Baharatlar

Biberiye Neye İyi Gelir? Biberiyenin Sağlığınız Üzerindeki 5 Önemli Etkisi

Son zamanların yemeklere lezzet katması için kullanılan biberiye neye iyi gelir incelemeden önce biberiye besin değerleri ve kalori değerleri nelerdir inceleyelim.

Biberiye Besin Değerleri

Biberiyenin 100 gramı ortalama 131 kalori olup besin değerleri aşağıdaki gibidir.

  • Kalori – 56 kcal
  • Karbonhidrat – 7.6 gr (%2.5 RDI)
  • Lif – 2.9 gr (%10 RDI)
  • Toplam Yağ- 2,6 gr (%3.9 RDI)
  • Protein – 0,9 gr (%1.6 RDI)
  • A vitamini – 51 IU (%1 RDI)
  • Potasyum – 154 mg (%4.5 RDI)
  • Kalsiyum – 211 mg (%22 RDI)
  • Demir – 5 mg (% 28 RDI)

RDI: Örneğin Demir % 37 RDI yazılışının anlamı günlük demir ihtiyacınızın %37’sini 100 gram biberiye tüketerek karşılayabildiğimiz anlamına gelmektedir.

Biberiye Neye İyi Gelir?

Biberiye neye iyi gelir maddeleri arasında, bağışıklık fonksiyonunu teşvik etmek, hazımsızlığı önlemek, cildi korumak ve saçı beslemek, beyne koruma sağlamak, konsantrasyon ve retansiyonu arttırmak, kanseri önlemek ve maküler dejenerasyonu önlemek gibi sağlık açısından önemli maddeler yer almaktadır.

Bağışıklık Fonksiyonunu Teşvik Eder

Biberiye zengin bir antioksidan ve anti-inflamatuar bileşik kaynağıdır, bu nedenle vücudun bağışıklık sisteminin işlevlerini artırmasına yardımcı olur ve aynı zamanda vücut çevresindeki enfeksiyonlarla savaşan maddelerin dolaşımını artırır.

Bazı çalışmalar, biberiyede bulunan anti-oksidanların, aşırı serbest radikallerin insan vücudunda neden olduğu zararlı veya zarar verici sonuçları nötralize etmede ve vücudun patojenik mikroplara bağışıklıklarını iyileştirmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir.

Buna karşılık, bedenin sağlığı, görevini kendi başına gerçekleştirmesini ummaktan çok daha verimli bir şekilde korunur.

Hazımsızlığı Önler

Hazımsızlık genellikle altta yatan bir rahatsızlığın belirtisidir ve üst abdominal bölgede rahatsızlık ile karakterizedir. Bu rahatsızlığı hafifletmek için, Biberiye özü yardımcı olabileceğini kanıtlayabilir. Bu özüt, yutulan gıda partiküllerinin tam olarak sindirilmesine etkili bir şekilde yardımcı olabilir ve ayrıca aşırı asit üretimini veya asit reflü gibi disfonksiyonu içeren mide bozukluklarını tedavi etmek için de uygundur. Biberiye çayı tüketerek hazımsızlık sorunları dahil olmak üzere bir çok sağlık sorununun önüne geçebilirsiniz. Detaylı yazımız için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Cildi Korur ve Saçı Besler

Cilde serbest kan akışını uyararak ve antiseptik özellikleri sayesinde egzama, dermatit ve hatta mantar enfeksiyonları gibi hastalıkların yönetiminde yardımcı olması sebebiyle biberiye neye iyi gelir maddeleri arasındadır.

Biberiye ayrıca sağlıklı saç gelişimini desteklemek ve alopesi (saç ekimi bölgelerindeki saçların kısmi veya tamamen kaybı) gibi saç durumlarını önlemek için kullanılır, özellikle kombine edildiğinde ve kafa derisi üzerinde kepek yönetimini desteklemek için kullanılabilir.

Ayrıca, kepek önleyici losyonlarda da kullanılır.

Beyni Koruma Görevini Üstlenir

Biberiye neye iyi gelir sorusunun bir diğer cevabı, beyinde serbest radikallerin etkilerini tamponlama yeteneğini veren önemli bileşenler içermesidir. Biberiye ayrıca erken beyin yaşlanmasından korunma sağlayabilir.

Biberiye özü, kanserli hücrelerin büyümesini engelleyerek ve hasar görmüş hücreleri yeniden canlandırarak kansere karşı savaşma kabiliyetine sahiptir. Biberiye özütü ayrıca insan lösemi ve göğüs karsinom hücrelerinin yayılmasını yavaşlatmaya yardımcı olabilir ve bir anti-tümör virüsü olarak kullanılır. Biberiyedeki diğer önemli bileşenler bile beyni doku iltihabından koruyabilir ve beyindeki kanın pıhtılaşmasını azaltabilir ve inme olasılığını azaltabilir.

Konsantrasyonu ve Hafızayı Güçlendirir

  • Biberiye, beyni uyarabilir ve böylece bilişi geliştirebilir.
  • Biberiye neye iyi gelir maddelerinden biri de Aromaterapide kullanılmasıdır.
  • Aromaterapide kullanıldığında, biberiyenin kokusu, burundaki epitelyum yoluyla beyne doğrudan geçer ve dikkatli bir şekilde yayılma, konsantrasyon ve kalıcı hafızayı arttırır.
  • Beynin işlevlerini iyileştirme yolunda çalıştığı için, biberiye de ruh halini iyileştirmeye yardımcı olur ve depresyon ile anksiyeteyi hafifletebilir, aynı zamanda daha büyük bir başarı ve refah duygusu kazanır.
15 Eylül 2019 / by / in
Çemen Otu Tohumunun Faydaları

Çemen otu tohumunun faydaları ile ilgili yazımızdan önce çemen otunu inceleyelim. Bildiğimiz adı ile çemen otu botanik dünyasında trigonella foenum graecum olarak bilinir. Ülkemizde sadece çemen olarak da adlandırılarak kullanılır. Akdenizden Uzak Doğu taraflarına kadar bolca bulunmakta, yetiştirilmekte ve tüketilmektedir. Hindistan ve Orta Doğu  ülkelerin de ise baharat tüketiminin yaygın olmasına bağlı olarak daha sık tüketilen baharatlardan birisidir. Genellikle kahvaltılık olarak satılan ya da pastırmada kullanılan çemen bu tohumun toz edilmiş, ufalanmış ve kullanıma hazır hale gelmiş olanıdır.

Çemen Otunun Faydaları

  • Sindirim sisteminizin daha düzgün çalışmasına fayda sağlar ve hazımsızlık, kabız gibi sorunlarınıza yardımcı olur.
  • İçerdiği antioksidan sayesinde vücudu temizler ve yaşlı hücrelere müdahale ederek genç hücre sayısının artmasına yardımcı olur.
  • Mide ve bağırsak sorunları için faydalıdır. Gaz, şişkinlik gibi sorunlarınıza yardımcı olur.
  • Kandaki yağ ve karaciğerdeki toksinlerin temizlenerek atılmasına yardımcı olur.
  • Süt oluşumuna katkı sağladığı bilindiğinden emzirme dönemindeki bayanlar için daha fazla süt oluşumu sağlar.
  • Cinsel gücü arttırıcı etkisi vardır.
  • Kan şekeri düzenleyici bir etkisi vardır.
  • Östrojen hormonu salgılanmasında yardımcı olarak bayanlarda göğüslerin dolgunlaşmasına yardımcı olur ayrıca bu etki sebebiyle menopoz döneminde ağrı ve sancılarınızın azalmasında yardımcı olur.
  • Zihinsel gücü arttırarak unutkanlık düzeyinizi düşürmenize yardımcı olur.
  • Cilt lekelerinin giderilmesine yardımcı olur.

Çemen Otunun Zararları

Kandaki potasyum miktarını azalttığı için çemen otunun aşırı tüketimi potasyum eksikliği bulunan kişiler için önerilmez. Bu kişilerde fazla tüketimi sonrasında ishal ve baş dönmesi gibi semptomların baş göstermesine sebep olabilir. Ayrıca kan sulandırıcı etkisi bulunduğundan cerrahi operasyon öncesinde de tüketilmesi önerilmemektedir.

Çemen Otu Çayı Tarifi

Malzemeler;

  • 1 litre su
  • 2 yemek kaşığı çemen otu

Bir litre suyu kaynatın. Kaynamış suyun içine 2 yemek kaşığı kadar çemen otu tohumu ekleyin ve karışımı yaklaşık olarak 2,5 saat bekletin. Daha sonra üzerine 3 yemek kaşığı limon suyu ekleyerek tüketebilirsiniz.

11 Eylül 2019 / by / in
Ciğer Otunun Faydaları ve Zararları

Ciğer Otu Nedir?

Ciğer otu nodangiller familyasındandır. 10-15 santimetre boyunda çok yıllık, otsu bir bitkidir. Çiçekleri önceleri kırmızımtıraktır. Sonradan morumsu – maviye dönüşür. Gövdesi dik ve tüylüdür. Yumurta şeklinde olan beyaz yaprakları vardır. Çiçekleri nisan ayında toplanarak gölgede kurutulur. İçeriğinde tanen, müsilaj, şekerler, reçine ve sabit yağ vardır. Yaprakları kullanılabilir. Aynı zamanda bu ota yaşayan yerli kesim dağ lalesi ve üşen de demektedir. Doğada bulunarak yarar sağladığını bilsekte bu bitkinin zehirli türleride bulunmaktadır. Bu nedenden dolayı bitkinin kesinlikle bilinçli bir şekilde kullanılması gerekir.

  • A ve C vitaminleri bakımından oldukça zengindir.
  • Kan yapıcı etkisi bulunmaktadır.

