkol oranı %1 civarında olacaktır. Eğer bu miktarını azaltmak istiyorsanız hazırladığınız karışımın ağzını bir süre açık bırakarak uçmasını saplayabilirsiniz.

Propolis Nasıl Kullanılır?

Propolis Sıvı Hali

Propolis Sıvı Hale Nasıl Getirilir?

Propolis nasıl sıvı hale getirilir yazımızda anlattığımız gibi propolis sıvı hale getirdikten sonra 1 su bardağı içerisine  bir çay kaşığı katarak tüketebilirsiniz. Tabi bu karışım hazırlanırken %1 oranında alkol kullanıldığını biliyorsunuz.

Alkol kullanmak istemiyorsanız, toz haline getirdiğiniz propolisi direk bala veya yoğurda ekleyerek tüketebilirsiniz.

Toz propolis kullanımının diğer bir yöntemi ise bir şurup hazırlamanız olacaktır. Soğuk algınlığı rahatsızlığı için aşağıda verdiğimiz tarifi kullanabilirsiniz.

Bu tarif için 150 gr bal, 10 gr propolis tozu ve 40 ml içme suyu karıştırmanız yeterli olacaktır. Sabahları aç karnına bu şurubu tüketebilirsiniz.

Propolisi bal, pekmek, sıcak süt gibi besinlerle karıştırarak tüketebilirsiniz.

Şuan piyasadaki çoğu ürüne güvenmediğim için dışarıdan ürün alınması yandaşı değilim. Fakat doğallığına güvendiğiniz bir firmadan ürün almadan önce iyice araştırmanızı tavsiye ederim.

Propolis Saklama Koşulları

Propolis 15 derecenin altında katı, 60-70 derecede sıvı ve 25-45 derecede ise yapışkan ve yumuşak bir formdadır.

Bu sebeple propolis saklama koşulları olarak buzdolabında saklamak yerine oda sıcaklığında ve ışık görmeyen bir gölge alanda saklanması gerekmektedir.

Ortalama olarak oda sıcaklığında 18 ay boyunca besin değerlerinde değişiklik olmayacaktır.

Kullanım Miktarı

Propolis sabahları aç karnına içilmesi için uygun bir besindir.

Yukarıda verdiğimiz yöntemle hazırladığınız propolis çözeltisini günde bir kere sabahları aç karnına içebilirsiniz. Hastalık döneminde ise bu miktarı iki katına çıkarabilirsiniz.

  • 1-3 yaş aralığındaki bebeklerde çay kaşığının sekizde biri kadar suya karıştırarak kullanabilirsiniz.
  • 3-6 yaş aralığındaki çocuklarda çay kaşığının dörtte biri kadar kullanabilirsiniz.
  • 12-17 yaş aralığındaki gençlerde ise çay kaşığının yarısı kadar kullanabilirsiniz.

Çözeltiyi özellikle çocuklarınızda kullanmadan önce içeriğinde %1 oranında alkol olduğunu ve doktora danışmadan kullanılmaması gerektiğini unutmayınız!

Propolis Faydaları Nelerdir?

Propolis faydaları üzerine yapılan bilimsel araştırmalar ve kişisel deneyimler inanılmaz derecede şifalı bir madde olduğunu göstermektedir.

Bakterilerle Savaşır

Propolis faydaları arasında bakterilere karşı önemli bir koruyucu olduğu yer almaktadır.

Türkiye’de bazı donmuş etlerde ve 2001 yılında ABD’de kavunlarda ortaya çıkan Listeria bakterisi bir çok kişinin ölümüne sebep olmuştur.

Kirlenmiş gıda ve su aracılığıyla insanlara bulaşan Listeria bakterisi vücut ısısını 72 dereceye kadar çıkarak ölümle sonuçlanabilmektedir.

Daha çok yaşlılarda, bağışıklık sistemi zayıf olan ya da karaciğer, diabet, kanser ve böbrek yetmezliği gibi hastalık geçiren kişilerde daha etkili olmaktadır.

Ayrıca gebelik dönemindeki annelere ve bebeklerine de kolaylıkla bulaşabilmektedir.

Hacettepe Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yapılan araştırma sonucunda propolisin, listeria bakterisine karşı oldukça etkili olduğunu ve yok edebildiğini tespit etmişlerdir.

Grip ve Soğuk Algınlığına İyi Gelir

Grip ve soğuk algınlığından koruması bakımından propolisin oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Propolis faydaları arasında yer alan içerikler sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek mikroplara karşı koruması yer almaktadır.

Ayrıca soğuk algınlığına yakalandığında ise iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

Propolisin girip ve soğuk algınlığı üzerinde yapılan bazı araştırmalara göz atarak ne kadar faydası olduğunu anlayabilirsiniz.

İsrailli bilim adamları tarafından propolisin faydaları tespiti için gerçekleştirilen 1-5 yaş arasında ki 430 çocuk üzerinde propolis etkileri test edilmiştir. 430 çocuğun 215’ine 12 hafta boyunca günlük olarak propolis, C vitamini ve ekinezya karışımı verilmiştir.

Araştırma sonucunda propolis karışımı verilen çocukların diğer çocuklara göre üst yolunum enfeksiyonlarına yakalanma olasılığı %50 azalmıştır. Enfeksiyona bağlı olarak oluşan yüksek ateşin ise %62 oranında azalmıştır.

Ayrıca hastalığa yakalanma durumunda ise daha hızlı iyileştikleri tespit edilmiştir.

İtalyan bilim adamları yapılan bir araştırmada ise propolis farklı mikroorganizmalar üzerinde test edilmişler ve özellikle solunum yolu enfeksiyonuna sebep olan mikroorganizmalara karşı daha etkili olduğunu tespit etmiştir.

Japon bilim adamları tarafından fareler üzerinde araştırma gerçekleştirilmiştir. 7 gün boyunca günde 3 defa farelere 10 mg propolis verilmiştir. Araştırma sonucunda grip belirtilerinin azaldığı ve gribe bağlı kilo kaybının azaldığı tespit edilmiştir.

Doğurganlığı Arttırır

Propolis faydaları içerisinde kısırlık probleminde etkili olması yer almaktadır.

Yumurta ve sperm kalitesinde artış sağlamakta olan propolis ayrıca anne karnında embriyonun tutması ve gelişmesinde de etkilidir.

Propolis kullanımının gebelik ihtimalini arttırdığı ve gebelik sorunu yaşayan anne adaylarında ise gebe kalma ihtimalini arttırmaktadır.

Propolis kullanımının hamilelik üzerinde yapılan bir araştırmada 6 ay boyunca günde 500 miligram propolis alımının hamilelik oranının %60 oranında artığını tespit etmiştir.

Uyarı: Hamilelik döneminde propolis kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Kanserle Savaşır

Propolis faydaları arasında en çok yaygın olarak bilineni  antikanser ve anti-tümöral özelliğine sahip olmasıdır. Özellikle aşağıdaki kanser türlerinde kanserli hücrelerin gelişmesine engel olmaktadır.

  • Karaciğer Kanseri
  • Mesane (İdrar Kesesi) Kanseri
  • Yumurtalık Kanseri
  • Göğüs Kanseri
  • Cilt Kanseri
  • Kolon Kanseri
  • Böbrek Kanseri
  • Gırtlak Kanseri

Kanserli hücrelerin gelişmesini engelleyen propolis içinde bulunan maddelerden olan  clerodane diterpenoid ve kafeik asit maddesidir.

Propolis kanser etkileri üzerine yayınlanan 300 den fazla bilimsel araştırma ve makale bulunmaktadır. Bu araştırmalar özellikle propolis içinnde yer alan polifenollerin en güçlü anti-tümör özelliğine sahip olduğunu göstermektedir.

2016 yılında propolisin kanser hücrelerinin büyümesini etkilemesi üzerine bir araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda propolis özlerinin antikanser özelliğinin olduğunu ve tümörlü hayvan deneklerinin hayatta kalma sürelerini uzattığını tespit edilmiştir.

Propolis kanser üzerine yapılan tüm araştırmalarda kanser tedavisinde son derecede etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Uçukları Tedavi Eder

Herpes virüsü kişinin bağışıklık sistemine dahil olarak aralıklarla ağız ve dudak kısmında uçukların oluşmasına sebep olmaktadır.

Uçuk oluşmasına sebep olan herpes virüsüne herhangi bir tıbbi müdahale yapılmazsa eğer 10-14 gün arasında aktifliğine devam edecek ve kişide yanma, kızarıklık ve ağrı gibi etkiler oluşturacaktır.

Herpes virüsü ayrıca genital bölgelerde uçuk oluşmasına da sebep olmaktadır.  Genital bölgelerde oluşan uçukların tedavisi içinde propolis kullanılmaktadır.

Genital bölgede oluşan uçuklar için yapılan bir araştırma da genital uçuk problemi yaşayan kullanıcılar üzerinde bir test yapılmıştır. Zovirax uçuk kremi ve propolis içeren bir krem farklı kullanıcılar üzerinde kullanılarak etkileri incelenmiştir.

Yapılan testler sonrasında propolis içeren kremin, uçuk kremine nazaran uçuğu daha hızlı iyileştirdiği ve oluşan ağrıları daha minimize ettiği tespit edilmiştir.

Propolisi uçuk tedavisinde kullanmak için satın aldığınız organik propolis özünü kulak çubuğuna damlatarak uçuk olan bölgeye uygulayın. Uçuk kuruyana kadar günde 2-3 kere uygulayabilirsiniz.

Ayrıca propolisi suyun içine damlatarak günde 1 kere içmenizde faydalı olacaktır.

Parazitlerle Mücadele Eder

Propolis faydaları arasında parazitlerle mücadele etmesi yer almaktadır.

Paraziler, bağırsak sistemimize yerleşerek hastalıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Bir çok kişi üzerinde etkili olan parazit mikrobu insan sağlığını olumsuz etkilemekte ve oldukça bulaşıcı bir hastalık türüdür.

138 giardiyaz hastası(İnce bağırsakta oluşan bir enfeksiyon) olan yetişkinler ve çocuklar üzerinde yapılan bir araştırma yapılmıştır. Deneklere propolis özütü verilmiş ve sonucunda çocukların %52’sinde ve yetişkinlerin %60’inda iyileşme gözlemlenmiştir.

Ayrıca propolis faydaları tespiti için yapılan farklı bir araştırmada bağırsak enfeksiyonu olan 138 çocuk ve yetişkin hastaya propolis ekstraktı verilmiştir. Propolis kullanan çocuklarda bağırsak sorunlarının düzeldiği ve yetişkinlerde ise anti protozoa ya da tinidazol ilaçlarıyla aynı etkiyi verdiği tespit edilmiştir.

Solunum Yolu Hastalıkları ile Savaşır

Propolisin faydaları arasında solunum yolu hastalıkları ile savaşması da yer alır. Özellikle de astım ve bronşit gibi üst solunum yolu rahatsızlıkları ile mücadelede etkili bir doğal ilaç olan propolis, anti-mikrobiyal etki gösterir ve vücudumuzu üst solunum yolu hastalıklarından korur.

Kemik Sağlığına Faydalıdır

Propolis içerisinde yer alan ve kemik sağlığını desteklemede etkin görevi olan bileşenler sayesinde, sağlıklı ve güçlü bir kemik gelişimi mümkündür.

Propolis faydaları özelikle ilerleyen yaşlarda meydana gelen osteoporoz gibi kemik hastalıklarından korunmak için, günlük olarak düzenli bir şekilde propolis tüketimi tavsiye edilmektedir.

Genital Sağlığı Korur

Yapılan araştırmalar sonucunda propolisin faydaları arasında genital bakteri hastalıkları ile mücadelede etkili olduğu saptanmıştır.

Genital herpes yani genital uçuk adı verilen bakteriyel rahatsızlıklardan korunmada etkili olan propolis, bu tip rahatsızlıklara verilen ilaçlardan daha çabuk etki göstermektedir.

Propolis Zararları Nelerdir?

Propolis faydaları bakımından oldukça etkili bir mucizevi bir besindir. Tabi propolis faydaları olduğu kadar fazla kullanımı, alerji gibi durumlarda yan etkiler gösterebilmektedir.

  • Astım rahatsızlığı olan kişiler propolis kullanmadan önce doktor onayı alması tavsiye edilmektedir.
  • 2 yaş altı ve çocukların kullanımı tavsiye edilmemekte olup doktor tavsiyesi ile kullanılabilir.
  • Hamilelik ve hamilelik sonrası emzirme dönemlerinde doktor onayı alınması gerekmektedir.
  • Alkol ile birlikte tüketiminde kusma ve mide bulantısı etkileri gösterebilmektedir.
  • Hassas ciltlere sahip olan kişilerde kaşıntı ve kızarıklık gibi yan etkiler oluşturabilmektedir.
  • Bal alerjisi olan kişilerin propolis tüketmesi tavsiye edilmemektedir.
  • Propolisin içeriğinde yer alan bir bileşenin kan pıhtılaşmasını yavaşlatması nedeniyle, propolis kullanımının planlanan bir ameliyattan 2 hafta önce bırakılması gerekmektedir. Eğer ameliyat öncesi propolis kullanımı bırakılmazsa, müdahale esnasında kanama artabilir.