Ciğer Otu Nerelerde Yetişir?

Ciğer otu doğal yapısı gereği Asya ve Avrupada ılıman kesimlerde yetişmektedir. Batı Avrupa’dan başlayarak Doğu Türkmenistan’a kadar uzanan bir bölgede yetiştirilmektedir. Genellikle tropikal iklimi daha çok sevdiği bilinen ciğer otu ülkemizde en çok Akdeniz bölgesinde görülmektedir. Nemli toprak ve ıslak kayaların arasında yetişmekte veya ağaç gövdelerinde bolca bulunmaktadır.

Bahçenizde ya da çevrenizde ciğer otu yetiştirmek isterseniz nemli ve gölge bir alanda yetiştiricilik yapabilirsiniz. Ekim için ciğer otunun tohumu ya da kökü kullanılabilir. Hiçbir özel bakım istemeyen bu bitki tuzlu bir şekilde çoğalarak ekilen bölgede çoğalacaktır.

Ciğer Otunun Faydaları Nelerdir?

  • Öksürüğü keserek göğüsünüzün yumuşamasına yardımcı olur.
  • Boğaz enfeksiyonlarında tedaviye yardımcıdır.
  • Ciddi akciğer hastalıklarının tedavisini destekler.
  • İltihap kurutucu özelliği sayesinde balgam atmanıza yardımcı olur.
  • Güçlü bir idrar söktürücüdür
  • Kurutularak toz haline getirilen ciğer otu yaraların ve cilt iltihaplarının tedavisinde de faydalıdır.
  • Bağırsak konusunda problem yaşayan kişilerin kabızlık sorunu için kullanılabilir.

Ciğer Otunun Yan Etkileri ve Zararları Nelerdir?

Bilinen o ki ciğer otunun bilinen bir yan etkisi ve zararı bulunmamaktadır. Fakat her bitkide olduğu gibi kullanım miktarını aşmamak gerekli. Bunun aksi halde aşırıya kaçıldığında ishale sebep olabilir. Ayrıca kronik, ciddi bir rahatsızlığı olan kişilerin, hamilelerin ve emzirme döneminde bulunan kadınların ya da alerjik bir bünyeye sahip olanlar mutlaka ciğer otunu kullanmadan önce doktora başvurmalıdırlar.

Bitkisel Ciğer Otu Tarifi

  • 1 bardak su
  • 1 yemek kaşığı ciğer otu

Suyun tamamını kaynatın. Daha sonra biraz bekleterek üstüne 1 yemek kaşığı ciğer otunu üzerine ekleyerek 15-20 dakika demlenmesini bekleyin. Demlenme işleminden sonra çayı süzerek afiyetle tüketebilirsiniz.

İsterseniz içine bitkisel bir karışım olarak bal, yada benzeri bitkiler ekleyerek bir arada demleyebilir ve bu şekilde tüketebilirsiniz. Günde en fazla 2-3 defa bir fincan olmak kaydıyla tüketmeniz tavsiye edilir.

7 Eylül 2019 / by / in
Tarçının Faydaları ile Gelen Güzellik

Tarçının Faydaları ile Gelen Güzellik

Hem hoş kokusu hem de lezzetli tadı dolayısıyla annelerimizin yemeklerde bol bol kullandığı tarçının faydaları sayesinde güzelliğinize güzellik katacağını hiç düşündünüz mü?

Evet, yanlış duymadınız! Aktarlarda kolaylıkla bulunabilen bu mucizevi baharat, aynı zamanda tam bir güzellik iksiri. Saçlardan cilde, sindirimden selülit gidermeye kadar birçok faydası olan tarçın, evde kolayca hazırlayabileceğiniz maskeler ile sizler için vazgeçilmez bir kişisel bakım aracına dönüşüyor.

Tarçının Faydaları

Önce kısa bir özet şeklinde tarçının faydaları konusunda söz etmek isteriz. Tarçın insanlık tarihinin ilk yıllarından beri kullanılmaya başlayan baharatların başında yer alıyor. Özellikle Eski Mısır dönemlerinde içeceklere aroma vermesi sebebiyle çokça kullanılan tarçın, sonrasında çeşitli rahatsızlıkların tedavisine iyi geldiği keşfedilince vazgeçilmez baharatlar arasında yer almıştır. Hatta o dönemlerde tarçının mumyalama işlemi sırasında da kullanıldığı söylenir.

Tarçın tarihin ilk dönemlerinde şifalı bitkiler arasında baş sıralarda yer alan ve hatta altından bile daha değerli olduğuna inanılan bir baharat olmuştur.

Günümüzde ise özellikle sütlü tatlılara hem hoş kokusu hem de mükemmel aroması ile lezzet katan tarçın, güzelleşmek için de sıkça başvurulan baharatlardan biri.

İşte tam da bu noktada “Tarçının Faydaları ile Gelen Güzellik” başlığı altında, sizin için evde kolaylıkla hazırlanan ve kişisel bakımlarınızın vazgeçilmezi olacak tarçın kürlerini derledik.

Bu arada kısa bir hatırlatma yaparak, eğer sizin de bunlar dışında kullandığınız tarçın bakımlarınız varsa bizimle paylaşmayı unutmayın diyor ve sizleri tarçının faydaları ile baş başa bırakıyoruz:

Tarçın ile Daha Dolgun Dudaklar

Hangi kadın daha dolgun ve pürüzsüz dudaklara sahip olmak istemez ki? Sonu hüsranla sonuçlanan dolgu – botox işlemleri, maliyeti oldukça fazla olan estetik ameliyatlar şöyle kenarda dursun, gelin biz sizlere hem ucuz hem de pratik bir yolla temin edebileceğiniz tarçınlı dudak bakımı tarifimizi verelim ve sizler de tarçın ile daha dolgun dudakların keyfini çıkarın.

Tarçınlı Dudak Maskesi Malzemeler:

  • 1 Çay Kaşığı Toz Tarçın
  • Vazelin
  • Diş Fırçası

1 çay kaşığı toz tarçını yine aynı miktarlarda vazelin ile karıştırıp diş fırçası yardımı ile dudaklarınıza sürün. Tabi bu işlemden önce dudaklarınızı iyice temizlemiş olmanız gerekli. Diş fırçası yardımı ile dudaklarınıza yaklaşık 30 saniye boyunca peeling hareketleri ile masaj yapın. Çok fazla bastırmamaya özen gösterin ki dudaklarınız tahriş olmasın.

Tarçın bir baharat olduğundan dudaklarınızın hafif kızarması normaldir. Fakat işlemi uygularken 30 saniyeyi geçmemeye çalışın ki dudaklarınızda çok fazla yanma ve kızarıklık hissi oluşmasın.

Dudaklarınızı verilen sürelerde hafif hareketlerle fırçaladıktan sonra dudağınıza tekrar bir kat vazelin geçebilir ve yumuşacık kalmalarını sağlayabilirsiniz.

Bu işlemi haftada 1 kez uygulayabilir ve tarçın ile daha dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz.


Tarçın Yağı ile Selülit Tedavisi

Tarçının ne denli mucizevi bir baharat olduğunu söylemiştik. İşte size bir kanıt daha, kadınların korkulu rüyası selülitlere tarçın yağı ile savaş açıyoruz.

Tabi selülit tedavisi uzun bir süreç olduğundan bu bakımı düzenli yapmak ve yediklerinize dikkat ederek, sporla desteklemek de oldukça önemli.

Aktarlardan kolayca temin edeceğiniz tarçın yağı selülitlerin en büyük düşmanlarından biri. Tarçın yağını alın ve duştan sonra selülit olan bölgelerinize ya parmak uçlarınızla ya da kozmetik marketlerde bulunabilen selülit fırçası yardımı ile hafif bastırarak dairesel hareketlerle uygulayın.

Bu bakımı düzenli olarak her duştan sonra yaparsanız ve yukarıda da bahsettiğimiz üzere, spor ve sağlıklı beslenme ile desteklerseniz, selülitlerinizle o kadar hızlı vedalaşırsınız.

Tarçınlı Ballı Yüz Maskesi

Tarçının bir diğer güzellik mucizesi de cilde olan faydası. Tarçın hem ciltteki ölü deriyi temizlemesi, hem cildi nemlendirmesi hem de siyah nokta ve aknelere savaş açması sebebiyle harika bir cilt bakımı sunuyor.

Peki tarçınlı cilt maskesi nasıl hazırlanır? İşte o işin en kolay kısmı, şöyle buyrun:

Tarçınlı Yüz Maskesi Malzemeler:

  • 1 Çay Kaşığı Tarçın
  • 3 Yemek Kaşığı Bal

3 yemek kaşığı balı ve 1 çay kaşığı tarçını macun kıvamına gelene kadar küçük bir kabın içerisinde karıştırın. Daha sonra iyice temizlenmiş cildinize, göz çevreniz hariç ince bir tabaka halinde sürün. Maskeyi cildinizde yaklaşık 10 dakika beklettikten sonra soğuk su ile hafif hareketlerle durulayın.

Sonrasında her zaman kullandığınız günlük nemlendiricinizi sürebilirsiniz. Bu maskeyi de 2 haftada 1 kez cildinize uygulayabilirsiniz.


Karın Şişkinliğine Tarçın Çayı

Şişkinlik hissi hem kadınlar hem de erkekler için oldukça rahatsız eden durumların başında geliyor. Kilo probleminiz olmasa bile belirli dönemlerde yaşanan bu karın şişkinliği kabus olmaktan öte gitmiyor derken, tarçının faydaları burada da devreye giriyor ve şişkinlik azaltan bir kahramana dönüşüyor.

Tarçınla karın şişkinliğini nasıl azaltırım? Derseniz, bunun cevabı da oldukça basit; Tarçın Çayı!

Sadece 2-3 adet çubuk tarçın ve sıcak suyla hazırlayacağınız tarçın çayı, hem midenizi rahatlatır, hem kan şekerinizi dengeleyip tatlı isteğinizi azaltır, hem de karın şişkinliğinin önüne geçer.


Tarçınlı Saç Maskesi Tarifi

Tarçının faydaları ile gelen güzelliklerin bir diğeri de saçlarınıza güzellik katması. Eğer zaman zaman saç derinizde kepek, pullanma gibi sorunlar yaşıyorsanız ya da saç dökülmesinden şikayetçiyseniz bu sorunlardan da tarçınlı saç maskesi ile kurtulabilirsiniz.

Tarçınlı Saç Maskesi Nasıl Yapılır?

  • 1 Yemek Kaşığı Bal
  • 2 Çay Kaşığı Tarçın
  • 3 Yemek Kaşığı Zeytinyağı

Öncelikle zeytinyağını kısık ateşte ılık kıvama getirin. Ardından tarçın ve balı ekleyerek bütün malzemeleri kremsi kıvama gelene kadar karıştırın. Sonrasında elde ettiğiniz bu maskeyi hem saç köklerinize masaj yaparak uygulayın ve yaklaşık 15 dakika kadar bekletin.

Saçınızdaki maskeyi önce suyla akıttıktan sonra şampuan yardımıyla temizleyin. Bu saç bakımını da haftada 1 kere yapabilirsiniz.

Daha önce de hatırlattığımız gibi sizin de bunlardan farklı olarak kullandığı tarçın bakımlarınız varsa ve bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.

Tarçının elinizin altından eksik olmayacağı günlerle, sizlere ve güzelliğinize sağlık olsun.

16 Ağustos 2019 / by / in
Kekik Yağının Faydaları Nelerdir? Enfeksiyon, Mantar ve Doğal Antibiyotik

Kekik Yağı Nedir?

Kekik yağının faydaları konusuna geçmeden önce kekik yağı nedir biraz inceleyelim.

Kekik (Origanum vulgare) nane ailesinde (Labiatae) yer alan bir bitkidir.

Kekik, yaklaşık 2.500 yıldır sağlık alanında değerli bir bitki olarak kabul edilmektedir. Uzun süredir grip, hazımsızlık ve mide ağrılarını tedavi etmek için kullanılmaktadır.

Kekik yapraklarını yemek pişirirken kullanarak iyileşmek için en iyi bitkilerden birini tüketmiş olabilirsiniz ama kekik esans yağı pizza sosundan daha fazlasıdır.

Akdeniz, Avrupa ve Güney ve Orta Asya’da bulun medikal kekik, esans yağını çıkarmak için distile edilir.

Bir kilo esans yağı üretmek için 1.000 kilo yabani kekik gerekir. Yağın aktif maddeleri alkolde saklanır ve harici (cilt üstüne) ve dahili şekilde esans yağı olarak kullanılır.

Medikal takviye veya esans yağı haline getirildiğinde kekik, “kekik yağı” adını alır. Yukarıda bahsedildiği gibi, kekik yağı faydaları arasında antibiyotiklerin doğal alternatifi olarak kabul edilmesi yer alır.

Kekik yağı, karvakrol ve timol adı verilen ve anti-bakteriyel ve anti-fungal özelliklere sahip iki güçlü bileşene sahiptir.

Kekik yağı karvakrolden oluşurken bitkinin yaprakları fenol, triterpen, rosmarinik asit, ursolik asit ve olenolik asit gibi antioksidanlardan oluşur. (2b)

Kekik Yağının Faydaları Nelerdir?

Kekik esans yağı ne için kullanılır? Kekik yağında bulunan baskın iyileştirici bileşen olan karvakrol, cildi farklı alerjilere karşı korur.

İtalya’daki Messina Üniversitesi, Eczacılık Fakültesine göre:

Monoterpenik fenol olan karvakrol gıda bozulması veya patojenik mantar, maya ve bakteri ve ilaç direnci ve biyofilm oluşturan mikroorganizmalar gibi insan, hayvan ve bitki patojenik mikroorganizmalarına kadar geniş bir spektrumda bulunmaktadır.

Kekik yağında bulunan karvakrol o kadar etkilidir ki PubMed üzerindeki 800’den fazla araştırma bu konuya odaklanmıştır.

Karvakrolun ne kadar çok fonksiyonlu ve etkileyici olduğunu göstermek adına, çalışmalarda aşağıdaki genel sağlık sorunlarını nasıl azalttığı gösterilmiştir:

  • Bakteriyel enfeksiyon.
  • Mantar enfeksiyonu
  • Parazitler
  • Virüsler
  • Enflamasyon
  • Alerjiler
  • Tümörler
  • Hazımsızlık
  • Anti-mikrobiyal özelliklerinden dolayı, kekik saklama süresince gıda kalitesini korumak için kullanılmıştır.

Aşağıda maddeler halinde belirttiğimiz kekik yağının faydalarının geniş açıklamalarını ve bilimsel araştırma sonuçlarını yazımızın devamında bulabilirsiniz.

  • Antibiyotiklerin doğal alternatifleri olarak kullanılır.
  • Enfeksiyon ve bakterilerin çoğalmasını engeller.
  • İlaçların yan etkilerini azaltmaya yardımcı olur.
  • Faydaları arasında ayak mantarı tedavisinde kullanılması bulunmaktadır.
  • Kekik yağı sindirim sorunlarını tedavi etmede yardımcı olur.
  • Mide bulantısı, gaz, şişkinlik ve karın ağrısına iyi gelir.

Antibiyotiklerin Doğal Alternatifi

Sık antibiyotik kullanmanın yarattığı sorun ne? Geniş spektrumlu antibiyotikler, hem enfeksiyona neden olan bakterileri hem de sağlığa yararlı bakterileri öldürdükleri için zararlı olabilir.

Wall Street Journal sürekli antibiyotik kullanmanın yarattığı tehlikelere dair oldukça iyi bir makale yayınladı.

Yazar “Yakın tarihli çalışmalar, doktorların gereksiz yere hem iyi hem kötü bakterileri öldüren, geniş spektrumlu antibiyotik yazdığını gösteriyor.” demiştir.

Aşırı antibiyotik kullanımı ve gereksiz geniş spektrumlu antibiyotik yazmak, bir dizi soruna neden oluyor.

İlaçların bakteriler karşısında daha az etkili olmasına neden olabilir ve antibiyotik direnci olan bakteriler ortaya çıkabilir.

Sindirime yardımcı olan, vitamin üreten ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan iyi bakterileri (probiyotikleri) yok edebilir.

Maalesef geniş spektrumlu antibiyotikler sıklıkla yazılır ve genellikle viral enfeksiyonlar gibi etkisiz oldukları durumlarda kullanılır.

Antimikrobiyal Kemoterapi Dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre Utah Üniversitesi ve Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezi araştırmacıları, doktorların antibiyotik yazarken yüzde 60 oranında geniş spektrumlu türleri yazdıklarını görmüştür.

Pediatri dergisinde yayınlanan benzer bir çalışmada ise çocuklara antibiyotik yazıldığında yüzde 50 oranında ve genellikle solunumla ilgili hastalıklarda geniş spektrumlu olanların tercih edildiği ortaya çıkmıştır.

Aksine, kekik yağının faydaları arasında girmesine sebep olan ne?

Temelde kekik yağı kullanmak, sağlığınızı korumak adına “geniş spektrumlu bir yaklaşım”.

Aktif bileşenleri bakteri, maya ve mantar gibi zararlı patojen türleriyle savaşmaya yardımcı oluyor.

Tıbbi Gıda Dergisinde 2013 yılında yayınlanan bir çalışmaya göre kekik yağı “Patojenik sistemlere karşı kullanılabilecek pahalı olmayan doğal anti bakteriyel maddedir”.

Enfeksiyon & Bakteri Çoğalmasıyla Savaşır

İdealden uzak olan antibiyotiklerin kullanımı hakkında iyi haberlerimiz var:

Kekik yağının faydaları içinde antibiyotikler tarafından tedavi edilemeyen bakterilerle savaşmaya yardımcı olduğuna dair kanıtlar var.

Birçok çalışma, kekik yağının bir dizi hastalık karşısında zararlı antibiyotikler yerine kullanılabileceğini onaylıyor.

Tıbbi Gıdalar Dergisinde 2011 yılında yayınlanan bir çalışmaya, beş farklı zararlı bakteri türüne karşı kekik yağı anti-bakteriyel özelliklerini değerlendirdi.

Kekik yağının faydaları içinde olan anti-bakteriyel özelliklerini değerlendirdikten sonra, beş tür için de önemli anti-bakteriyel özellik gösterdiği bulunmuştur.

En yüksek aktivite E.Coli türüne karşı gözlenmiştir. Bu da kekik yağının gastrointestinal sağlığını desteklemekte ve ölümcül gıda zehirlenmelerine karşı korumak sağlamakta kullanılabileceğini göstermekte.

Gıda ve Tarım Bilimi Dergisinde 2013 yılında yayınlanan bir çalışmaya göre “Portekiz kökenli O. vulgare ekstratı ve esans yağı, endüstride kullanılan sentetik kimyasalların yerine geçebilecek güçlü adaylar.

Araştırmacılar, kekiğin antioksidan ve anti-bakteriyel özelliklerini inceledikten sonra Origanum vulgare türünün, yedi bakteri suşunun büyümesini engellediğini buldu.