Ek bir bilgi olarak propolis, arı sütü ve polen ile bilgi anlamında çok karıştırılmaktadır. Kısa bir özet geçerek bilgi vermeye çalışacağım. Bir sonraki yazımda arı sütü faydaları ve polen faydaları konularına detaylı bir şekilde değineceğim.

Belirttiğimiz gibi polenin faydaları ve zararları yazımız hazır. Konuya erişmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Polenin Faydaları

Arı Sütü: Daha 1 haftalık olan genç arıların kraliçe ve yavru arıları beslemek için salgıladıkları enzime arı sütü denmektedir.

Polen: Arılar çiçeklerin üzerine konduğu zaman çiçek üzerindeki polen tozları arıya bulaşmaktadır. Arılarda salgıladıkları sıvı aracılığıyla ayaklarında toplayarak kovana götürürler.

20 Mart 2019 / by / in
Anzer Balı Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Anzer balı ülkemizde üretilen en değerli ballardan biridir. Uzman tavsiyelerine göre günde sadece bir yemek kaşığı yendiğinde, vücuda inanılmaz faydaları olan Anzer balı faydaları ve zararları konusuna yazımızın devamında detaylıca ulaşabilirsiniz.

Anzer Balı Nedir?

Anzer balı ülkemize özgü en değerli besinlerden biridir. Karadeniz bölgesinde Rize ilinin Anzer yaylasında bulunan endemik bitkilerin çiçeklerinden, arıların toplamış olduğu ballardan elde edilen Anzer balı, endemik yani bölgeye has çiçeklerden elde edildiği için hem tat olarak hem de aroması ile bildiğimiz ballardan farklıdır.

Anzer balının en önemli özelliği bulunduğu bölgeye has çiçeklerden yani endemik denilen bitkilerden elde ediliyor olması. Bu özelliği ile de üretimi sınırlı ve bir o kadar da özel. Bu denli değerli olan Anzer balının maalesef fiyatı da diğer ballara göre daha pahalı.

Ancak tadımlık olarak da satılan Anzer balı, sadece çay kaşığı ölçüsü ile tüketilse bile vücudumuza sağladığı yararlar tartışılmaz. Bu nedenle de ülkemizin en gözde ballarından biri olması kaçınılmaz elbette…

Uyarı: Anzer balı faydaları günden güne popülaritesini arttırırken, ne yazık ki sahte Anzer balı satan üreticiler de türedi. Bu yüzden Anzer balı satın alırken, bu balın ne kadar değerli olduğunu, fiyatının diğer ballara göre çokça fazla olduğunu unutmayın. Size sahte bal satmaya çalışan üreticilerden kaçının ve güvendiğiniz markaları tercih edin.
Anzer balının içeriğinden de bahsedecek olursak, başta da belirttiğimiz gibi endemik çiçeklerden toplanan özel bir bal olması, polen değerinin de özel olmasıyla eşdeğerdir. Bu nedenle de diğer ballara göre polen değeri daha yüksektir ve anzer balı faydaları da daha etkilidir.
Polen bakımından en zengin bal olarak bilinen Anzer balı, doktorlar tarafından bile doğal ilaç olarak kabul edilmiştir. Zaten bu özelliği ile de geçmişten günümüze kadar doğanın bize sunduğu alternatif şifa kaynaklarının başında gelmekte, özellikle de üretiminin yapıldığı Karadeniz Bölgesi halkı tarafından hemen hemen her gün ilaç niyetine kullanılmaktadır.

Anzer Balı Faydaları Nelerdir?

Anzer balı faydaları arasında insanların kronik olarak yaşadığı, süregelen hastalıklara iyi gelmesinden tutun da bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesine bağlı olarak, vücudu oluşabilecek hastalıklara karşı korumasına kadar bir çok faydası bulunuyor.

Besin değerinin yüksek olması, özel içeriği ve vitamin değeri sayesinde alternatif tıpta şifa kaynağı olarak bilinen Anzer balı faydalarına maddeler halinde bakacak olursak,

  • Akciğer hastalıklarına karşı en doğal ilaçlardan biridir.
  • Vücudu iltihaplara karşı korur, oluşmuş iltihapları giderir.
  • En etkili balgam söktürücü ve öksürük giderici doğal ilaçtır.
  • Antioksidan değeri yüksek olduğundan kanı temizleyici etkisi vardır.
  • C vitamini bakımından zengin olması ve besin değeri ile bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kalp sağlığını korumaya, damar tıkanıklığı, damar sertliği gibi sorunlardan korunmaya yardımcıdır.
  • Kadınlar ve erkeklerde cinsel gücü arttırıcı etkisinin olduğu bilinir.

Şimdi gelin, Anzer balı faydaları konusuna ana başlıklar halinde detaylıca bakalım.

Akciğer Hastalıklarına Karşı Doğal Şifadır

Anzer balı faydaları arasında en etkili olanlarından biri, akciğer sağlığını korumasıdır. Son yıllarda giderek artan akciğer kanseri ile mücadele için de, anzer balının en doğal şifa kaynağı olduğu bilinmektedir.

Öksürük ve balgam söktürücü etkisi, antioksidan bakımından zengin olması ve iltihap önleyici özelliği ile tam bir akciğer dostu olan Anzer balı, günde bir yemek kaşığı kadar düzenli olarak tüketildiğinde, tüm bu rahatsızlıkları önlemeye yardımcı olur.

Anzer Balının Kanı Temizleyici Özelliği

Anzer balının kanı temizleyici özelliği de, Anzer balının faydaları arasında en önemli olanlardan biridir.

Kan temizleme görevini antioksidanlar sayesinde gerçekleştiren Anzer balı, kanımızı zararlı hücrelerden arındırma görevi görür. Ayrıca anti-bakteriyel etkisi bulunan Anzer balı, kanı mikroplardan arındırarak, kalıcı kan hastalıkları ile mücadele etmede etkin rol oynar.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

Anzer balının antioksidan özelliği bağışıklık sistemimizi güçlendirme konusunda da devreye giriyor. İçerdiği fenolik bileşenler ile, tüketildiği andan itibaren bağışıklık sistemine adeta bir kalkan gibi koruyucu etki gösteren Anzer balı, hastalıklardan korunmada, en doğal ilaçlardan biri olarak göze çarpıyor.

Anzer balı faydaları konusuna dikkat çeken uzmanların tavsiyelerine göre, yemeklerden bir saat kadar önce düzenli olarak her gün Anzer balı tüketmek, bağışıklık sistemini güçlendirmenin en doğal yolu.

Kalp Sağlığını Korur

Anzer balı faydaları arasında, yukarıda da bahsettiğimiz gibi kanı temizleyici etkisi bulunuyor. Kanın düzenli olarak temizlenmesi de, takdir edersiniz ki, damar tıkanıklığı ve damar sertliği gibi hastalıklarla mücadele için önem teşkil eden bir konu.

Antioksidan ve anti-bakteriyel etkisi ile kanımızı mikroplardan ve zararlı hücrelerden arındıran Anzer balı, düzenli olarak tüketildiğinde, ilerde oluşabilecek ciddi kalp hastalıklardan korunmayı sağlıyor.

Cinsel Gücü Arttırıyor

Anzer balının diğer bir faydası da kadınlarda ve erkeklerde cinsel gücü arttırıcı etkisinin olması. Bunun nedeni ise içerisinde bulunan demir, C vitamini, potasyum, kalsiyum gibi değerli mineral ve vitaminler.

Tüm bu vitaminler ve Anzer balının özel polen içeriği bir araya geldiğinde, Anzer balının vücuda verdiği enerji katsayısı artıyor. Bu sayede halsizlik ve yorgunluk sorunu ortadan kalkıp, kişi kendini daha dinamik ve enerjik hissediyor. Bu da kadınlar ve erkeklerde cinsel gücün artmasına olanak sağlayan özelliklerden biri.

Anzer Balının Zararları Nelerdir?

Anzer balının zararları da en az faydaları kadar merak edilmektedir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken öncelikli husus, Anzer balının tüketim miktarıdır. Aşırı ve yanlış tüketimi ciddi yan etkilere neden olabilmektedir.

  • Şeker oranı yüksek olan Anzer balını, şeker hastalarının tüketmesi tavsiye edilmez. Diyabetiniz varsa, Anzer balı tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışınız.
  • Anzer balı faydaları için mutlaka doğru ve dozunda tüketilmesi gerekir. Aksi halde anzer balının zararları ortaya çıkar ve ciddi yan etkiler oluşabilir.
  • Yetişkinlerde tavsiye edilen tüketimi, günde bir yemek kaşığı olarak, sabah ve akşam yemeklerden bir saat öncedir. Çocuklarda da aynı şekilde tüketimi yapılabildiğini belirten uzmanlar, bebeklerde Anzer balı tüketimi için 6 aydan küçüklere verilmesini tavsiye etmez. Ancak 6 aydan büyük çocuklara su veya süt ile karıştırılıp bir çay kaşığı kadar tüketilebileceğini uygun görürler.
  • Polen alerjisi olanların Anzer balı tüketmesi tavsiye edilmez.
  • Bebeklerde kullanımı mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.
  • Aşırı dozda Anzer balı tüketimi, vücutta ciddi alerjik etkiler gösterebilir. Bu durumda mutlaka tüketimi durdurup acilen bir doktora başvurulması gerekir.
11 Mart 2019 / by / in
Eşek Sütü Faydaları ve Zararları – Nerede Satılır, Nasıl Tüketilir?

Bu yazımızda sizlere anne sütünden sonra en değerli ve besin değeri en yüksek olan süt kabul edilen, anne sütüne eşdeğer gösterilen eşek sütü faydaları ve zararları hakkında bilgiler derledik.

Eşek Sütü Nedir? Nerede Satılır?

Eşek sütü faydaları ve zararları konusundan önce, eşek sütü hakkında temel bilgiler verelim. Eşek sütü, tarihin en eski zamanlarından beri doğal şifa olarak kullanılmıştır. Dişi eşeklerden elde edilen ve günde 0.2 ile 0.3 litre gibi miktarlarda sağlanabilen ve bu nedenle de maliyeti biraz pahalı olan bir süttür.

A vitamini, E vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum, B1 ve B2 vitaminleri, C vitamini, sodyum, fofor, çinko gibi değerli bileşenlere sahip olan eşek sütü değerli yağlar bakımından da oldukça zengindir.

Eşek sütünde bulunan laktoz oranı normal süte göre çok daha fazladır. Bu nedenle de şekerli bir tada sahiptir.
Eşek sütü nerede satılır? sorusunun cevabına gelecek olursak da, ülkemizde daha çok Manisa, Fethiye ve Marmaris’te bulunan eşek çiftliklerinde üretimi yapılmaktadır. Ülkenin diğer illerine de genel olarak bu bölgelerden dağıtımı yapılan eşek sütü, son yıllarda e-ticaret ortamında da satılmaya başlanmıştır.
Bir eşekten günlük olarak en fazla eşek sütü alınabilme oranı yalnızca yarım litre olduğundan, maliyet olarak normal inek sütüne göre çok pahalı olan eşek sütünün, 1 litresi yaklaşık 100 tl olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eşek Sütü Faydaları Nelerdir?

Eşek sütü faydaları nedeniyle tarihin en eski dönemlerinden beri şifa kaynağı olarak kullanıldığı bilinir. Anne sütüne eşdeğer gösterilmesinin yanı sıra, özellikle de cilde faydasının önemli düzeyde olması nedeniyle, eski Mısır döneminde Kleopatra tarafından bolca kullanıldığı ve kendisinin eşek sütüyle banyo yaptığı bilinir.

Çocuklar İçin Faydalıdır

Eşek sütü faydaları arasında en önemli olanı, yukarıda da bahsettiğimiz gibi anne sütüne en yakın besin olmasıdır. Bu nedenle özellikle de sütü gelmeyen annelere, uzman kontrolünde eşek sütü tavsiye edilmektedir.

Çocuğun sağlıklı gelişimi için gereken tüm mineral ve vitaminleri içeriğinde bulunduran eşek sütü, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Uyarı: Alerjik etkisi inek sütünden daha fazla olduğu gözlemlenen eşek sütü, bebek ve çocuklara verilmeden önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Kemiklere Faydası

Eşek sütünün kemiklere faydası, içerisinde bolca kalsiyum bulunmasından kaynaklıdır. Kalsiyum desteğini en fazla oranda alabileceğiniz en değerli besinlerden biri eşek sütüdür.

Bu sebeple vücuttaki kalsiyum eksikliğinden kaynaklanan kemik erimesi gibi sorunları önlemede eşek sütünün önemi büyüktür.

Eşek Sütünün Cilde Faydaları

Eşek sütü cilde faydaları nedeniyle Mısır kraliçesi Kleopatra tarafından da kullanıldığı bilinen bir süttür. Kleopatra’nın güzellik sırrı, eşek sütü ile cilt banyosu yapması olarak tarihi notlarda yer almaktadır.