Revista Brasileira de Farmacognosia Dergisinde yayınlanan ve fareler üzerinde gerçekleştirilen bir çalışma da önemli sonuçlar buldu. Listeria ve E.Coli gibi bakterilerle savaşmaya ek olarak kekik yağının patojenik mantara yardımcı olabileceği bulunmuştur.

Diğer kanıtlar kekik yağının aktif bileşenlerinin (timol ve karvakrol), bakteri enfeksiyonu kaynaklı diş ağrısı ve kulak ağrısıyla savaşmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Enfeksiyon Hastalıkları Dergisinde 2005 yılında yayınlanan bir çalışma, “kulak kanalına yerleştirilen esans yağları veya bileşenleri, akut otit medyayı etkili olarak tedavi edebilir” sonucunu bulmuştur.

İlaçların Yan Etkilerini Azaltmaya Yardımcı Olur

Son yıllarda, birçok çalışma kekik yağının faydaları arasında ilaçların yan etkisini azaltmaya yardımcı olduğunu bulmuştur..

Bu çalışmalar kemoterapi ilaçları veya kronik arterit ilaçları gibi oldukça kötü yan etkilere sahip ilaçları kullanan kişilere umut verdi.

Klinik ve Deneysel Tıp Dergisinde yayınlanan bir çalışma, kekikteki fenol yağının farelerde metotreksat toksisitesine karşı koruma sağlamaya yardımcı olduğunu göstermiştir.

Metotreksat, kanser ve römatoyit arterit tedavisinde sık kullanılan ve tehlikeli yan etkileri olan bir ilaç Kekik yağının faktörleri azaltma yeteneği değerlendirildikten sonra araştırmacılar, kekiğin antioksidant ve anti-enflamatuvar özelliklerinin yardımcı olduğuna inanmaktadır.

Kekik, MTX’in olumsuz yan etkilerine karşı koruma sağlama konusunda bazı ilaçlardan daha iyi sonuçlar göstermiştir.

Farelerin siyatik sinirindeki farklı markerları değerlendirerek, karvakrolun MTX tedavisi gören farelerde enflamatuvar tepkilerini azalttığı görülmüştür. Göreceli olarak yeni bir araştırma alanı olarak, bu sonuçların yaygın olarak kabul edilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğine inanıyorum.

Benzer şekilde Hollanda’da yapılan bir araştırma, kekik yağının faydaları içinde “oral iyon terapisi boyunca, kalın bağırsakta bakteri büyümesini ve kolonileşmesini engellediğini” sonucuna ulaşmıştır.

Demir eksikliğinin yol açtığı anemi tedavisinde kullanılan oral demir terapisi mide bulantısı, ishal, kabızlık, reflü ve kusma gibi sorunlara yol açmaktadır.

Karvakrolün gram-negatif bakterilerin dış membranını hedef aldığı, membran geçirgenliğini arttırdığı ve zararlı bakterilerin yok olmasına neden olduğu düşünülmektedir.

Antimikrobiyal özelliklerinin yanı sıra karvakrol, demir terapisinin yan etkilerini azaltacak şekilde bakterilerin iyonu almasına yardımcı oluyor.

Ayak Mantarını Tedavi Etmeye Yardımcı Olur

Çalışmalardan biri ısı, tuz ve esans yağı (kekik dahil) kullanımının T. rubrum miselimi ve t. mantogrophytes konidyasına karşı savaştığını ve ayak mantarını tedavi ettiğini göstermektedir.

Araştırmacılar “esans yağı ve tuzla birleştirilen ısı terapisinin, ayak mantarı tedavisinde umut verici sonuçlar gösterdiğini” belirtmiştir.

11 esans yağının ayak mantarına neden olan mantar aktivitesi karşısında test edilmesinden sonra, kekik yağının en güçlü etki gösterdiği gözlemlenmiştir (tarçın, limon otu ve karanfil kekiği izlemiştir).

Bu sebeple kekik yağının faydaları arasında ayak mantarını tedavi etmesi bulunmaktadır.

Sindirim Sorunlarını Tedavi Etmeye Yardımcı Olur (SIBO & mide ekşimesi dahil)

Origanum vulgare içerisinde bulunan aktif bileşenler, mide kaslarını rahatlatabilir ve iyi-kötü bakteri oranını dengeleyebilir. Kekiğin aktif bileşenleri arasında yer alan timol, nane yağında bulunan mentol bileşenine benzerdir.

Mentol gibi timol de boğaz ve midedeki yumuşak dokuları rahatlatarak gastroözofageal reflü hastalığı, mide ekşimesi ve yemek sonrası rahatsızlığı giderebilir.

Bakterileri dengelemeye yardımcı olarak aşırı büyümeyi engellediği için kekik esans yağı Kandida ve SIBO tedavisinde veya ince bağırsaklarda bakteri artışını kontrol altına almada kullanılır.

SIBO gaz, şişme ve hazımsızlığa neden olan karbonhidrat içeren besinlerin neden olduğu bir hastalıktır.

Origanum vulgare bakteri üremesini azaltır ve sindirim sistemini ve besin emilimini etkileyen enfeksiyonları tedavi etmek için rifaksimin (Xifaxan) gibi antibiyotik ilaçlar yerine kullanılabilir.

Sağlık & Tıp Alanında Küresel Gelişmeler Dergisinde 2014 yılında yayınlanan bir çalışma, bitkisel anti-mikrobiyel kullanımının, SIBO tedavisinde en az antibiyotikler kadar etkili olduğunu bulmuştur.

Laktoz testiyle SIBO teşhisi konulan 104 kişi rifaksimin (1.200 miligram) veya bitkisel anti-mikrobiyellerle dört hafta boyunca tedavi edildiğinde, sonuçlar bitkisel anti-mikrobiyel ile tedavi edilen hastaların yüzde 46’sının rifaksimin antibiyotiği ile tedavi edilenlerin yüzde 34’ünün semptomlarında rahatlama olduğu görülmüştür.

Ayrıca rifaksimin dozundan sonra SIBO geçirmeye devam eden 44 hastadan 14’ü, daha sonra bitkisel anti-mikrobiyel ile tedavi edilmiştir.

Antibiyotiklerden sonra iyi hissetmeseler bile katılımcıların %57’si kekik yağının faydaları konusunda olumlu bakmaktadır!

Parazitleri Tedavi Etmeye Yardımcı Olur

Çalışmalardan biri, dışkılarında parazit (sindirim bozukluğuna yol açan Blastocystis homini dahil) bulunan yetişkinlerin altı hafta boyunca 600 miligram kekikle desteklediği durumlarda, gastrointestinal semptomlara önemli azalma olduğu gözlenmiştir.

Entamoeba hartmanni (dört vaka), Endolimax nana (bir vaka), ve Blastocystis hominis (sekiz vaka) tamamen kaybolmuştur..

”Blastocystis homini pozitif çıkan 11 hastadan yedisinin mide bulantısı, gaz, şişkinlik ve karın ağrısı gibi gastrointestinal semptomları iyileşmiştir.

Enflamatuvar Durumlarını Yönetmede Yardımcı (IBD veya Romatizma)

Kekik, güçlü antioksidan özelliklerini taze ve kuru formunda korur.

Yüksek antioksidan konsantrasyonu nedeniyle, kekik esans yağının faydaları içinde oksidatif hasarı azaltmaya, mutajenez, karsinojenez ve “serbest radikal aktiviteleri” nedeniyle yaşlanmayı önlemeye yardımcı olması bulunmaktadır.

Serbest radikallerin kanser, kardiyovasküler hastalıklar, nörodejeneratif rahatsızlıklar ve ilaç toksisitesi gibi kronik durumlara katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

Çalışmalardan biri kekik bitkisinin ve esans yağının birlikte kullanılmasının, farelerde enflamatuvar öncesi sitokinezi azalttığı ve kolit (bir tür enflamatuvar bağırsak hastalığı) oluşumunu azalttığını göstermiştir.

Başka bir çalışma ise kekik yağının tekrar eden solunum yolu rahatsızlıkları, tümör büyümesi ve römatoyit arterit tedavisinde faydalı olduğunu gösterdi.

Arjantin Nacional de Córdoba Üniversitesi araştırmacıları, Origanum vulgare türünden elde edilen esans yağının “anti-bakteriyel, antioksidan ve kemo-önleyici özellikleri olduğunu ve biyoreseptör ajanı olarak önemli bir rol oynayabileceğini” belirtmiştir.

Kaynak
Dr. Axe
Dr. Ingram
Dr. Weil

8 Ağustos 2019 / by / in
Kişniş Tohumu Faydaları ve Zararları Nelerdir? – 7 Önemli Faydası

Maydanoz familyasına ait bir bitki çeşidi olan kişniş tohumu faydaları açısından en çok kullanılan bölümü tohumlarıdır.

Mutfaklarımızda çok kullanılan bir baharat olmasa da, halk dilinde “aş otu” diye adlandırılan ve yemeklere lezzet vermek için kullanılan kişniş tohumu faydaları itibariyle evlerimizde daha sık bulundurmamız gereken bir baharattır.

Kişniş Nedir?

Kişniş tohumu faydaları konusunu ele aldığımız yazımızda, kişniş nedir? sorusunu yakından inceleyim.

Kişniş aslında maydanozgiller arasında bulunan bir bitkidir. Yeşil yaprakları bulunan kişniş, bu görünümüyle maydanozu da andırır.

Afrika’da ve Asya’da yaygın olarak bulunduğu bilinen kişniş, ülkemizde ise Akdeniz bölgesinde yetişmektedir.

Kişnişin taze olarak bulunabilmesi için özellikle Burdur ve Isparta bölgelerinde yetiştiği için bu bölgelerde ve Ağustos ile Eylül arası toplanması gerekir. Ancak taze haline ulaşımı zor olan kişnişin tohumlarının yılın hemen her zamanı bulunması mümkündür.

Tohumlarının kurutulup öğütülmesi sonucunda elde edilen kişnişin faydaları tohumlarından da alınabilmektedir. Kişniş tohumlarını ise aktarlarda kolayca bulabilmek mümkündür. Bu tohumlar yuvarlak minik açık kahverengi renge sahip tohumlardır.

Kişniş Tohumu Faydaları Nelerdir?

Zengin besin içeriğine sahip olması nedeniyle sağlığa çok yönlü faydaları bulunan kişniş, ister taze olsun ister toz halinde olsun her iki şekilde de kullanılarak fayda sağlamaktadır.

Taze kişnişi salatalarınızda kullanabileceğiniz gibi, öğütülmüş kişnişi de ister bal ile karıştırıp doğrudan tüketerek ya da yemeklere lezzet katmak için kullanıp, kişnişin faydalarından yararlanabilirsiniz.

Kişniş tohumu faydaları içeriğinde bulunan C vitamini, K vitamini, karoten, protein, kalsiyum ve fosfor gibi değerli bileşenlerden gelir. Ayrıca kişnişin antioksidan değeri de oldukça yüksektir.

Bağışıklık Sistemine Faydası

Kişnişin içerisinde bulunan C vitamini ve anti-bakteriyel özelliği kişniş tohumu faydaları arasında bağışıklık sistemini güçlendirici etkisini doğurur.

Taze ya da tohum halinde tüketilen kişniş, içeriğindeki değerli vitamin ve mineral desteği sayesinde vücut bağışıklığını güçlendirici etki gösterir. Mikroplarla savaşmaya büyük oranda yardımcı olan kişniş, özellikle kış aylarında meydana gelen grip ve soğuk algınlığına karşı en doğal ilaçlardan biridir.

Kişnişi aktarda satılan toz haliyle alıp, bal ile karıştırarak tüketirseniz, özellikle kış aylarında hastalıklara karşı vücut direncini arttırmış olursunuz.

Sindirim Sistemine Faydası

Kişnişin mideye olan olumlu etkisi de kişniş tohumu faydaları arasında önemli olanıdır. Özellikle taze olarak salatalara eklenen veya zeytinyağlı yemeklere maydanoza muadil olarak kullanabileceğiniz kişniş yaprakları mideyi rahatlatmaya yardımcı olur.

Sindirimi kolaylaştırıcı etkisi bulunan kişniş, çiğ olarak ya da yemeklere katılarak tüketildiğinde, midede oluşan gazı ve şişkinliği azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Ağız Sağlığına Faydası

Ağız kokusunu doğal yollarla tazeleyici etkisinin bulunması kişniş tohumu faydaları arasındadır. Bu sebeple kişniş yapraklarını taze halde tüketip ağız sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Kişnişin sahip olduğu anti-bakteriyel etki, ağız sağlığı için de önemli rol oynar. Ağızda oluşan yaraları iyileştirmek, ağız içinde meydana gelen bakterileri temizlemek için kişniş kullanımı mümkündür.

Kişnişin Gözlere Faydası

Görme bozukluklarını tedavi etmede önemli bir rol oynayan beta karoten bileşeni kişnişin içerisinde yer aldığından, kişniş tohumu faydaları arasında göz sağlığını koruması da yer alır.

Özellikle bilgisayar başında uzun süre vakit geçiren çalışanlara, günlük olarak kişniş tüketimi önerilmesi, kişnişin görme bozukluğuna iyi geldiğinin kanıtıdır.

Kişnişin Kansere Faydası

Yapılan uzman araştırmaların sonucu gözetildiğinde, kişniş tohumu faydaları arasında belki de en önemli olanının kansere faydası olduğunu söylemek yanlış olmaz.

DNA hasarını önlediği gözlemlenen kişniş, kanser araştırmalarında da yer almış ve kanserli hücreleri vücuttan uzaklaştırmak için en doğal şifa kaynaklarından biri olduğu saptanmıştır.

Aynı zamanda antioksidan bakımından zengin olması da, kişnişin kansere faydasının bir kanıtı niteliğindedir. Antioksidan bakımından zengin besinler tüketmek, toksinlerin ve kötü hücrelerin vücuttan atılmasını hızlandırmaktadır.

Kalp Sağlığına Faydası

Kişnişin kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olması kalbe faydasını destekler niteliktedir. Linoleik, palmitik, stearik, oleik gibi asitleri de bünyesinde bulunduran kişnişin faydaları, bu asitlerin kolesterol değerlerini sağlıklı seviyede tutması ile ilişkilidir.

Ayrıca kişnişin antioksan içeriğinin zengin olması, kalp sağlığını olumlu etkilerken, yaş ilerledikçe oluşabilen kalp hastalıklarından korunmayı da sağlar.

İltihap Giderici Özelliği

Kişnişin iltihap giderici özelliği, içerdiği anti-artritik etkisinden kaynaklanır. Uçucu yağ asitleri açısından zengin besinler arasında olan kişniş, bölgesel şişliklerin azalmasında etkin rol oynar.

Kişniş tohumu faydaları arasında iltihap giderici etkisi sadece cilt iltihabı ile de sınırlı değildir. Deri iltihaplarının dışında, iç organlarda özellikle de böbreklerde meydana gelen iltihapların idrar yoluyla dışa atılımını hızlandırması da kişniş tohumu faydaları listesindekilerden biridir.

Kişnişin Zararları Nelerdir?

Kişnişin zararları araştırıldığında, bazı durumlarda yan etkilerinin gözlemlendiği saptanmıştır. Bunları maddeler halinde sıralayacak olursak,

  • Kişniş kan şekerinde değişimlere sebebiyet verebilir. Bu nedenle diyabeti olan kimselerin doktor kontrolünde kullanımı önerilmektedir.
  • Alerjik bünyeye sahip olan kişilerin kişniş tüketiminden önce mutlaka alerji testi yaptırması gerekir. Aksi halde vücutta kızarıklık, kaşıntı gibi durumlar görülürse kişniş tüketimi hemen durdurulmalıdır.
  • Kan şekerini düşürmesi nedeniyle kişnişin planlanan bir cerrahi müdahale öncesinde tüketilmemesi önerilir.
  • Hamilelikte kişniş tüketimi hakkında çalışmalar devam etmektedir. Bu nedenle hamilelerin veya emziren annelerin kişniş tüketimini doktorlarına danışması tavsiye edilir.
3 Nisan 2019 / by / in
Nanenin Faydaları ve Zararları – Nane Limon Nasıl Yapılır ve Tarifi

Doğal mucizeler arasında yer alan Nanenin faydaları ve nane çayının neye iyi geldiğini inceleyeceğiz. Ayrıca kuru ve yaş nane ile yapılan Nane limon nasıl yapılır tarifleri paylaşacağız.

Nanenin faydaları konusuna geçmeden önce nane nedir biraz inceleyelim.

Nane Nedir?

Nane aromatik ve baharlı (güzel kokulu) bir sebze türü olarak bilinir. Nane sebzesinin ana vatanı Akdeniz sahilleri olarak bilinmesine rağmen ülkemizin her bölgesinde ufak çaplı nane yetiştiriciliği mevcuttur.

Akdeniz bölgesi dışında Ege bölgesi ve Marmara bölgesinde de ticari amaçla nane yetiştiriciliği görülmektedir. Tüm dünyada ise tropikal iklim ve ılıman iklim görülen her yerde yetişebilmektedir bunların en başında Mısır gelir.

Gövde kısmı kahverengi olarak bilinir. Yaprakları ise koyu yeşilimsi bir renkte ve hafif tüylü bir yapıya sahiptir bunların dışında yaprakları küçük demetler şeklinde gövdenin üzerine belirli aralıklarla yerleştirmiştir. Oval gelerek ucuna doğru sivrilen, kenarları çentikli bir yapıya sahiptir ayrıca çok yıllı bir sebze türüdür.

Genellikle temmuz ve ağustos aylarında toplanmaktadır. Hoş kokusu ve güzel tadı ile sık sık yemeklerde kullanılır. Dünyada yetişen yaklaşık 30 adet farklı nane türü mevcuttur. Taze olarak, yaş olarak ya da çay olarak bunların dışında baharat olarak tüketilebilir. Ülkemizde salatalar içinde de çok sık kullanımına rastlanabilir.

Nane 20 – 30 cm arası boy ortalamasına sahiptir. Nane, mentol içerdiği ve ferahlatıcı bir aromaya sahip olduğu için tıp alanında, kozmetik ürünlerde, parfümlerde, gıda alanında sıkça kullanılır.

Nanenin Faydaları Nelerdir?

Gıda alanında taze olarak yemek ve salatalarda, baharat olarak yemeklerde kullanımına sıkça rastlanır. İçerdiği mentol aroması sayesinde sakızlarda, dondurmalarda, ayranda, tatlılarda kullanımı yaygın olarak göze çarpmaktadır.

Sadece gıda alanında değil nanenin faydaları sebebiyle Tıp alanında da bir çok ilaç içerisinde rastlamak mümkündür, içerdiği C, D ve E vitaminleri ve mentol araması bulantı, ağrı, depresyon ilaçlarının üretiminde sıkça kullanılır

Mide Rahatsızlıkları

Nanenin faydaları arasında en etkili olan nane çayının sindirim sistemi üzerindeki etkisidir.. Nane çayının gaz giderici ve rahatlatıcı özelliği vardır. Bu nedenle mide kasılmaları, mide ağrıları, şişkinlik, hazımsızlık, mide bulantısı, mide krampları gibi rahatsızlık hissedildiğinde bir bardak nane çayı içilmesi önerilir.