Eşek sütünün cilde faydaları B vitamini içeriğinin yüksek olmasından gelir. Özellikle gözeneklerin derinlemesine temizlemede etkili olan eşek sütü, cilt lekeleri ile ciltteki pürüzlü görünüme karşı savaşır.

Eşek sütü ile cilt bakımı yapmak için, bir makyaj pamuğuna batırdığınız eşek sütünü cildinize nazik hareketlerde uygulayabilirsiniz.

Eşek Sütü Kilo Verdirir mi?

Eşek sütünün kilo verme üzerinde bir etkisinin olup olmadığı net değildir. Çünkü laktoz oranı oldukça yüksektir ve bu nedenle de şeker oranı diğer süte göre oldukça fazladır.

Ancak içerisinde bulunan yararlı bakterilerin metabolizma hareketlerini büyük ölçüde hızlandırdığı ve bu sayede de yağ yakımını desteklediği de diyetisyen görüşleri arasındadır.

Eşek Sütünün Kalbe Faydası

Eşek sütü sağlıklı yağlar bakımından zengindir. Omega 3 içeriği sayesinde kalbi korumaya yardımcı olur.

İçerisindeki omega 3 sayesinde kalp sağlığına olumlu etkileri bulunan eşek sütü, kötü kolesterolü düşürür ve iyi kolesterolü yükseltir. Bu sayede kalp-damar sağlığını koruyan eşek sütü, kalp krizine yakalanma riskini de azaltır.

Koah Hastalığına Karşı Eşek Sütü!

Kronik akciğer hastalığı olarak bilinen ve ülkemizde de son yıllarda oldukça yaygınlaşan Koah hastalığı ile mücadelede eşek sütünün oldukça önemli bir rolü vardır.

Eşek sütünün nefes açıcı özelliği bulunur. Bu sayede tıkalı bronşları açar, balgam söktürücü etkisi ile öksürük nöbetlerini azaltır, solunum yollarını düzene sokar. Sonuç olarak nefes açıcı etkisi bulunan eşek sütü, solunumu rahatlatır ve koah hastalığının vermiş olduğu rahatsız edici etkileri azaltır.

Eşek Sütü Nasıl Tüketilir?

Eşek sütü faydaları için tüketiminin doğru ve dozunda yapılması önemlidir. Uzmanlar günde 2 çay bardağı kadar eşek sütünün çocuklar için yeterli olacağını vurgularken, büyüklerde ise bu miktar günde 1 su bardağıdır.

Eşek sütü inek sütüne göre çok daha fazla laktoz içerir. Bu sebeple laktoz alerjisi olanların eşek sütünü kesinlikle tüketmemesi gerekir.

Uyarı: Eşek sütü çiğ olarak tüketilmesi gereken bir süttür. Kaynatılarak tüketimi önerilmez.

Eşek Sütünün Zararları Nelerdir?

Eşek sütü faydaları yanı sıra zararları hakkında da araştırmalar devam etmektedir. Bu nedenle kullanmadan önce mutlaka uzman tavsiyesi alınması gerekir.

  • Maliyeti oldukça yüksek olduğundan, güvenilir yerlerden temin edilmesi önem taşır. Özellikle internet ortamında satılan sahte eşek sütü markalarına itibar edilmemelidir.
  • Laktoz oranı yüksek olduğundan şişkinlik, gaz gibi sorunlara neden olabilmektedir.
  • Alerjik etki gösterebilen eşek sütü, tüketilmeden önce mutlaka uzman tavsiyesi alınmalıdır.
28 Şubat 2019 / by / in
Siyah Sarımsağın Faydaları ve Zararları Nelerdir, Nasıl Tüketilir?

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz ve popülerliği gittikçe artan siyah sarımsak faydaları ve zararları hakkında bilgiler derledik bu yazımızda.

Özellikle de siyah sarımsağın normal sarımsaktan farkı nedir? ya da siyah sarımsak nasıl üretilir? gibi soruların cevaplarına da yazımızda yer vermeye çalışacağız.

Siyah Sarımsak Nedir?

Siyah sarımsak son yıllarda popülaritesini hızla arttıran bir besin olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle de sarımsağın kötü kokusu nedeniyle tüketiminden uzak duran kişilerin yeni favorisi olan bir besin siyah sarımsak.

Siyah sarımsak nedir? sorusunun cevabı ise aslında en net haliyle bildiğimiz beyaz sarımsağın kurutulması sonucu elde edilmesi.

Şöyle ki, siyah sarımsak üretilirken bu rengi alması ve tadının değişmesi için herhangi bir kimyasal madde eklenmiyor. Sadece 60 gün süre ile belirli bir neme ve ısıya sahip ortamlarda kurutuluyor, bir nevi fermente işlemi diyebiliriz.

Normal sarımsağın siyah sarımsağa dönüşmesi sürecinde, doğal bir fermente işlemi gerçekleştiği için de, besin değeri artıp, tadı değişiyor ve beyaz olan sarımsak dişleri siyaha dönüyor.

Siyah sarımsak tüketime hazır hale geldiğinde ise tadı bildiğimiz sarımsaktan farklı, daha çok kuru inciri andıran bir tada dönüşüyor. Aynı zamanda kokusu kayboluyor ve özellikle de sarımsak tüketiminden yalnızca kötü kokusu nedeniyle uzak duranların yeni gözdesi oluyor.

Siyah sarımsak, gerek besin değeri gerekse sağladığı faydalar açısından diğer sarımsağa göre daha pahalı olarak satışa sunulmuştur. Dünyada da tüketimi oldukça yaygın olan siyah sarımsak, Avustralya’da yaklaşık 150 dolara satılmaktadır.

Siyah Sarımsak Faydaları Nelerdir?

Siyah sarımsak fermente işlemine maruz kaldıktan sonra doğal yollarla bu hale geldiğinden besin değerinin daha da arttığı ve sağlığa faydalarının daha da önem kazandığı bilinmektedir.

Özellikle de antibiyotik etkisinin artması en temel özelliklerinden biri olan siyah sarımsak, 18 değerli amino asidi bünyesinde barındırır. Polifenol, kükürt ve linoleik asitler içermektedir.

Siyah Sarımsağın Cilde Faydaları

Siyah sarımsak faydaları arasında cilde olan faydası içeriğindeki kolajen miktarını arttırmaya yardımcı olan doğal bileşenlerden gelmektedir.

Ciltteki kolajeni arttırması nedeniyle cilt sağlığı açısından oldukça etkili faydaları olan siyah sarımsak tüketimi ile, yaşlanma belirtilerinin azaldığı bilinmektedir. Ciltte meydana gelen sivilce, egzama, sedef gibi cilt sorunlarını önlemek için de siyah sarımsağın düzenli olarak tüketilmesi tavsiye edilir.

Siyah Sarımsağın Kalbe Faydası

Uzmanlar, son yıllarda popüler hale gelen bir besin olan siyah sarımsağın kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı olduğu görüşünü dile getirmişlerdir.

Siyah sarımsağın kalbe faydasının içeriğindeki “allisin” adı verilen bir madde yardımıyla gerçekleştiği, bu sayede de özellikle hipertansiyona yakalanma riskini azalttığı bilinir.

Ayrıca önemli bir antioksidan olan siyah sarımsak, bu sayede kardiyovasküler sağlığı koruyucu etkiye sahiptir.

Bağışıklık Sistemine Faydası

Siyah sarımsak, normal sarımsak gibi özellikle de kış aylarında zayıflayan bağışıklık sistemini güçlendirmeye büyük oranda katkı sağlar.

Bu nedenle kış aylarında çiğ olarak tüketilmesi önerilen ve kokusu nedeniyle çoğu insanın uzak durduğu normal sarımsağa göre daha kolay tüketilebilmektedir. Kokusuz ve tadının da daha yumuşak olması nedeniyle özellikle kış aylarında tüketimi tavsiye edilen siyah sarımsak, vücut direncini arttırarak, hastalıklara yakalanma riskini düşürür.

Stresi ve Yorgunluğu Azaltır

Siyah sarımsağın yorgunluğu azaltıcı etkisi nedeniyle özellikle de sporcular tarafından sıkça tüketildiği belirtilmiştir.

Yorgunlukla mücadelede etkili besinlerden biri olan siyah sarımsağın, uyku düzeni açısından sorun yaşayan bireylerde kronik olarak uykusuzluk ve yorgunluk gibi sorunları azalttığı bilinir.

Aynı zamanda stres ve kaygı bozukluğu gibi sinir sistemi sorunları ile mücadelede de etkin bir rolü bulunan siyah sarımsak, depresyonla mücadele için, kimyasal ilaçlar yerine kullanımı önerilen en doğal şifa kaynaklarından biridir.

Sindirim Sistemine Faydası

Siyah sarımsak faydaları arasında en önemli faydalarından biri de sindirime olan faydasıdır. Özellikle de ödemi azaltmaya yardımcı olması, idrar söktürücü etkisi ve vücuttan sıvı atılımını hızlandırması en etkili faydalarındandır.

Uzmanlar aç karnına bir diş siyah sarımsak tüketmenin, vücutta fazla su birikmesini önlediği görüşündedir. Bu nedenle özellikle de kilo verme döneminde tüketimi tavsiye edilir.

Ayrıca böbrek sağlığını korumaya da yardımcı olan siyah sarımsak, potasyum açısından oldukça zengin bir besindir.

Astım ve Alerjiye Karşı Siyah Sarımsak!

Solunum sağlığı açısından faydalı bir besin olması nedeniyle, siyah sarımsağı özellikle astım ve alerji gibi sağlık sorunları yaşayan kişilerin tüketmesi tavsiye edilir.

Öksürüğü azaltması, solunum yollarını açması gibi özellikleri ile siyah sarımsak sayesinde astım ve alerji rahatsızlarının yan etkilerini azalttığı belirlenmiştir.

Siyah Sarımsak Nasıl Tüketilir?

Ülkemizde adı yeni yeni duyulmaya başlanan siyah sarımsak, Avrupa ülkeleri ile Amerika’da ünlü şefler tarafından menülerde sıkça kullanılmaktadır.

Siyah sarımsağı biraz maliyeti fazla olmakla birlikte büyük marketlerde bulabilirsiniz. Uzmanlar çiğ olarak ve genellikle aç karnına siyah sarımsak tüketimini tavsiye ederler.

Özellikle de düzenli spor yapan kişilerde, egzersiz öncesi tüketilmesi tavsiye edilen siyah sarımsak vücut enerjisini yükselttiği için, uyumadan önce değil erken saatlerde tüketilmelidir. Aksi halde uykusuzluğa neden olur.

Ayrıca siyah sarımsak dişlerini çiğ olarak ezip, sabah kahvaltılarında ekmeğin üzerine sürerek tüketebilir, yoğurt ile hazırladığınız smoothie gibi sağlıklı içeceklerinize ekleyebilirsiniz.

Siyah Sarımsağın Zararları Nelerdir?

Siyah sarımsak faydaları bulunsa da aşırı kullanımında bazı zararları bulunmamaktadır. Ancak hamilelikte ve emzirme döneminde mutlaka doktora danışılması gerekir.

Bunun haricinde düzenli ilaç kullananların, siyah sarımsağın ilaçla etkileşimini bozmaması açısından uzman kontrolünde tüketmesi önerilir.

Siyah sarımsak tüketim miktarına dikkat edilmesi halinde vücuda zarar vermez. Aşırı miktarda tüketiminden uzak durulmalıdır. Günde 2-3 diş kadar ve günün erken saatlerinde tüketilmesi tavsiye edilir.

27 Şubat 2019 / by / in
Kestane Balının Faydaları ve Zararları Nelerdir? – 6 Önemli Faydası

Kestane balı, Haziran ayından itibaren kestane çiçeklerinden elde edilen ve daha çok Karadeniz bölgesinde bulunan bir bal çeşididir. Kestane balının faydaları ise içeriğinde bol miktarda vitamin ile protein bulunmasından kaynaklanır.

Kestane balı, rengi normal bala göre daha koyu, yani koyu sarıdan kahverengiye dönük bir baldır. Tadı ise yine normal çiçek balına göre daha acıdır. Kestane balı yedikten sonra ağzınızda hafif acımsı bir tat oluşmasının yanı sıra kestane tadı da bırakır.

Mineral ve polen içeriği de yüksek olan kestane balı, yüksek oranda früktoz içerdiğinden kolay kolay da şekerlenmeyen bir baldır.

Kestane Balının Faydaları Nelerdir?