Nane çay olarak içildiğinde mide ağrısı, mide bulantısı, mide yanması gibi çeşitli mide rahatsızlıklarını kısa sürede geçirmesi ile bilinir. Yemekten sonra bir bardak nane çayı içmek mideyi rahatlatır ve yenilen yemeğin kolay sindirilmesini midenin yorulmamasını sağlar.

Ayrıca nanenin faydaları içinde yolculuk esnasında yolculuk semptomları yaşayan kişilerin rahatlatması sebebiyle tercih etmesi yer alır. Nanenin içinde C, D ve E vitaminleri bulunur ayrıca antiseptik özelliği de vardır bunlar mide üzerinde etki ederek mideyi rahatlatır.

Yanık Tedavisi

Güneş yanığı olmuş, yanmış ve tahriş olmuş deri üzerinde antiseptik özellik gösterir. Güneş yanıkları ve ısı sebebiyle oluşan vücudun çeşitli yerlerindeki yanıklar üzerinde yatıştırma ve ferahlatma etkisi sağlar.

Nane çayı demlenip soğutulduktan sonra güneş yanığı oluşmuş, yanmış veya tahriş olmuş bölgeye uygulanır. Deriyi rahatlatır, yanma hissini minimuma indirir ve kısa sürede iyileşmesine yardımcı olur. Bu şekilde cildi ferahlatır ve yanma hissini geçirmeye yardımcı olur.

Böcek ısırıkları, sinek ısırıkları, arı sokmaları gibi etkenlerde de aynı işlem uygulandığında son derece hızlı iyileşme sağlanabilir. Ayrıca nane faydaları arasında cildi güzelleştiren bir yapıya sahip olması da vardır.

Ağız Bakımı

Nanenin faydaları listesinden biride ağız bakımında çok önemli bir yere sahip olmasıdır. Yemek öncesi veya sonrası oluşabilen ağız kokuları bir kaç yaprak nane çiğnenerek yok edilebilir.

Diş macunlarında da sıkça kullanılır, ağız kokusunu gidermenin yanı sıra diş etlerindeki kanamaları yok eder ve daha saklı diş ve diş etlerine sahip olunmasını sağlar. Ağız içinde oluşan yaraları da geçirmede son derece etkilidir.

Nane çayı içinde barındırdığı vitaminler sayesinde ağızda oluşan yaraları, iltihap oluşmuş diş etlerinin iltihabını geçirmeye yardımcı olur. Nane çayı ile gargara yapmak, nane çayını içmek ağız için çok faydalıdır.

Doğal bir ağrı kesici olan nane çayı ağrıyan dişe de kolaylıkla uygulanabilir, kanayan diş etlerini onarır. İçerisinde kalsiyum, demir, B2 vitaminlerini bulundurduğundan ağız bakımı açısından sık sık tüketilebilecek faydalı bir çaydır. Yemek öncesi ve sonrası içilen bir bardak nane çayı içindeki mentol ve metil salisilat ağız kokusunu giderir, sıcak yada soğuk şeyler yerken dişlerin kamaşmasını veya uyuşmasını engeller.

Diyet Zamanı

Diyet yapan ya da zayıflamak isteyen insanların sık sık tercih ettiği bir çaydır nane çayı. İştahı bastırıcı ve tokluk hissi verici sağlıklı bir çaydır.

Nane çayı her sabah uyanıldığında bir bardak tüketilirse gün boyu açlık hissini büyük ölçüde bastırabilme olanağına sahiptir. Bu nedenle az yemek yemeyi sağlar ve kilo vermeye yardımcı olur.

Yeşil çay ile karıştırılıp tüketimi bu konuda daha etkili olmasına rağmen tek başına şekersiz az limonlu bir nane çayı da oldukça zayıflama olanağı sağlar, az yemek yemekle beraber gelecek olan psikolojik halsizlik hissini ortadan kaldırarak insanın zinde olmasını sağlar.

Nane faydaları arasında bağırsak ve sindirim sistemindeki kasları gevşetmesi de bilinir, safra üretimini arttırır. İshal, kabızlık, bağırsak iltihabı gibi bir çok sorunu da çözmeye yardımcı bir etkendir. Sindirim sistemindeki organların hareketlerini düzenler, bu da halsizlik hissini ortadan kaldırır. Çok yemek yendiğinde bir bardak nane çayı içmek hazımsızlık hissini de önler.

Alzheimer Tedavisi

Nane çayı sınava gireceklere, unutkanlara, bir şeyleri hatırlamakta zorlananlara sıkça tavsiye edilir. Nane çayı hafızanın güçlenmesine ve bir şeylerin kolay hatırlanmasına yardımcı olur.

İleride oluşabilecek alzheimer hastalığı riskini de minimuma indirir. Yetişkin insanlarda hafızanın daha güçlü olmasını sağladığı kanıtlanmıştır. Düzenli nane çayı tüketildiğinde bir şeylerin daha kolay hatırlanması, sınavlarda gelecek daha yüksek başarılar görülür.

Sivilce ve Siyah Noktalar

Nanenin faydaları arasından biride yüzdeki akne ve sivilceler için sıcak nane çayı ile buhar banyosu yapmak da akne ve sivilcelerden kolayca kurtulmaya yardımcı olur. Kaynayan nane çayı geniş bir kaba alınıp üstüne bir havlu örtülür, baş kap ile havlunun arasına sokulur. Bir süre havlunun altında kalındığında yüz ıslak ve biraz pembeleşmiş olabilir. Ardından soğuk su ile yüz yıkanır. Bu işlem haftada 2 – 3 kez tekrarlanabilir. Sivilceleri ve akneleri kısa sürede yok eder.

Yine aynı şekilde kaynar su geniş bir kaba boşaltılır ve üstüne bir kaç yaprak taze nane atılırsa bu şekilde yüz için yapılan buhar banyosu yüzü siyah noktalardan arındırır, cildi canlandırıp parlaklık kazandırır, yüzde oluşan güneş lekelerinin ya da renk bozukluklarının giderilmesini sağlar. Ruhen de zinde ve dinlenmiş hissettirir.

Bağışıklık Sistemi

İçinde bulunan D, C ve E vitaminleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir, vücut direncini arttırır ayrıca soğuk ve hastalıklardan korur. Bunun için nane çayı demlenip içilebilir, taze nane yemeklerde yada salatalarda kullanılabilir.

Nane çayı antibakteriyal özellik gösterdiği için bağışıklık sistemini güçlendirir. Kafein içermediği ve kasların rahatlamasını sağladığı için uykudan önce içilirse uykuyu düzene sokar kolay uyumaya yardımcı olur.

Sinir Sistemi

Nane çayı içerisindeki mentol doğal yollarla vücudun gevşemesini sağlar, stresi ve siniri azaltır, depresyondan uzak tutmaya yardımcı olur. Baş ağrısını nane çayı ile azaltmak ve hatta yok etmek çok mümkün.

Ayrıca nanenin faydaları arasında stresi azaltma özelliği bulunduğu için uyku öncesi içildiğinde rahat bir uyku uyunur ve dinç, rahatlamış, tamamen dinlenilmiş olarak kalkılmasını sağlar. Nanenin kendine has kokusu da stresi de stresi son derece azaltmaktadır. Migren ağrıların da da bir bardak nane çayı içildiğinden migren ağrısını geçirdiği gözlemlenmiştir.

Bununla beraber nane çayı safra kesesi ve karaciğer çalışmasını düzenler, safra kesesindeki taşı eritmeyi ve kolayca kurtulmayı da sağlar. Safra kesesindeki taş nedeni ile çekilecek ağrıyı azaltır.

Ateş Düşürücü

Nanenin faydaları arasında nane çayının büyük ölçüde ateş düşürücü etkisi de olmasıdır.. Nane çayı içeriğinde mentol bulundurmaktadır, bu mentol vücutta serinlik ve rahatlama uyandırır.

Mentol ateşi olan kişinin içi serinletir bu şekilde o kişide büyük ölçüde rahatlama hissi uyandırır. Nane çayı içilmeye başlandığında ateşli kişi terlemeye başlar bu şekilde vücuttaki zararları etkenleri dışarı terleme yoluyla atar buda ateşin düşmesini sağlar.

Solunum Rahatsızlıkları

Uyumadan önce içilecek bir bardak yada yenecek bir miktar taze nane, astım gibi hastalıkların riskini azaltır ve solunumu düzenler. Burun tıkanıklıkları gibi sorunları da ortadan kaldırdığı gözlemlenmiştir.

Nane çayını tüketen ve astım hastası olan insanlar üzerinde nane çayının astım krizlerinin çok daha hafif sağlandığı kanıtlanmıştır.

Hıçkırık

Hıçkırık için de çok etkili bir yöntem olan bir bardak ılık su ile taze nane tüketildiğinde hıçkırığı kısa sürede kesmesi ile bilinir.

Cilt ve Saç Bakımı

Yağlı ciltler için nane çayı çok tavsiye edilen çaylardan biridir. Nane çayının ılıtarak yağlı bölgeye uygulanmasının ardından bir süre beklenir daha sonra soğuk suyla durulanır. Günde bir kez olmak üzere bu tekrarlandığında cilt tipinin normale döndüğü görülür.

Ayrıca nane çayı ile saç yıkandığından kafa derisinin altındaki damarları rahatlatır. Saçların hızlı ve güçlü uzamasını sağlar. Saçı dökülen insanlar yıllardır bu yöntemi kullanmışlardır.

Çeşitli rujlarda, mentol içerdiği için nane aroması kullanılmıştır. Bunun dışında oda parfümlerinde, normal parfümlerde hoş kokusu ile kendine yer edinmiştir.

Baş Ağrısı

Baş ağrısı genellikle stres ve sinir ile ilişkilendirilebilir. Bir kişi sinirlendiğinde yada strese girdiğinde beyindeki bazı kan damarları sıkışma yapabilir. Böyle durumlarda nane çayı içmek beyindeki kan damarlarının sıkışıklığının açılmasını sağlar. Dolayısıyla baş ağrısının fark edilir derecede azalmasına yardımcı olur.

Nane çayı içildiğinde içindeki etken maddeler ve rahatlatıcı özelliği sayesinde baş ağrısı geçirir ve vücudu rahatlatır. Günlük bir yada iki bardak nane çayı tüketimi depresyonu ve halsizliği yok eder depresyona girme riskini minimum seviyeye düşürür.

Regl Dönemi

Nane çayı regl öncesinde ve regl döneminde oluşan ağrılarda son derece etkilidir. Nanenin faydaları içerisinde olan mentolün bir diğer özelliği antispazmodik olmasıdır. Bu özellik kasılan kasları gevşetir ve rahatlatır. Regl döneminde ya da öncesinde oluşan ağrıların sebebi rahim duvarının ve kasıklardaki kasların kasılmasıdır bu kasılmalar sonucu çok acılı kramplar oluşabilir.

Nane çayı içindeki antispazmodik özelliği sayesinde bu kasları gevşetip ağrıları ve kasılmaları azaltır. Sporcularda da spor öncesi ve sonra 2 – 3 bardağı geçmemek üzere kasların kasılmasını ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek ağrıları ve kasılmaları önlemek için içilebilir.

Nane Çayının Zararları Nelerdir?

Reflü hastalığı şikayeti olanlar kesinlikle nane çayı kullanmamalı. İçerdiği yoğun mentol ile reflü hastalığına sahip olan insanlarda mideyi rahatlatmak yerine midenin asit dengesini değiştirebilir ve daha çok rahatsızlık vermesine yol açar.

Ayrıca nane çayı yemek borusu ile mide arasında olan kapakçık görevi gören kası da zayıflatır, bu kas kasılıp gevşeme hareketini düzgün yerine getiremez ve midedeki asit yemek borusundan yukarı doğru yükselebilir bu yemek borusundaki yanmayı arttırır. Ayrıca farklı hastalıktan ilaç kullanan insanlar da mutlaka nane çayı içmeden önce doktora danışmalı.

Nane çayının hamilelik sırasında kullanımı da son derece zararlıdır. Kasları gevşeltmesinden dolayı düşük yapma riskini büyük ölçüde arttırır. Hamile lan bayanların nane çayı içmesi önerilmez. Yine çok küçük çocuklarda da nane çayı tüketimi solum yolu hastalıklarına yol açabilir. Keskin mentol aromasu sayesinde çok küçük çocuklara az da olsa nane çayı verilmesi önerilmez.

Eğer nane çayı bağımlılık haline geldi ise günde 5 – 7 bardak arası tüketiliyorsa ishal, halsizlik, iştah kaybı, uyku bozukluğu, aritmi ( kalp ritmi bozukluğu ), baş dönmesi, şiddetli baş ağrısı görülme olasılığı çok yüksektir.

Bir günde 2 – 3 bardaktan fazla içilen nane çayı, her şeyin fazlasının yaptığı gibi vücut üstünde yan etki yapar. Alerjik reaksiyonlar, deride kızarıklık, yanma, kaşınma, kabarcıklar, deri üstünde pul pul döküntüler görülebilir. Böyle bir durum ile karşılaşan insan nane çayını bırakıp derhal doktora başvurmalı.

Nane çayı kaş gevşetici özelliği ile erkeklerde sık kullanımı önerilmez yan etki olarak cinsel güçsüzlük oluşturması mümkündür.

Nane Çayı Tarifleri

Nanenin faydaları listesinde dikkat ettiyseniz yazımızda hep nane çayı üzerinden anlatım yaptık. Bu sebeple size Nane limon çayı yapımıyla ilgili iki tarif paylaşıyoruz.

Yaş Nane ile Nane Limon Çayı Yapımı

500 gr su ısıtmak için bir kaba alınır ve kaynatılır. Güzelce kaynayan su kapaklı bir kaba alınır, cam olması tercih edilir. Daha sonra 3 daldaki bütün taze nane yaprakları toplanıp kaynamış olan suyun içine atılır.

UYARI: Nane içerisinde bulunan mentol ve yağlar uçucu  özellik gösterdiği için kapak hemen kapatılmalıdır. Kapatılmazsa içerisindeki etken maddeler uçabilir.

Kapağı kapatılan kapta 5 – 7 dakika arası bir süre demlenmeye bırakılır. Daha sonra bardağın içine konulup limon ile servis yapılır. Tatlandırmak için nane çayının içerisine şeker, bal, limon, tatlandırıcı eklenebilir.

Kuru Nane ile Nane Limon Çayı Yapımı

500 gr su bir kaba alınır ve kaynatılır. İyice kaynayan su kapaklı bir kaba alınır, cam olması tercih edilir. Daha sonra 2 çay kaşığı kuru nane sıcak suya eklenir 1 – 2 saniye karıştırılıp hemen kapağı kapatılır.

Bunun nedeni ise nane içerisindeki menol ve uçucu özellik gösteren yağların uçmasını önlemektir.

Kapağı kapatılan kapta kuru nane 7 – 10 dakika arası demlenmeye bırakılır. Bu sürenin sonunda süzülerek bardağa konulup limon ile servis yapılabilir. Tatlandırmak için içerisine şeker, bal, limon, tatlandırıcılar eklenebilir. Ayrıca nane yeşil çay ile karıştırılarak da tüketilebilir.

25 Mart 2019 / by / in ,
Havlıcan Faydaları ve Zararları Nelerdir? – 8 Önemli Faydası

Botanik ismi Alpinia officinarum (galangal) olan havlıcan faydaları ve özellikle sekiz farklı kanser türü üzerine olan etkileri sebebiyle yakın zamanda tüm mutfaklarda yerini alacak gibi gözüküyor.

Havlıcan Nedir?

Zencefilgiller ailesine ait olan havlıcan baharat olarak kullanılmaktadır. Görünüş olarak zencefil bitkisine benzer fakat tat olarak biraz zerdeçal bitkisini andırmaktadır.

Acı bir tada sahip olan bitki Türkiye’de üretilmemekte olup dünyada en yaygın olarak Asya mutfağında kullanılır ve Malezya, Tayland ve Endonezya’ya özgü bir bitkidir.

Asya mutfağında özellikle yaprakları salatalarda çiğ olarak tüketilmektedir. Fransa‘da ise havlıcan yağı içecekleri tatlandırmak için kullanılır. Tayland ve Çin‘de ise zencefil havlıcandan üretilmektedir.

Havlıcanın Besin Değerleri

Havlıcan bitkisi güçlü bileşiklere sahip bir bitkidir. Örneğin karanfilde de bulunan ve ağrı kesici özelliği olan Eugenol bileşiği, mucizevi propolis besininde bulunan ve bakterilere karşı etkili olan galangin bileşiği gibi maddeler içermektedir.

Aynı zamanda iyi bir A Vitamini ve C Vitamini kaynağı olan havlıcan bitkisinin 100 gramı 149 kaloridir.

100 gram havlıcan bitkisinin değerleri aşağıdaki gibidir.

  • 149 kalori
  • 15 gram karbonhidrat
  • 4 gram C vitamini
  • 2 gram lif
  • 1 gram toplam yağ
  • 1 gram protein

Havlıcan Faydaları Nelerdir?

Havlıcan Faydaları

Havlıcanın Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Havlıcan faydaları konusunda kanser üzerine olan etkilerini başta olmak üzere tüm faydaları detaylı olarak incelenmiştir.

  • Karaciğer, Mide, Meme, Lösemi, Pankreas, Cilt, Kolon ve Safra kanalı kanseri tedavisinde etkilidir.
  • El, ayak ve dirsekte meydana gelen iltihaplanmaları azaltır.
  • Yaşlılarda gözlemlenen iltihaplı eklem romatizmasını azaltır.
  • Ülser kaynaklı karın bölgesinde oluşan ağrıları dindirir.
  • Sperm sayısını ve kalitesini arttırır.
  • Kan dolaşımını arttırarak cildin canlı görünmesini sağlar.
  • Saçların sağlıklı ve hızlı uzamasını sağlar.
  • Bunama ve diğer hastalıkların oluşumunu yavaşlatır.

Kansere Yeni Bir Çözüm mü?

Yapılan bilimsel araştırmalara göre havlıcan faydaları arasında en çarpıcı olan çok sayıda kanser türüne karşı etkili bir besin olması yer alıyor gözüküyor.

Tümör ile mücadele ederek büyümesini ve oluşmasını engellemesi üzerine yapılan iddiaları ve mevcut araştırma sonuçlarını inceleyelim.

Karaciğer Kanseri

Vücudumuzda oluşan kanserin bu denli zarar verici olmasının sebebi diğer organlara hızlı bir şekilde yayılmasıdır. Bu durum karaciğer organı içinde geçerlidir.

2015 yılında Tayvan’da yapılan bir araştırmada havlıcandan alınan bileşiklerle karaciğer kanseri üzerine incelemeler yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre kanserli hücrelerin diğer sağlıklı hücrelere bağlanarak çoğalmasını engellediği sonucu ortaya çıkmıştır.

Mide Kanseri

İran bilim insanları tarafından 2014 yılında yapılan bir araştırma havlıcan ekstraktı uygulanmış mide kanseri hücrelerinin sayısının 48 saat içerisinde önemli ölçüde azaldığını ve bu durumun mide kanserini önlemede önemli bir adım olduğu sonucunu çıkarılmıştır.