Her gün önerilen miktarda tüketilmesi sonucunda sağlığa bir çok faydası olan kestane balının faydaları aşağıdaki maddelerde verilmiştir:

  • Kestane balının antioksidan içeriği ile kanser hastalığına yakalanma riski azalır.
  • Solunum yolları için oldukça faydalı olan kestane balı, özellikle kış aylarında yaşanan grip, bronşit, faranjit gibi hastalıklardan korunmamızı sağlar.
  • Kilo almak isteyen kişilere önerilen bir bal olan kestane balı, kan şekerini yükseltmeye ve iştahın açılmasına yardımcı olur.
  • Bağırsakları temizleyeme yardımcı olan kestane balı, kabızlığa iyi gelmesinin yanı sıra mide ve sindirim sorunları ile de savaşır.
  • Özellikle iç organlarımızda meydana gelen enfeksiyon ve iltihaplanmalara karşı kestane balı tüketilmesi önerilir.
  • İçerdiği antioksidan ile sinir sistemine de faydalı olan kestane balı, sinir sistemi rahatsızlıklarından ve baş ağrısından kurtulma konusunda oldukça etkilidir.
  • Akciğer hastalarının düzenli olarak kestane balı tüketmesi tavsiye edilir. Bu hastalıkla mücadelede en etkili doğal besinlerden biridir.

Kansere Faydaları

Kestane balı normal çiçek balına oranla daha yüksek mineral ve vitamin içerir. Ayrıca antioksidanlar bakımından da zengindir.

Kestane balının kansere faydaları ise içerdiği antioksidan değerinden gelmektedir. Antioksidan etkisi sayesinde kötü hücrelerin oluşmasını önler.

Ayrıca vücudumuzda var olan kötü hücrelerin vücuttan atılmasını da hızlandırır. Bu sayede kanser hastalığına yakalanma riskinin azaldığı belirtilmiştir.

Astım ve Bronşite Karşı Kestane Balı!

Kestane balının faydaları denilince belki de insanların ilk akla gelen faydası, kestane balı ile astım ve bronşit hastalıklarından kurtulmaktır.

Solunum yollarına oldukça faydalı olan kestane balı, düzenli olarak ve kararında tüketildiğinde, astım, bronşit, nefes darlığı hastalıklarının yanı sıra kış aylarında yaşanan soğuk algınlığına bağlı öksürük, grip, nezle, faranjit gibi rahatsızlıklardan kurtulma konusunda da oldukça etkilidir.

Kestane Balı ile Kilo Alın!

Kestane balının faydalarından biri de iştah açıcı etkisidir.

Kan şekerini yükseltmesi sonucunda iştahın açılmasına da olanak sağlayan kestane balı ile, kilo alma sorunu yaşayan kişilerin bu sorundan kurtulmaları mümkündür.

Bağırsak ve Mide Sağlığı İçin Faydaları

Kestane balı bağırsak ve mide sağlığımız için de oldukça faydalı bir baldır. İçeriğinin mineral ve vitamin deposu olması, bağırsakları temizlemeye yardımcı olur.

Kabızlık problemine doğal çözüm olan kestane balı, sindirim sistemimizin düzenli çalışmasını destekler.

Kestane Balı İltihap ve Enfeksiyona İyi Gelir

Kestane balının faydaları arasında en etkili faydalarından biri de, özellikle iç organlarımızda meydana gelen iltihap ve enfeksiyonları gidermeye yardımcı olmasıdır.

Akciğerde meydana gelen iltihabı gidermede özellikle etkili olduğu bilinen kestane balı, iç organlarımızın yanı sıra bademciklerde meydana gelen iltihabı da gidermede etkilidir.

Akciğer Hastalığına Kestane Balı ile Çözüm!

Kestane balının faydaları arasında yine ilk akla gelenlerden biridir akciğer hastalığına iyi gelmesi. Akciğerinde yara veya iltihap olan kişilerin hem bu yaralardan kurtulması hem de hastalığın sebep olduğu kilo kaybından kurtulmaları için kestane balı tüketmeleri önerilir.

Miktarında ve düzenli olarak tüketilen kestane balı sayesinde, akciğer hastalığının olumsuz etkilerinden kurtulmak mümkündür.

Kestane Balının Zararları Nelerdir?

Faydaları kadar zararları da merak edilen kestane balı hakkında, kestane balının zararları nelerdir? sorusuna verilen cevaplar aşağıda maddeler halinde yer almaktadır:

  • Şeker hastalarının kontrollü olarak tüketmesi önerilen kestane balı, kan şekerini hızlıca yükselttiği için şeker hastalarında ciddi yan etkilere neden olabilir.
  • Kestane balını polen alerjisi olanların tüketmemesi önerilir.
  • Aşırı miktarda kestane balı tüketmek, ciltte kızarıklık, şişkinlik, kaşıntı gibi alerjik belirtilere neden olur.
  • Yine aşırı miktarda kestane balı tüketmek tansiyonun düşmesine neden olur.
22 Kasım 2018 / by / in
Keçiboynuzu Pekmezinin Faydaları ve Zararları Nelerdir, Nasıl Kullanılır?

Harnup pekmezi olarak da adlandırılan keçiboynuzu pekmezinin faydaları konusunda derlediğimiz bu yazımızda, bu pekmez türünün sağlığa olumlu etkilerinden bahsedeceğiz sizlere…

Keçiboynuzu bitkisinden elde edilen bu şifa dolusu pekmez, sağlık açısından kullanılmasının yanı sıra, özellikle son zamanlarda sağlıklı beslenmenin popüler hale gelmesinin sonucunda, tatlılar içerisinde şeker yerine kullanılan doğal bir tatlandırıcı görevi de görmektedir.

Özellikle A vitamini deposu olmasının yanı sıra, sağlıklı yağlar, mineraller ve C vitamini açısından da oldukça zengindir.

Özellikle kış aylarında daha yoğun tüketilen keçiboynuzu pekmezi, astım ve bronşit hastalığının olumsuz etkilerini azaltması nedeniyle de oldukça faydalı bir besindir.

Keçiboynuzu Pekmezinin Faydaları Nelerdir?

İçerdiği değerli mineraller ve vitaminler sayesinde aynı zamanda vücudumuz için oldukça gerekli antioksidan değerinde olan keçiboynuzu pekmezinin faydalarını maddeler halinde sıralayacak olursak;

  • Sindirime yardımcı olan lif içeriği sayesinde, kilo vermeyi kolaylaştıran keçiboynuzu pekmezi, tokluk hissi yaşanmasında etkilidir.
  • Özellikle şeker hastalarının da doğal bir tatlı olarak kullanabileceği keçiboynuzu pekmezi, kan şekerini sağlıklı seviyelerde tutmaya yardımcıdır.
  • İçerdiği vitamin ve mineraller ile kış aylarında yoğun olarak görülen soğuk algınlığı ile grip tedavisine doğal bir ilaç niteliğindedir.
  • Tatlı isteğini doğal yollardan karşılaması ile bilinen keçiboynuzu pekmezi, özellikle çikolata veya çikolatalı tatlılar yerine tercih edilebilir.
  • Antioksidan bakımından zengin olan keçiboynuzu pekmezi, serbest radikallerin vücuttan atılmasını hızlandırır.
  • Lif bakımından zengin bir besin kaynağı olan keçiboynuzu pekmezi, kolesterol ile mücadelede olumlu etkiler gösterir ve kalp sağlığının korunmasını destekler.
  • Vitamin ve mineral deposu olan keçiboynuzu pekmezi sayesinde günlük almamız gereken kalsiyum ve vitamin desteği karşılanmış olur.

Sindirim Sistemi İçin Faydaları

Keçiboynuzu pekmezinin faydaları arasında özellikle kilo verme dönemindeki kişilerin dikkatini çekecek en önemli faydası, sindirim sistemine olan faydasıdır.

İçerdiği doğal lifler sayesinde sindirimi düzenlemeye yardımcı olan keçiboynuzu pekmezi, bununla birlikte tokluk hissine sebep olur ve kilo vermeyi kolaylaştırır.

Şeker Hastalığı İçin Faydaları

Keçiboynuzu pekmezinin faydaları arasında şeker hastalığının olumsuz etkileri ile mücadele etmesi de yer alır.

Bunun nedeni ise, keçiboynuzu pekmezinin tamamen katkısız doğal bir tatlandırıcı olmasıdır.

Özellikle şeker hastalarının doğal tatlar ile beslenmesi gerektiğinden, vücudun istediği tatlı miktarını doğal yoldan karşılamaya yardımcı olur.

Bu sayede kan şekeri seviyesindeki hızlı artış ortadan kalkar ve kan şekeri sağlıklı seviyelerde kalır.

Grip ve Soğuk Algınlığına Karşı Keçiboynuzu Pekmezi!

Özellikle kış aylarında bağışıklığın düşmesi ve sonucunda yaşadığımız grip ve soğuk algınlığına karşı keçiboynuzu pekmezi doğal bir ilaçtır.

Kış aylarında tüketilmesi uzmanlar tarafından da özellikle tavsiye edilen keçiboynuzu pekmezi, içerdiği vitamin ve mineraller ile vücudumuzu hastalıklardan korumaya yardımcı olur.

Tatlı İsteğini Bastırır

Keçiboynuzu pekmezinin faydaları arasında, özellikle çikolata ve çikolatalı tatlıları tüketmekten kendini alamayanlar için en önemli faydası, tatlı isteğini bastırmaya yardımcı olmasıdır.

İçeriğinde doğal ve katkısız tatlı bir aroma olan keçiboynuzu pekmezini, çikolata yerine tüketmenin yanı sıra, evde hazırladığınız tatlılarınız için çikolata sosu yerine de kullanabilirsiniz.

Kalp Sağlığına Faydaları

Kalp sağlığına olan faydası da keçiboynuzu pekmezinin faydaları arasında dikkat çekenlerden bir tanesidir.

İçerdiği sağlıklı lifler sayesinde kolesterol seviyesini dengeler ve bu sayede de kalp sağlığı açısından olumlu etkiler gösterir.

Günlük Vitamin İhtiyacının Karşılanması İçin Gereklidir

Keçiboynuzu pekmezinde günlük almamız gereken vitamin ve mineraller oldukça fazla bulunur.

Bu nedenle dışarıdan aldığımız vitamin ve gıda takviyelerinin yerine en doğal yoldan kullanılabilecek bir mineral takviyesidir.

Keçiboynuzu pekmezini özellikle de kış aylarında her gün 1 tatlı kaşığı kadar tüketmek, vücudumuzun hem hastalıklardan korunması hem de vitamin ihtiyacının karşılanması için oldukça önemlidir.

Keçiboynuzu Pekmezi Nasıl Tüketilir?

Keçiboynuzu pekmezinin faydaları açısından yarar sağlamak isteyen herkes hemen hemen her yaşta bu doğal gıdayı rahatlıkla tüketebilir. Keçiboynuzu pekmezini kararında tüketmek, yukarıda saydığımız pek çok sağlık faydaları sağlamak için önemlidir.

Keçiboynuzu pekmezi nasıl tüketilir? diye merak edenler, aşağıdaki maddelerde keçiboynuzu pekmezinin nasıl kullanılması gerektiğini görebilirler.

  • Sabah kahvaltılarına eşlik etmesi için keçiboynuzu pekmezinden yararlanabilirsiniz.
  • Her sabah aç karnına keçiboynuzu pekmezini 2 çay kaşığı kadar tüketebilirsiniz. Bunu düzenli olarak yapmak, kanınızdaki zehri doğal yoldan temizlemek için idealdir.
  • Nefes darlığı ve astım gibi rahatsızlığı olanlar keçiboynuzu pekmezini yatmadan önce 1 ya da 2 çay kaşığı kadar tüketerek, öksürük şikayetini azaltabilirler.
  • Kalsiyum ihtiyacınızı doğal yoldan karşılamak ve tatlandırıcı olarak keçiboynuzu pekmezinden faydalanmak için, süt ile karıştırıp içebilirsiniz.
  • Eğer sade şekilde tüketmekten hoşlanmıyorsanız, keçiboynuzu pekmezini doğal tatlandırıcı olarak kek ve kurabiye yapımında kullanabilir, sağlıklı tarifler hazırlayabilirsiniz.

Keçiboynuzu Pekmezinin Zararları Nelerdir?

Keçiboynuzu pekmezinin zararları nelerdir? sorusu en az faydaları kadar merak edilmiştir. Ancak şunu söylemek gerekir ki, kontrollü ve kararında tüketildiği zaman, insan sağlığına ciddi bir zararı dokunmamaktadır.

Yine de keçiboynuzu pekmezi tüketiminde, en dikkat edilmesi gereken konunun, dışarıdan satın aldığınız pekmezlerde şeker bulunmadığına, tamamen katkısız ve doğal yollarla üretildiğine özen gösterilmesi olduğunu unutmamak gerekir.

19 Kasım 2018 / by / in
Keten Tohumunun Faydaları Nedir, Ne İşe Yarar ve Nasıl Kullanılır?

Yazımızda köftün yani keten tohumunun faydaları ve yapılan araştırma sonuçları detaylı şekilde inceledik.  Ayrıca keten tohumu ve chia tohumu arasındaki farkları ve keten tohumu ile yapacağınız güzel bir tarifte bulunuyor.

Fakat önce keten tohumu nedir ve nasıl tüketilir biraz göz gezdirelim.

Keten Tohumu Nedir?

Köftün olarak da adlandırılan keten tohumu, küçük kahverengi veya altın renginde olan çekirdeklerdir.

Aslında köftün veya “keten tohumu”, aynı çekirdeğe verilen farklı isimlerdir.

Keten tohumunun faydaları içinde muhteşem bir besleyici lif kaynağı olması yer alır. Aynı zamanda keten tohumu manganez, tiyamin ve magnezyum gibi mineraller ve bitkisel proteinler içerir.

Keten tohumu, dünya çapında alfa linolinik asit (veya ALA) olarak adlandırılan omega 3 yağ asitleri açısından en zengin bitkisel kaynaktır.

Keten tohumunun hakkında benzersiz bir diğer gerçek ise insanlar beslenme düzeninde bir numaralı lignan kaynağı olmasıdır.

Keten tohumu, kendisini en yakından takip eden susam yağına göre yaklaşık yedi kat daha fazla lignan içerir.

Keten Tohumu Nasıl Tüketilir?

Keten tohumu, bütün/öğütülmemiş çekirdekler şeklinde tüketilebilir ama genellikle keten tohumu olarak yiyeceklere öğütülerek eklendiğinde daha faydalı olur.

Öğütülmüş keten tohumu, içerdiği liflerin daha iyi emilmesine yardımcı olur ve böylece keten tohumundan daha fazla fayda sağlanabilir.

Bütün olarak tüketilen keten tohumu, sindirilmeden sindirim sisteminden geçer ve bu nedenle de sunduğu faydalardan yararlanmak mümkün değildir.

Ayrıca keten tohumu, keten tohumu yağı yapımında kullanılır.

Keten tohumu yağı kolay bir şekilde sindirilir ve konsantre sağlıklı yağ kaynağıdır.

Aşağıda kendi keten tohumunuzu nasıl yetiştireceğinize ve öğüteceğinize dahil daha fazla bilgi bulabilirsiniz. Ayrıca yemek tariflerinde keten tohumundan nasıl faydalanabileceğinizi de görebilirsiniz.

Keten tohumu bitkisinin diğer bir ürünü de (Linum usitatissimum), yağlı boya resimlerde ve cam vitrayları ve ahşap koruyucu olarak kullanılan ve kaynatılan bir yağ olan bezir yağıdır.

Kaynatılan bezir yağı asla tüketilmemelidir.

Keten Tohumu Faydaları Nelerdir?

Keten Tohumu Faydaları

Keten Tohumunun Faydaları Nelerdir?

Dünya genelinde güçlü, besleyici ve iyileştirici etkilerinden dolayı hızlı bir şekilde popülerlik kazanan “keten tohumu“, aslında uzun yıllardan beri bilinen bir şifa kaynağıdır. Tohum olarak, hap olarak ve yağ olarak tüketilebilir.

Keten tohumu, sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürme konusunda oldukça yararlıdır. Keten tohumunun kanser, diyabet, kalp rahatsızlıkları, kalp krizi riskini azaltıcı etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanı sıra “hızlı kilo verme“ye yardımcıdır ve “kolesterol” seviyesini düşürücü etkiye sahiptir.

Keten tohumunun faydaları aşağıda liste olarak verilmiş olup yazımızın ilerleyen kısımlarında detaylı açıklamalarına ve bilimsel araştırma sonuçlarına ulaşabilirsiniz.

  • Kalp hastalıkları riskini düşürür.
  • İnme riskini azaltır.
  • Kolesterol seviyesini düzenler.
  • Tokluk hissi verir.
  • Kilo vermeye yardımcı olur.
  • Obeziteyi engeller.
  • Menopoz semptomlarını azaltır.
  • Hormon dengesizliği semptomlarını azaltır.
  • Vücutta mantar oluşumunu engeller.
  • Antioksidan kaynağıdır.

Yüksek Omega 3 Yağ Asidine Sahiptir

Keten tohumunun faydaları listesinden biri eğer vejetaryenseniz veya balık yemiyorsanız, keten tohumu en iyi omega 3 yağ asidi kaynağı olarak kullanabileceğinizdir.

Bitkisel omega 3 yağ asidi olan alfa linolenik asit (ALA) açısından oldukça zengin bir kaynaktır.

Vücudunuz ALA üretmez. Bu nedenle ALA, yediğiniz yiyeceklerden elde ettiğini iki temel yağ asidinden biridir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, keten tohumunda bulunan ALA bileşeninin kalpteki kan damarlarına kolesterol gönderilmesini engellediğini, arterlerdeki enflamasyonu azalttığını ve tümör büyümesini azalttığını göstermiştir.

3.638 kişi üzerinde Kosta Rika’da yapılan bir çalışma, daha fazla ALA tüketen kişilerin daha az ALA tüketen kişilere göre daha düşük kalp krizi riskine sahip olduğunu göstermiştir.

Aynı zamanda 250.000’den fazla kişiyi içeren ve 27 çalışmayı kapsayan büyük bir değerlendirme çalışmasında, ALA bileşeni, kalp hastalıkları riskini %14 azaltmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Birçok çalışma da ALA ve inme riskinin azalmasını ilişkilendirmiştir.

Ayrıca gözlem verilerine dayanan ve yakın zamanlarda yayınlanan bir değerlendirme çalışması, ALA’nin, en çok bilinen iki önemli omega 3 yağ asidi olan eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaeksaenoik asit (DHA) ile karşılaştırılacak kadar fazla kalp sağlığı faydası olduğunu göstermiştir.

Keten tohumunun faydaları bakımından, omega 3 yağ asidi ALA açısından zengin bir kaynaktır. Bitkisel kökenli ALA yağ asitlerinin kanıtlanmış kalp sağlığı faydaları vardır ve bu yağ asitleri, inme riskini azaltmakla ilişkilendirilmiştir.

Kolesterol Seviyelerini Azaltma ve Kalp Sağlığını İyileştirme

Keten tohumunun faydaları arasında içerisinde bulunan lifler, fito steroller ve omega 3’ün, kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olması yer almaktadır.

İçerdiği lignanlar, kardiyovasküler ve diğer kronik hastalıklara karşı koruma sağlamaya yardımcı olur.

Fito steroller, kolesterole benzer yapıya sahip moleküllerdir. Ancak bu moleküller, bağırsaklardan kolesterol emilimini engellemeye yardımcı olur.

Bu bileşenleri içeren yiyecekleri tüketmek, vücutta kötü kolesterol olarak da bilinen LDL seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabilir.

2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Iowa Eyalet üniversitesi, Beslenme ve Sağlık Araştırma Merkezinde bulunan araştırmacılar, 150 miligram (mg) lignan içerecek şekilde günde en az 3 yemek kaşığı keten tohumu yağı tüketen erkelerin kolesterol seviyelerindeki değişime baktılar.

Erkeklerin kolesterol seviyelerinde 3 ay sonra neredeyse yüzde 10 seviyesinde bir azalma gözlendi. Buna karşılık aynı etki kadınlarda gözlemlenmedi.

Iowa’da yapılan araştırmayı yöneten Prof. Dr. Suzanne Hendrich, kadınlarda daha az bulunan ve erkeklerde daha fazla bulunan testosteron seviyelerinin farklı sonuçlara neden olabileceğini ifade etti.

2008 yılında menopoza girmiş 55 Amerikan yerlisi kadın üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, günde 30 g keten tohumu tüketilmesi, LDL kolesterol seviyelerini yüzde 10 seviyesine kadar düşürdü.

Aynı zamanda keten tohumunun içerdiği lifin kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olduğu ve kardiyovasküler hastalık riskini azalttığında inanılıyor.

Keten tohumu hem çözünebilir hem de çözünemez lif içeriyor.

Mayo Kliniğine göre, çözünebilir lifler, kolesterol ve şeker seviyelerini azaltmaya yardımcı olacak jel benzeri bir madde üreterek çözünüyor.

Kalp Birliği (AHA), kalp dostu beslenme düzeninin bir parçası olarak daha fazla lif tüketmeyi öneriyor.

Keten tohumunun faydaları arasında yer alanlardan biri tokluk hissi yaratması. Böylelikle aşırı yemenin önüne geçmek mümkün.

Genellikle yağlı balıklarda bulunan omega 3 yağları, kardiyovasküler riski azaltmakla ilişkilendirilmiştir.

Bazı araştırmacılar, keten tohumunun deniz kaynaklı omega 3 yağlarına alternatif olarak kullanılabileceğini önermektedir.

Sindirim Problemlerine Birebir!

Eğer düzenli ve normal bir bağırsak düzenine sahip olmanızı engelleyecek sindirim sistemi problemleriniz varsa veya kabızlık problemi yaşıyorsanız, keten tohumu yağı almayı göz önünde bulundurabilirsiniz. Bu yağ sindirim sisteminiz daha da rahatlatacaktır.

Keten tohumu yağının sindiriminizi rahatlatmasını istiyorsanız yapmanız gereken, her sabah ılık suyla doldurduğunuz bir su bardağına, 1 ile 3 kaşık arası keten tohumu yağı koyup içmenizdir.

Gün boyunca kendinizi fazlasıyla rahat hissedeceksiniz. Nasıl hissettiğinize bağlı olarak her sabah içtiğiniz bardak sayısını arttırabilir veya azaltabilirsiniz.

Kilo Vermeye Yardımcı Olabilir

Keten tohumunun faydaları arasında en çok merak edilen konu kilo vermeyi destekleyip, desteklememesidir.

Peki ya çalışmalara göre keten tohumu ve kilo verme arasındaki bağlantı ne?

İçerdiği sağlıklı yağlar ve lif sayesinde kilo vermeye yardımcı olur. Tok hissetmenizi sağlar. Böylece fazla kalori almanızı engeller ve bu durum kilo vermenizle sonuçlanır.

Beslenme Dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, keten tohumu ve ceviz, obeziteyi engellemeye ve kilo vermeye yardımcı olabilir.

Keten tohumu sağlıklı yağ ve liflerle dolu olduğu için uzun süre tokluk hissetmenize yardımcı olur.

Bunun anlamı, genel olarak daha az kalori alırsınız ve az kalori almak da kilo vermeye yardımcı olabilir.

Aynı zamanda ALA yağları enflamasyonu azaltarak hormon dengesinin kurulmasına yardımcı olabilir. Böylelikle kilo verme desteklenebilir.

Enflamasyonlu vücut, fazla kiloları tutma eğiliminde olur. Ayrıca, sağlıklı bir beslenme düzeni izleniyorsa, kabızlık ve gaz gibi sindirim sorunları ortaya çıkabilir.

Kilo vermeye keten tohumunu diyetinize eklemekle başlayabilirsiniz. Çorba, salata ve diğer içecek ve yiyeceklere 2-3 çay kaşığı keten tohumu koyarak başlayabilirsiniz. Yemek zevkinize göre, keten tohumunu daha hoşunuza gidecek yemeklerle kombinleyebilirsiniz.

Çorbalara, salatalara veya smoothielere günlük kilo verme planınız bir parçası olarak birkaç çay kaşığı öğütülmüş keten tohumu ekleyin.

Menopoz ve Hormon Dengesizliği Semptomlarını Azaltmaya Yardımcı Olur

Keten tohumunda bulunan lignanların, menopoz geçiren kadınlara birçok fayda sağladığı görülmüştür.

Aslında, keten tohumu bazı durumlarda hormon değiştirme tedavilerine alternatif olarak kullanabilir. Ya da bazı durumlarda lignanların östrojen özellikleri nedeniyle dengeleyici hormon yaklaşımıyla tamamlayıcı tedavi olarak uygulanabilir.

Keten tohumunun östrojen dengeleme yeteneğinden dolayı, keten tohumu aynı zamanda osteoporoz riskini azaltmaya da yardımcı olabilir.

Aynı zamanda norma uzunluktan luteal fazı (yumurtlama ve adet görme arasındaki dönem) teşvik ederek kadınların adet döngülerinin düzenli olmasına yardımcı olabilir.

Keten tohumunun faydaları arasında yer alan hormonal faydalardan yararlanabilmek için kahvaltıda içtiğiniz smoothie içine bir veya iki yemek kaşığı keten tohumu ekleyin veya günün herhangi bir zamanında bir yemek kaşığı keten tohumu alın.

Antioksidan (Lignanlar) Açısından Zengin

Keten tohumunun faydaları arasında en muhteşem olanlardan biri de antioksidanlarla dolu olmasıdır.

Özellikle de lignan adı verilen antioksidanlar, benzersiz lif türü polifenollerdir. Lignanlar, serbest radikal hasarını azaltmaya yardımcı olan antioksidanlardır.

Bu nedenle keten tohumu yaşlanma karşıtı, hormon dengeleme ve hücre yenileme etkileri nedeniyle kullanılmaktadır.

Bunlar çekirdekler, tam tahıllar, fasulyeler, yemişler ve fındıklar gibi işlenmemiş bitkisel yiyeceklerde bulunur.

Zayıf bağırsak sağlığı, sigara içme, antibiyotik kullanma ve obezite gibi sağlıksız yaşam tarzı, vücuttaki lignan seviyelerini etkiler.

Bu nedenle, ideal lignan seviyelerini yakalamak adına besin değeri yüksek bir beslenme düzeninin izlenmesi gerekir.

Lignanlar, doğal “fito östrojenler” veya östrojen hormonuna benzer şekilde çalışan bitkisel besin maddeleri olarak kabul edilir.

Keten tohumunda bulunan fito östrojenler, östrojen metabolizmasını değiştirebilir.

Böylelikle, kişinin hormonal durumuna göre östrojen seviyelerini arttırabilir ya da azaltabilir (diğer bir deyişle, keten tohumu hem östrojeni arttırmak hem de östrojeni azaltma özelliklerine sahiptir).

Örneğin menopoz sonrasındaki kadınlarda lignanlar vücudun daha az aktif östrojen üretmesine neden olur. bu durum ise tümör büyümesine karşı korumanın artmasıyla ilişkilidir.

Lignanlar antiviral ve anti bakteriyel özellikleriyle bilinir.

Bu nedenle düzenli olarak keten tohumu tüketmek, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların ciddiyetini arttırmaya yardımcı olabilir.

Çalışmalara göre polifenoller, midede probiyotik oluşumu destekler ve vücutta mantar ve kandida oluşumunu engellemeye yardımcı olur.

Cildinize Canlılık Katın!

Keten bitkisinin tohumlarının sıkılmasıyla elde edilen keten tohumu yağı, cilt için başlıca doğal nemlendiricilerden biridir. Ciltteki gözenekleri ve sivilcelerden kalan yara izlerini iyileştirir ve temizler. Aynı zamanda keten tohumu yağı, gözlerinizin altındaki koyu halkaların belirginliğini azaltır ve cildinize canlı bir ton katar.

Glutensiz!

Çölyak hastalığınız veya gluten duyarlılığınız varsa, keten tohumunu diyetinize ekleyebilirsiniz. Doğal ve sağlıklı bir yoldur.

Keten tohumu iltihap sökücüdür ve genellikle gluten ve tahıllardan kaynaklanan iltihapların azalmasında önemli rol oynar.

En Büyük Düşmanı Kanser!

Araştırmalara göre keten tohumu, içerisindeki yüksek miktardaki Omega-3 ve lignanlar sayesinde sizi kolon, göğüs, prostat ve yumurtalık kanserinden korur.

Omega-3 ve lignanlar vücuttaki iltihapları azaltmasının yanında hormonları dengeler, tümör büyümesini azaltır ve durdurur.

Candida Mantarını Vücudunuzdan Atın!

Candida mantarı, vücudunuzda sizi elden ayaktan düşürecek semptomlar yaratarak, vücudunuza ciddi hasarlar verebilir.

Hormon dengenizi bozabilir, bağışıklık sisteminizi ve eklemlerinizi zayıflayabilir, sindirim problemlerine yol açabilir, idrar yolu enfeksiyonuna sebep olabilir. Keten tohumu yüksek polifenol içeriği sayesinde probiyotiklerin gelişimini destekler yapıdadır.

Chia Tohumu ve Keten Tohumu Farkı

Chia tohumu ve keten tohumunun aynı besin profilini paylaştığı birçok durum olsa da birbirlerinden oldukça farklı oldukları birçok durum da vardır.

Şimdi bu farklılıklara detaylı bir şekilde bakalım.

  • Keten tohumunda bulunan alfa linolenik asit içeriği, Chia tohumundan çok daha fazladır.
  • Keten tohumu muhteşem bir bitkisel lignan kaynağıyken Chia tohumları değildir. Fakat Chia tohumları diğer antioksidanları içerir.
  • Chia tohumları, keten tohumundan daha fazla lif içerir.
  • Chia tohumları, kalsiyum açısından zengin olsa da keten tohumu değildir.

Farklılıkları belirttiğimize göre her ikisinin de kendi benzersiz besin profiline sahip olduğunu ve benzersiz faydaları olduğunu belirtmek önemlidir.

Yani biri diğerinden daha iyidir diye bir durum söz konusu değildir.

Chia Tohumu faydaları nelerdir yazımıza göz atabilirsiniz.

Keten Tohumu Tarifleri

Keten Tohumu Tarifleri

Keten Tohumu Tarifleri ve Keten Tohumu Nasıl Tüketilir?

Keten tohumu içeren bir tarif denemeye hazır mısınız?

Keten Tohumu Yemek Kitabı: Dünyadaki En Güçlü Bitkiden En Fazla Fayda Elde Etmek için Uygulanacak Tarifler ve Stratejiler kitabında yer alan bir tarifle başlayabilirsiniz.

Meyveli Keten Tohumlu Muffin

Bu yumuşak ve lezzetli keten tohumu muffinleri hem sağlıklı hem de oldukça lezzetli.

Malzemeler:

  • 1/2 bardak ezilmiş ananas ve ananas suyu, konserve
  • 1/2 bardak ince ince doğranmış elma (kabuğuyla birlikte)
  • 2 yemek kaşığı kanola yağı
  • 1 büyük yumurta, eğer varsa omega 3 açısından zengin
  • 2 yumurta beyazı (veya 1/4 bardak eş değer malzeme)
  • 1 bardak yağsız krema
  • 1/4 bardak koyu melas pekmezi
  • 1/2 bardak kuru üzüm, kuş üzümü (veya başka bir kuru meyve, doğranmış)
  • 1 1/4 bardak beyazlatılmamış beyaz un
  • 1/2 bardak tam tahıllı un
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı sodyum bikarbonat
  • 1/4 çay kaşığı tuz
  • 3/4 bardak öğütülmüş keten tohumu

Hazırlanışı:

  1. Fırını önceden 400 dereceye ısıtın. Muffin kalıbının içerisine pişirme kağıdı veya folyo serin. Bölmeleri kapladıktan sonra kanola pişirme yağını sürün.
  2. Büyük bir kap içerisinde ananas ve ananas suyunu, elmaları, kanola yağını, yumurtayı, yumurta beyazlarını veya yumurta beyazı yerine kullandığınız malzemeyi, kremayı ve molas pekmezini hafif ve kabarık hale gelene kadar karıştırın. Kuru üzümleri veya kullandığınız diğer kuru meyveleri ekleyin.
  3. Orta büyüklükte bir kap içerisinde un, kabartma tozu, sodyum bikarbonat, tuz ve keten tohumunu karıştırın.
  4. Keten tohumu karışımına krema karışımını ekleyin ve tüm malzemeler karışana kadar iyice karıştırın. Muffin kalıplarının 1/4 kısmını karışımla doldurun.
  5. Önceden ısıtılmış fırının orta bölmesinde yaklaşık 20 dakika boyunca veya muffinler altın rengi olana kadar pişirin.

Toplam: 12 muffin

Besin Değeri Analizi:

Muffin başına besin değeri: 194 kalori, 5 g protein, 31 g karbonhidrat, 5.5 g yağ, .8 g doymuş yağ, 2.1 g tekli doymamış yağ, 2.6 g çoklu doymamış yağ, 20 mg kolesterol, 4.5 g lif, 224 mg sodyum, 1.7 g omega 3 yağ asidi.

Yağdan alınan kalori miktarı: 28%.

10 Ağustos 2018 / by / in ,
Chia Tohumu (Çiya Tohumu)

Bu yazımızda chia tohumu faydaları nelerdir ve nasıl kullanılır konusunda bilgiler verilmiştir.

Dünya ile birlikte ülkemizde de son yıllarda obezite ile mücadelenin artması, insanları işlenmiş hazır gıdalardan uzaklaştırarak, daha sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenmeye ve sağlıklı gıdalar tüketmeye yönlendirdi.

Günün her öğününde insanların sağlıklı besinler tüketmeye özen gösterdiği şu dönemlerde, adını sıkça duyduğumuz besinlerden biri olan Chia (çiya) tohumundan bahsedeceğiz bu yazımızda.

Chia tohumu faydaları nelerdir, neden chia tohumu tüketmeliyiz? gibi soruların cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Ancak chia tohumu faydaları konusundan önce, sizlere Chia Tohumu nedir? bundan biraz bahsedelim.

Chia Tohumu Nedir? (Çiya Tohumu)

Chia olarak bilinen ve genellikle bizim insanlarımız tarafından okunuş şekliyle yani çiya olarak anılan tohum, nanegiller familyasına ait olan ve aslında çiçekli bir bitki türü olarak doğada yer alan bir çeşittir.

Ancak en yaygın haliyle tohum olarak satışı yapıldığından, neredeyse dünyanın her yerinde tohumu tüketildiğinden, ticari anlamda tohumları için üretilmekte olan bir bitkidir.

Genellikle Güney Amerika ile Güney Meksika bölgelerinde görülen chia bitkisi, dünyaya da buralardan yayılmaktadır.

Chia bitkisinin tohumlarının elde edilip, satışının yapılması sonucunda bu tohumlar, tahıl gevreklerinin içerisine, müsli veya protein barların içerisine katılarak tüketiciye sunulduğu gibi, sadece tohum halinde de marketlerde yaygın olarak rastlanmaktadır.

Chia tohumu faydaları konusuna gelince, bu tohumlar suda bekletildiği zaman şişerek hemen hemen her gıda ile birlikte tüketilmesi özelliğinden kaynaklı, çoğunlukla da zayıflama üzerindeki faydalarından dolayı insanlar tarafından tercih edilmektedir.

Chia tohumu faydaları arasında en önemli olanlarından biri, suda bekletildiğinde şişmesi nedeniyle, küçük bir porsiyon olarak tüketildiğinde bile uzun süre tok tutucu etkisi olmasıdır.

Chia Tohumu Nasıl Kullanılır?

Chia tohumu hakkında bilgi edinen kişilerin, devamında en merak ettikleri soru ise, haliyle chia tohumu nasıl kullanılır? sorusu olmuştur.

Market raflarında artık yaygın olarak bulunabilen chia tohumu, küçük paketler içerisinde satılır ve siyahımsı bir renge sahiptir.

Chia tohumunu satın aldıktan sonra bu haliyle yani çiğ olarak, salatalara, çorbalara, yemeklere, smoothielere koyup tüketebilirsiniz.

Bunların yanı sıra bir kase süt içerisinde bir gece beklettiğiniz chia tohumu sabaha kadar şişip sütün kıvamını puding kıvamına getireceğinden, bu şekilde içerisine kuru meyveler ve kuru yemişler ekleyerek de tüketebilirsiniz.

Bu haliyle özellikle de diyet yapan kişiler tarafından, kahvaltı öğünü ya da ara öğün olarak sıklıkla tercih edilmektedir.

Keten tohumu faydaları incelemesi yazımızın bu kısmında keten tohumu ve chia tohumu arasındaki farkları öğrenebilirsiniz.

Chia Tohumu Faydaları Nelerdir?

Yazımızın ilk kısımlarında genel bilgiler verdikten sonra, şimdi esas konumuz olan chia tohumu faydaları nelerdir? sorusunun cevabına geçebiliriz.

Chia tohumunun faydaları aşağıda maddeler halinde belirtilmiş olup detaylı bilgiyi alt başlıklar halinde yazımızın devamında bulabilirsiniz.

  • Tokluk hissi verir.
  • Vücuttan toksinlerin atılmasını sağlar.
  • Anemi hastalığının etkilerini azaltır.
  • Chia tohumu günlük demir ihtiyacının büyük kısmını karşılar.
  • Faydaları arasında Tip 2 Diyabet etkilerini azaltması bulunur.
  • Glikoz seviyesini dengeler.
  • Stres, panik atak, depresyon gibi ruhsal hastalıkları engeller.

Chia Tohumunun Zayıflama Açısından Faydaları

Yazımızın ilk paragraflarında da bahsettiğimiz üzere, chia tohumu faydaları arasında en yaygın olarak göze çarpan faydası, zayıflama üzerinde etkili olmasıdır.

Tohumların şişerek midede yer kaplaması sonucu uzun süre tokluk hissettiren chia tohumu sayesinde, açlık hissi azalır ve kilo verme hızı artış gösterir.

Chia tohumu faydaları arasında bizim ülkemizde de en sık başvurulan faydası kilo verdirme etkisi diyebiliriz.

Bu nedenle özellikle de diyet yapan kişiler tarafından hem ara öğünlerde, hem kahvaltılarda sıklıkla chia tohumu tüketilmektedir.

Chia tohumunun faydaları hakkında araştırma yaparken, bu besinin hemen hemen her yiyeceğe eklenerek tüketilebildiği bilgisini de paylaşmak isteriz.

Mesela sabah kahvaltınız da omletinizin içerisine bir miktar chia tohumu ekleyebilir, salatalarınızın içerisine ilave edebilir, chia tohumu ile kendinize sağlıklı pudingler hazırlayabilirsiniz.

Chia Tohumunun Sindirim Sistemine Faydaları

Chia tohumu faydaları arasında, sindirim sistemine olan faydası da oldukça önemli olanlarından biridir.

Bunun en büyük sebebi de, chia tohumunun lif içeren besin grubunda yer almasıdır.

Yoğun lif içeriği sayesinde mide ve bağırsak sağlığına oldukça faydalı olan chia tohumu, sindirim sistemine olumlu etkileri ile bilinen gıdalar arasındadır.

Uzman görüşlerine göre bir tatlı kaşığı kadar chia tohumunu bir bardak ılık su ile birlikte her gün tüketmek, toksinlerin vücuttan daha hızlı atılması için oldukça etkilidir.

Bunun yanı sıra chia tohumu faydaları içerisinde kolay sindirim sağlaması da yer alır.

Chia Tohumu Kansızlığa İyi Gelir

Chia tohumu faydaları konusunu araştırırken karşımıza en çok çıkan zayıflama üzerindeki faydaları olsa da, kansızlık gibi rahatsızlıklarla mücadele etmesi de chia tohumunun yadsınamaz önemli faydalarından biridir.

Chia tohumunun içerisinde bulunan yüksek demir sayesinde, anemi gibi kan rahatsızlıklarının vücuda olan olumsuz etkileri azalır diyebiliriz.

İçerdiği demir sayesinde vücuttaki alyuvar sayısını arttırdığı gözlemlenen chia tohumu, düzenli olarak her gün tüketildiğinde, günlük demir ihtiyacını yüksek oranda karşılayıp, kansızlık problemini azaltır.

Chia Tohumu Kan Şekerini Dengeler

Chia tohumunun sağlık açısından en önemli faydalarından biri de kan şekerini dengelemesidir.

Bu özelliği sayesinde, diyabet hastalarının diyetlerinde de tavsiye edilen besinlerden biri olan chia tohumu, lif içerdiğinden, vücuttaki karbonhidratların hızlı sindirilmesini yavaşlatır ve böylelikle kandaki glukoz seviyesi dengelenip, tip 2 diyabet önlenir.

Chia tohumu faydaları arasında en önemli faydalarından biri olarak gösterilen kan şekerini dengelemesi hususunda kendinize yarar sağlamak için, bir kase yoğurda 1 yemek kaşığı chia tohumu ekleyerek günde bir defa tüketebilirsiniz.

Chia Tohumu Depresyon Etkilerini Azaltır

Chia tohumu faydaları arasında diğer bir önemli sayılacak faydası, ruh sağlığımızı iyileştirmesi ve depresyonun etkilerini azaltmasıdır.

Chia tohumunun faydalarından biri olan depresyonu önleme özelliği ise, besinin içerisinde yer alan B vitaminleri ile omega-3 yağ asitlerinden gelmektedir.

Çünkü hemen hemen hepinizin bildiği üzere, beyin sağlığına en çok olumlu etkisi olan bu besin grupları sayesinde stres, panik atak, depresyon gibi ruhsal bozukluklar minimuma indirgenir.

Ruh sağlığı açısından da uzmanların tavsiyesi, mutlaka günde en az bir öğününüzde chia tohumu tüketmek gerektiği yönündedir.

1 Ağustos 2018 / by / in
Polenin Faydaları: Arı Poleni ve 7 İnanılmaz Faydası

Polenin faydaları hakkında sizlere detaylı bilgiler sunacağımız yazımızda, öncelikle polen nedir? sorusunun cevabını vererek başlayalım.

Polen Nedir? sorusunun cevabı herkesin de bildiği gibi çiçeklerde bulunan erkek organ hücresine verilen addır.

Arıların çiçeklere konması sonucu üzerilerine yapışan polen tozları, sonrasında arıların başka bir çiçeğin dişi hücresine temas ettiğinde çiftleşme gerçekleşmektedir.

Polenin faydaları geçmişten günümüze oldukça fazla kullanılmış doğal şifa yöntemleri arasındadır.

Hatta Osmanlı dönemlerinde polenin faydalarından çok sık yararlanıldığı ve polenin gıda takviyesi olarak da kullanıldığı bilinmektedir.

Polenin faydaları içerisinde barındırdığı çok sayıda aminoasit, doğal hormon, enzim, madensel tuzlar, karbonhidrat ve sayısız faydalı vitaminlerden gelmektedir.

Polenin içerisinde insanlar için sağlığa faydalı olan tam tamına 22 çeşit yararlı aminoasit bulunduğu bilinmektedir. Polenin içerisinde bulunan vitaminler arasında ise B grubunun hemen hemen tüm vitaminleri ile A, C, D, E vitaminleri yer almaktadır.

Polenin insan sağlığına olan faydaları o kadar önemlidir ki, uzmanların yaptığı araştırmalara göre eğer arılar yok olup polen üretimi de buna bağlı olarak biterse, dünya üzerindeki yaşam da yok olacak demektir.

Bunun en önemli nedeni de arı poleninin üretimi için asla yapay yöntem kullanılamamasıdır. Polen elde etmek için doğal yollara, yani arılara ihtiyaç vardır.

Polenin faydaları hakkında bahsederken şu önemli bilgiyi de paylaşalım ki, arı poleni Alman Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç olarak kabul edilmiş ve resmi kayıtlara geçmiştir.

Doğanın mucizesi olan arıların bir diğer şifa kaynağı besin arı sütü hakkında bilgi almak için aşağıdaki bağlantıdaki detaylı incelememize göz atabilirsiniz.

Arı Sütünün Faydaları

Polen Nasıl Tüketilir?

Polenin faydaları konusunu sizlere açıklarken asıl önemli olan konunun, polen nasıl tüketilir? sorusunun cevabı olduğunun farkındayız.

Bu nedenle polen tüketimi yaparken alerjik hastalıklarınız varsa, tüketim miktarına dikkat etmeniz gerektiği konusudur. Çünkü polen alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

Ayrıca arı poleni tüketimi yaparken alerjik rahatsızlığı olmayan kişiler bile günde bir tatlı kaşığından fazla tüketmemelidir.

Günlük olarak kesin ifadeyle tüketilmesi gereken polen miktarı bir tatlı kaşığıdır. Bunun nedeni de polenin içerisinde diğer gıdalara oranla besin değerinin çok fazla olmasıdır.

Polen oluştuktan sonra tüketime hazır hali, granül şeklindedir. Bu sebeple poleni direkt olarak tüketebileceğiniz gibi, başka besinlerle de karıştırıp tüketebilmek mümkündür.

Eğer poleni karıştıracağınız besini mesela süt ile karıştıracaksınız, ısıtacaksanız eğer, poleni ısıtma esnasında değil, ısındıktan sonra ekleyip karıştırmanız tavsiye edilir.

Polenin Faydaları

Arı Poleni

Arı Poleninin faydaları nelerdir?

Vücudumuza kazandırdığı vitamin ve mineraller açısından polenin faydaları oldukça önemli faydalardır.

Özellikle de çocukların sağlıklı gelişimi için polen tüketimini doğru bir şekilde çocuklara da alıştırmak, onların büyüme dönemlerini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarına yardımcı olur.

Polenin Cilde Faydaları

Polenin faydaları arasında en önemli faydalarından biri olarak gösterebileceğimiz faydası, polenin cilde faydalarıdır.

Bu önemli besin, içerisinde bulundurduğu aminoasit ve mineraller sayesinde cildi hastalıklara karşı koruma görevi görür.

Polenin iyi geldiği cilt hastalıkları arasında en başta sedef hastalığı ile egzama gelir. Bu gibi cildi tahriş eden cilt rahatsızlıkların tedavisinde poleni topikal olarak kullanmak mümkündür.

Hem hücre yenilenmesini hızlandıran polen, hem de bu vesile ile cildin erken yaşlanmasının da önüne geçmiş olur.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

Polenin faydaları arasında bağışıklık sistemini güçlendirmesi de yer alır.

Yapılan uzman araştırmalar sonucunda elde edilen verilere göre, eğer bir kişi poleni günlük olarak önerilen miktarı aşmadan tüketmeyi alışkanlık haline getirirse, polen sayesinde vücut direnci artar ve vücut daha fazla enerji kazanır.

Bu da bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

Kalp Ve Damar Sağlığını Korumaya Yardımcıdır

Arı poleni içerisinde bulunan önemli antioksidan değerler, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcıdır.

İçerisinde bulunan aktioksidanlar sayesinde, hem kolesterol seviyesini sağlıklı seviyelerde tutmaya yardımcı olan polen, hem de kılcal damar sağlığını korumaya destek olur.

Arı poleni sayesinde kan dolaşımı hızlanır, kanın pıhtılaşma sorunu ortadan kalkar. Böylece kalp hastalıklarına yakalanma riski de en aza indirgenmiş olur.

Solunum Yollarına Faydalıdır

Solunum yollarına da oldukça faydalı olduğu bilinen arı poleni, özellikle de akciğerler üzerinde önemli ve olumlu etkilere sahiptir.

Astım ve bronşit gibi hastalıklarda ayrıca etkili olduğu bilinen arı poleni sayesinde, bu hastalıklar ile mücadele eden kişilerde, hastalıkların sebep olduğu ataklar azalır.

Madde Bağımlılığına Karşı Etkilidir

Yapılan araştırmalar sonucunda, polenin faydaları arasında madde bağımlılığına karşı etkili olması da ispatlanmıştır.

Madde bağımlılığı ile mücadele eden kişilerde meydana gelen kriz durumlarında, kişiye polen yedirildiğinde isteğin azaldığı saptanmıştır.

Hormon Sağlığına Faydası

Polenin faydalarından biri de hormonlar için olan faydasıdır. Özellikle de hormon güçlendirici etkisi ile bilinen arı poleni, afrodizyak etki gösterip, gebelik şansını arttırmaya yardımcı olan doğal bir besin kaynağıdır.

Ayrıca polenin kısırlık üzerinde de olumlu etkileri olduğu söylenmektedir. Yumurtalıkları güçlendirmesi ve gebeliğe zemin hazırlaması polenin en önemli etkileri arasındadır.

İştah Açar

Özellikle de yeme bozukluğu olan kişiler için tavsiye edilen doğal besinlerden biri de arı polenidir. Çünkü arı poleninin iştah açıcı etkisi bulunmaktadır.

Yeme bozukluğu tedavisinde en doğal yöntemlerden biri olarak arı poleni tüketimi, iştahın açılmasına yardımcı olarak yeme düzenini sağlamaya yardımcı olur.

Bağırsak Sağlığını Korur

Polenin faydalarından biri de bağırsak sağlığını korumaya yardımcı olmasıdır. Düzenli polen tüketimi, bağırsak iltihaplarını gidermeye, kabızlık ve ishal gibi bağırsak problemlerinden kurtulmaya yardımcı olur.

Ayrıca erkeklerde sıkça görülen prostat hastalığının tedavisinde de polen kullanımının olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.

Polenin faydalarını öğrendik peki propolisin faydaları nelerdir biliyor musunuz? Faydaları ve bir çok konunun incelendiği aşağıdaki bağlantıdaki yazımıza da bekleriz.

Antioksidan Etkisi

Vücudumuzu antioksidan özelliği zengin takviyelerle beslemek, vücudun yenilenmesini hem de organların düzenli bir şekilde çalışmasını destekler. Bu noktada da antioksidan özelliği en zengin takviyelerden biri polendir.

Polenin zengin antioksidan özelliği sayesinde vücudumuzla birlikte cilt hücrelerinin de yenilenmesi mümkündür. Bu da daha canlı, yavaş yaşlanan bir cilt demektir.

Sindirime Faydası

Düzenli çalışan bir sindirim sistemi için en önemli adımlardan biri de enzimlerdir. Polenin içerisinde ise gıdalardan alacağımız enzimlerden daha fazlası vardır. Günlük olarak tavsiye edilen miktarda düzenli polen tüketimi ile sağlıklı bir sindirim sistemine kavuşmak mümkündür.

Polenin Saça Faydaları

Cilde olduğu gibi saçlar için de en doğal mucizelerden biri polendir. Polenin içerisinde bulunan niacin ve cystin adı verilen bileşenler saç sağlığını oldukça olumlu yönde etkilerler.

Özellikle saç dökülmesinde ve zayıf saç tellerini onarmada çok etkili olan poleni daha güçlü ve sağlıklı saçlara kavuşmak için, günde 3 çay kaşığı kadar tüketebilirsiniz.

Polen, saçlara olan olumlu etkisini düzenli kullanımda en hızlı gösteren doğal bir mucizedir.

Propolis Faydaları

Polenin Zararları Nelerdir?

Yukarıda saydığımız faydaları haricinde daha birçok faydası bulunan polen için, merak edilen diğer bir soru da, polenin zararları nelerdir? sorusudur.

Her besin gibi polenin de özellikle aşırı ve yanlış tüketilmesi sonucu ortaya çıkabilecek ciddi zararları olduğunu bilmek, buna bağlı olarak doğru ve kontrollü tüketmek gerekir.

  • Polenin zararları arasında, kişiden kişiye değişiklik gösterebilecek en önemli zararı alerjik reaksiyon göstermesidir.
  • Alerjik olarak polen tüketiminden sonra meydana gelebilecek etkiler, deride şişme, kaşıntı, halsizlik gibi belirtilerdir. Bunlar oluştuğu taktirde acilen doktora danışılmalıdır.
  • Polen tüketimine başlamadan önce, herhangi bir yan etkisi olup olmayacağı konusunda uzman görüşüne başvurmak sağlığımız için büyük önem taşır.
  • Ayrıca yan etkilerinden biri olarak, karaciğer ve böbreklere hasar verebilmesi de polenin ciddi yan etkileri arasında yer almaktadır.
UYARI: Hamilelikte polen tüketimine dair çok ciddi bulgular yer almasa da, anne adaylarının hem bebeğin hem de kendi sağlıkları açısından polen tüketimi yapmadan önce mutlaka doktor tavsiyesi almaları önerilmektedir.
7 Mayıs 2018 / by / in
Arı Sütü Faydaları ve Zararları Nelerdir, Nasıl Kullanılır?

Arı sütü yani bir diğer süslü olan ismi ile Royal Jelly son zamanların popüler ürünleri arasında yerini almaya başlamış gözüküyor. Peki arı sütü faydaları neden bu kadar önemli?

Bir önceki yazımızda arıların sadece bal yapmadığını propolis, arı sütü ve polen gibi vücudumuza sağlık katacak ürünleri sağladığından bahsetmiştik.

Peki arı sütü faydaları için kısa bir özet geçsek olacaksak eğer antibakteriyel , anti-tümör ve yara iyileştirici özellikleri en göze çarpan faydaları olarak gözükmektedir.

Arı sütü nedir, arı sütü kullanımı ve arı sütü faydaları yazımızı incelemeye başlamadan önce arı sütü kadar faydaları olan propolisin faydaları ve hakkında merak ettiğiniz her bilgiyi içeren Propolis Faydaları yazımıza göz atabilisiniz.

Arı Sütü Nedir?

Arı Sütü Nedir?

Arı sütü nedir ve nasıl kullanılır?

Peki bu arı sütü nedir, nereden geliyor diye merak ediyorsunuzdur?

Arı sütü işçi arılardan 5-15 günlük olanların yutak üstü bezlerinden salgılamakta oldukları bir maddedir.

Kremsi beyaz renkte ve akıcı bir kıvamda olan bu maddenin ekşimsi bir tadı ve keskin bir kokusu bulunmaktadır.

İşçi arıların salgıladıkları bu madde ile yavru arılar beslenmektedir. Hücre büyümesi ve önemli bir oranda protein miktarı içeren bu madde ile yavru arılar ilk üç gün beslenerek güçlenirler. üçüncü günden sonra polen ve bal ile beslenmeye devam ederler.

İşçi arıların arı sütü salgılamasının bir diğer önemli madde ise arı sütünün kraliçe arının ana besin kaynağı olmasıdır. Royal Jelly isminin nereden geldiğini bu şekilde daha iyi anlamışsınızdır.

Dikkat etmeniz gereken diğer bir nokta kraliçe arının sadece arı sütü ile beslendiği ve diğer arılar ortalama 2 aylık ömürleri varken kraliçe arının ise 6 yıl yaşayabildiğidir.

Arı Sütü Kullanımı

Arı sütü kesinlikle buz dolabında saklanması gereken bir üründür. Buzdolabında saklanan bir arı sütünün en fazla 2 ay içerisinde tüketilmesi gerekmektedir.

Kullanım süresinin uzatılması için -18 derece olan bir yer kullanılabilir. Örneğin -18 derece olan bir buzlukta arı sütü 18 ay kadar dayanabilmektedir.

Arı sütü saklanma şartlarının haricinde nasıl tüketileceği de önemlidir.

Arı sütünü bala karıştırarak tüketebilirsiniz. Eğer sadece arı sütü alacaksanız tüketimi sırasında metal kaşık kullanmamanız gerekmektedir. Plastik ya da tahta bir kaşık kullanabilirsiniz.

Arı sütü sabahları aç karnına ve ağza alındığı zaman bir süre dil altında bekletilerek yutulmalıdır. Arı sütü kullanımından sonra ise ortalama 20 dakika başka bir besin tüketilmemesi tavsiye edilmektedir.

Tüketim miktarı olarak günlük 10-12 gram kullanabilirsiniz. Eğer ilk defa arı sütü kullanımına başlıyorsanız eğer düşük miktarlarda başlayarak tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Arı sütünü ilk defa kullanacak kişiler günde 2 kere ya da 3 kere ufak miktarlarda alabilirler. Örneğin ilk gün sabah, öğle ve akşam olmak üzere her öğünde 1’er gram kullanabilirsiniz. Her haftanın sonunda kullanım miktarını 1’er gram arttırarak öğünleri 2’şer grama çıkarabilirsiniz.

Dikkat: Burada dikkat etmeniz gereken eğer arı sütünü ilk defa kullanıyorsanız vücudunuzun vereceği tepkiyi ölçmeniz olacaktır. Ayrıca bir hastalığınızın tedavisi için kullanacaksanız doktorunuzdan onay almanızı tavsiye ederiz.

Mucizevi arıların diğer bir ürünü olan polenin ne olduğu, faydaları ve bir çok konu hakkında bilgi almak istiyorsanız polenin faydaları yazımıza göz atabilirsiniz.

Arı sütü faydaları arasında bir çok sebep bulunmaktadır. Şimdi bu faydaları detaylı şekilde inceleyelim.

Arı Sütü Faydaları Nelerdir?

Arı Sütü Faydaları

Arı Sütü Faydaları Nelerdir?

Hem bal hem de arı sütü faydaları sebebiyle uzun yıllar boyunca kullanılmıştır. Her iki üründe faydaları bakımından oldukça karıştırılmaktadır.

Genel olarak arı sütü kullanım durumları;

  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek
  • Astım hastalıklarında
  • Soğuk algınlığı ve girip tedavisinde
  • Cilt sağlığında
  • Saç sağlığında
  • Enerji ve canlılık elde etmek
  • Antibiyotik etkisi için
  • Uykusuzluk sorunlarında
  • Böbrek ve karaciğer hastalıklarında
  • Yaraların iyileşmesinde
  • Düşük tansiyon durumlarında
  • Kanserle mücadele etmek için
  • Sindirim sorunları için
  • Diyabet hastalıkları için
  • Kemik erimesinin önlenmesi
  • Kırıkların hızlı iyileşmesi

Arı sütü bir çok kişi tarafından ilaç niyetine kullanılmaktadır. Propolis, bal ve polen gibi bir çok faydası bulunan arı sütü faydaları arasında bilimsel araştırma sonuçlarına göre göz atalım.

Kanserle Mücadele Eder

Yapılan araştırmalar arı sütünün kullanımının tüm kanser türlerinde tümörün büyümesini yarı yarıya yavaşlattığını göstermektedir.

Ayrıca bir sonraki maddede anlatacağımız gibi bağışıklık sistemini güçlendirmesi sebebiyle kanser yayılımını azaltarak hastanın tedavi sürecine etki etmektedir.

Ayrıca kanser tedavisi sırasında kullanılan radyoterapinin ve kemoterapinin oluşturacağı yan etkileri azaltarak hastanın daha çabuk toparlanmasını sağlamaktadır.

Oxford Üniversites tarafından yapılan bir araştırmaya göre arı sütü faydaları arasında anti-tümor etkileri yer almaktadır.

Yapılan araştırmada arı sütünün etkin maddelerinden olan HDA-10’nun tümörün büyümesini yavaşlattığı ve engellediği tespit edilmiştir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

Arı sütünün bağışıklık sistemini güçlendirerek olası hastalıklara karşı etkili olduğu bilinmektedir. Yapılan bir çok araştırmada bu durum tespit edilmiş olup aşağıda belirtilen araştırma sonuçlarına göz atabilirsiniz.

2001 yılında “International Immunopharmacology” dergisinde yayınlanan araştırmaya göre arı sütü faydaları arasında bağışıklık sistemini güçlendirmesi önemli bir rol aldığı belirtilmiştir.

Düzenli arı sütü kullanımında antikor üretimini uyarıcı özellikleri olduğu gözlemlenmiştir.

Yapılan farklı bir araştırma da ise arı sütü kullanan kişilerin, kullanmayan kişilere göre savunma hücrelerinin(T1-T2) miktarında önemli artışlar gözlemlenmiştir.

Alzheimer Önlenmesi ve Tedavisi

Son zamanlarda yapılan araştırmalarda arı sütü faydaları arasında kısa süreli belleği arttırabileceği belirtilmektedir.

İpucu: Kısa süreli bellek yani örneğin bir telefon görüşmesinde size verilen farklı bir numarayı telefonu kapatana kadar aklınızda tutmanız ya da herhangi bir eğitim ya da benzeri bir durumda not alırken eğitmenin söylediklerini aklınızda tutarak yazabilme durumunuzdur.

Alzheimer hastalığının hafıza bozuklukları ve öğrenme ile ilişkili olduğunu biliyorsunuzdur. Bu nedenler İleri Biyomedikal Araştırmalar tarafından alzheimer ve arı sütü faydaları üzerine incelemeler yapılmıştır.

Yapılan araştırmalar sonucunda arı sütünün içeriğinde bulunan antioksidan maddeler sayesinde nörodejeneratif hastalıkların oluşmasının önlenmesinde ve tedavi edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Faydalı Bakteriler İçerir

Arı sütü, bifidobakterilerin yani bağırsaklarınızda yaşayan bir bakteri grubunun kaynağı durumundadır. Bu bakteriler mide-bağırsak sistemin sağlığını destekleyen yararlı bakteriler olduğu için vücudumuz için gerekli olan bakteriler arasında yer almaktadır.

Yapılan araştırmalar bifidobakteri varlığının antikansinojen yani kanser oluşumunu engellemesinde önemli rol aldığını belirtmektedir.

Bu sebeple bağırsaklarda yer alan bifidobakterilerin aktifliğini ve canlılığını arttırılması için arı sütü kullanımı tavsiye edilmektedir.

Menopoz Etkilerini Azaltır

Yapılan araştırmalar arı sütü tüketiminin menopoz döneminde olan kadınların, menopoz belirtilerinin azalmasına ve duygularını düzenlemesine yardımcı olacağını belirtmektedir.

Arı sütü, çuha çiçeği yağı ve damiana ile yapılan bir karışım menopoz semptomlarını azaltabilmektedir.

Kemik Erimesine İyi Gelir

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan bir araştırmada arı sütü faydaları ile kemik kaybı arasındaki ilişki incelenmiştir.

Fare denekler üzerinde yapılan araştırmada arı sütü ve arı poleninin kemik kaybını azaltıp azaltamayacağı incelenmiş ve arı sütü verilen deneklerin kemik sağlığı bakımından bir çok olumlu farklılıklar olduğu gözlemlenmiştir.

Arı sütü verilen deneklerin kemik dokularında kalsiyum ve fosfat seviyeleri daha yüksek miktarda olduğunu ve bu sebeple osteoporoz nedeniyle kemik erimesi durumunun azalacağı tespit etmiştir.

Yaraların Hızlı İyileşmesini Sağlar

Uzun bir süredir arı sütünün yaraları iyileştirmesi bakımından yararlı olduğu bilinmektedir.

2010 yılında yapılan bir araştırmada bir yara 48 saat boyunca arı sütü ile tedavi edilmiş ve yaranın iyileşme sürecinin durumu analiz edilmiştir.

Araştırma sonucunda fibroblast yani bağ dokularının ana hücrelerinin göçünün artmasına ve yara iyileşme sürecinde etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Diyabet Tedavisi

Arı sütü faydaları arasında tip 2 diyabet türü hastaların iyileşme sürecinde etkili olması yer almaktadır.

Tip 2 diyabet ve arı sütü faydaları üzerine yapılan bir çok araştırma bulunmakta olup araştırmalardan biri şu şekildedir.

Tip 2 diyabet hastası olan 40 hasta üzerinde yapılan bir incelemede hastalara her gün 10 gram arı sütü verilmiştir.

Araştırma sonucunda arı sütü verilen tip 2 diyabet hastalarının, arı sütü verilmeyen tip 2 diyabet hastalarına göre daha fazla glikoz seviyelerinde olup değişiklikler gözlemlenmiştir.

Uzun süreli kullanımında arı sütünün tip 2 diyabet hastalarının iyileşmesinde doğal bir tedavi yöntemi olabileceğini kanıtlanmıştır.

Arı Sütünün Zararları Nelerdir?

Her ne kadar arı sütü faydaları sebebiyle son yıllarda beslenme rutinleri arasına girip önemli sağlık faydaları sağlasa da, arı sütünün özellikle de aşırı miktarda tüketiminden kaynaklanan zararları da söz konusudur.

Arı sütünün zararları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Özellikle çok fazla tüketimi sonucunda alerjiye neden olabilir. Bu gibi durumlarda arı sütü tüketimi hemen durdurulmalı ve doktora danışılmalıdır.
  • Yetişkin insanların günlük arı sütü tüketimlerinin 2 gramdan fazla olmaması tavsiye edilir. Belirlenen bu miktar aşıldığında zehirlenmelerin meydana gelebileceği uzman görüşleri arasındadır.
  • 1 yaşın altında olan bebeklere kesinlikle arı sütü verilmemelidir.
  • Yanlış yani sahte arı sütü kullanımı faydadan çok zarar getirir. Bu nedenle arı sütünü aldığınız yere dikkat etmelisiniz. Zaten fiyat olarak da oldukça pahalı olan bu ürünü, bildiğiniz ve güvendiğiniz bir satış noktasından almalı, sahte ürünlere itibar etmemelisiniz.
30 Nisan 2018 / by / in