Meme Kanseri

İran’da yer alan bir üniversite tarafından 2014 yılında havlıcan ve meme kanseri üzerine bir araştırma yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre meme kanseri hücre serilerinde (MCF-7) galangal ekstresinin hücre ölümü yarattığı ve sağlıklı meme hücre dizisine(MRC-5) zarar vermediği gözlemlenmiştir.

Bu araştırma sonrasında konuyla ilgili Çin’de yer alan bir TIP Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre kanser hücrelerini yok etme yöntemlerinden TRAIL tedavisinde kullanarak başarılı sonuç elde etmişlerdir.

Lösemi Kanseri

Jameika bilim insanları tarafından Lösemi tedavisi için yapılan bir araştırma yapılmıştır. Kemik iliğinde ortaya çıkan ve hızlıca yayılan Akut Miyeloid Lösemi hücrelerine, havlıcan ekstraktı uygulanmıştır ve ortaya çıkan iddialara göre lösemi tedavisi için potansiyel bir tedavi yöntemi olabileceği sonucu çıkmıştır.

Pankreas Kanseri

2017 yılında yayımlanan bir araştırma havlıcanın pankreas kanseri hücreleri üzerindeki etkilerini incelemiştir. Yapılan araştırma sonuçlarına göre kanserli hücrelerin büyümesini engellediği ve genetik olarak hastalığın oluşmasına sebep olan genleri etkisiz bıraktığını tespit etmiştir.

Cilt Kanseri

Tayvan’da Ulusal Chiayi Üniversitesi’nde yer alan araştırmacılar tarafından havlıcan kökünün cilt kanseri üzerindeki etkileri üzerine bir inceleme yapılmıştır. Havlıcan kökünden alınan üç bileşenin antiproliferatif yani kanserli hücrelerin büyümesini engelleyici etkisi olduğunu tespit etmişlerdir.

Kolon Kanseri

2013 yılında yapılan bir araştırma havlıcanın iki tip kolon kanseri hücresinde etkili olduğunu ve kanserli hücreli yok ederek hastalığın yayılmasını engellediğini tespit etmiştir.

Safra Kanalı Kanseri

Safra kanalı kanseri karaciğeri ince bağırsaklara bağlamakta görevli olan safra kanalları üzerinde oluşan oldukça agresif bir kanserdir. Ülkemizde çok yaygın olmasa da Tayland gibi tropikal bölgelerde oldukça yaygın olarak görülmektedir.

2017 senesinde Tayland’da havlıca bileşikleri ile safra kanalı kanseri için fareler üzerinde yapılan bir araştırmada deneklerin yaşam sürelerinin arttığı ve herhangi bir yan etkisinin bulunmadığı gözlemlenmiştir.

Anti-enflamatuar Özellikler Gösterir

Havlıcan faydaları içerisinde anti-enflamatuar özellikler göstermesi yer almaktadır. Yapılan araştırmalar havlıcanın ayak, el bileği ve dizde meydana gelen iltihaplanma sonrasında şişme ve sertleşmeye(Artrit) ayrıca genellikle belirli bir yaştan sonra gözlemlenen ve iltihaplı eklem romatizması olarak bilinen(Romatoid artrit) duruma karşı etkili bir yöntem olduğunu göstermiştir.

Ayrıca anti-enflamatuar özellikleri sayesinde ülser hastalığı sonucunda karın bölgesinde oluşan rahatsızlıkları azaltmaya yaramaktadır.

Sperm Sayısını Arttırır

Havlıcan faydaları içerisinde sperm kalitesini ve sayısını arttırması yer almaktadır.

2014 yılında İran Üreme Tıbbı Dergisi’nde yapılan bir araştırma sonucuna göre havlıcan kökünün sperm sayısında artmaya sebep olduğu ve sperm kalitesinin arttığı sonucuna varmıştır.

Yine 2014 yılında PLOS tarafından yayınlanan benzeri bir çalışma yapılmıştır. 34 erkek üzerinde yapılan araştırma sonucuna göre havlıcan kökünün hareketli sperm sayısını 3 kat kadar arttırdığı gözlemlenmiştir.

Kan Dolaşımını Artırır

Havlıcan faydaları arasında toksinleri vücuttan atarak kan dolaşımını arttırması yer almaktadır. Havlıcanın sahip olduğu antioksidan özellikleri, cilde zarar veren serbest radikalleri önler ve böylece cildin canlı görünmesini sağlar.

Ayrıca kan dolaşımını arttırması sebebiyle havlıcanın faydaları içerisinde saçların sağlıklı ve hızlı uzamasını desteklemesi yer almaktadır.

Beyin Sağlığını Destekler

Havlıcan kökünde bulunan ACA olarak bilinen bileşik ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan bilişsel bozulmaya karşı bir koruyucu görevi görür.

Araştırmalar havlıcanın beyindeki kan akışını hızlandırması sebebiyle bunama ve diğer beyin hastalıklarının başlamasını önlemeye yardımcı olduğunu göstermektedir.

Havlıcanın Zararları Nelerdir?

Havlıcan faydaları olduğu kadar bazı yan etkileri de bulunan bir bitkidir. Ülkemizde genellikle baharat olarak kullanılan havlıcan aşırı olarak tüketildiğinde midede şişlik ve yanma gibi sorunlar gösterebilir.

Önerilen en fazla tüketim miktarı günde bir yemek kaşığını geçmemesi şeklindedir. Eğer alerjik bir yapınız bulunuyorsa kullanmadan önce alerji testi yaptırmanızda fayda bulunmaktadır.

Hamilelik dönemindeki anne adaylarının ise mide bulantısı ve kusma hislerini arttırabileceği için kullanmadan önce doktorlarına başvurmaları tavsiye edilir.

5 Ocak 2019 / by / in ,
Zencefilin Faydaları Nelerdir, Yapabileceğiniz Tarifler ve Evde Yetiştirme

Sağlık ve diyet konularında zencefilin faydaları ve gerek aromatik tadı gerekse lezzeti ile dünya üzerinde en çok tercih edilen baharatlar arasında yer almaktadır.

Her ne kadar Hint kültüründe oldukça kullanılmasına rağmen kökeni Güney Asya’ya dayanmaktadır. Tarihsel olarak ilk zamanlarında mide ağrısı, bulantı ve ishal için kullanılmaktaydı. Fakat gelişen teknoloji ile zencefilin faydaları üzerine yapılan araştırmalar kanserden kas ağrılarına kadar bir çok yeni özelliği keşfedilmiştir.

Zencefil içerisinde yer alan antioksidanlar, anti enflamatuar ve anti-kanser bileşikleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bu özellikleri ile popüler bir ürün olan zencefilin içeriğinde yer alan bileşenleri gelin biraz daha detaylı inceleyelim.

Zencefili Neden Tüketmeliyiz?

Aşağıda bize göre en önemli olan üç bileşenini ekledik fakat zencefilin içerisinde yüzlerce kimyasal bileşen içermektedir.

100 gr çiğ zencefil 80 Kalori olup besin değerleri aşağıdaki gibidir.

İçeriklerin sonunda “%” işareti ile belirtilen değerler günlük ihtiyacınızın ortalama olarak ne kadarını karşıladığını göstermektedir.

Vitaminler

  • Niasin – 0.750 mg | %4
  • Pantotenik asit – 0.034 mg | %2
  • B2 Vitamini  – 0.034 mg | %2
  • B1 Vitamini – 0.025 mg | %2
  • B6 Vitamini – 0.160 mg | %8
  • C Vitamini – 5 mg | %8
  • E Vitamini – 0.26 mg |%1

Mineraller

  • Kalsiyum – 16.00 mg | % 2
  • Bakır- 0.226 mg | % 11
  • Demir 0.60 mg | %3
  • Magnezyum –  43.00 mg | %11
  • Manganez – 0,229 | %11
  • Fosfor – 34.00 mg | %3
  • Potasyum – 415.00 mg | %9
  • Selenyum –  0.7 mcg | %1
  • Sodyum – 13.00 mg | %1
  • Çinko –  0.34 mg | %2

Proteinler ve Aminoasitler 1.82 gr | %4

Manganez

Proteinleri, karbonhidratları ve kolesterolü metabolize eden tem bir bileşen olan manganez zencefil de fazlasıyla bulunmaktadır. Bir çorba kaşığı zencefil tüketiminde günlük mangenez ihtiyacınızın büyük bir kısmını karşılayabilirsiniz.

Erkeklerin günlük ihtiyacının %74 ve kadınların ise %94 oranında günlük manganez ihtiyacını karşılamaktadır.

Ayrıca manganezin en önemli görevi vücudumuzu besleyen enerjiyi üreten mitokondri ve serbest radikallerin zarar görmesini engelleyen bir antioksidandır.

Demir

Öğütülmüş olarak tüketilen bir çorba kaşığı zencefil tüketimi günlük demir ihtiyacının bir kısmını karşılamaktadır.  Erkeklerin günlük zencefil ihtiyacı olan 18 miligramın %3’ünü ve 50 yaş altı kadınların 45 miligramlık ihtiyacının %5’ni karşılamaktadır.

Demirin asıl görevi olan kırmızı kan hücrelerine oksijen taşımasının yanı sıra bağışıklık sistemine bağlı oluşan enfeksiyonlarda ve kanserli hücrelerle savaşma anlamında oldukça etkili bir bileşendir.

Magnezyum

Magnezyum kalp kaslarının gevşemesi için gerekli bir bileşendir ve kalbin atmasında dolaylı bir rol üstlenmektedir.

Ayrıca kalp kaslarını gevşetmesi sonucunda kanın damar içindeki akışına destek olur ve trigliserit seviyesinin düşürülmesinden iyi kolesterolün azalmasına kadar bir çok katkısı bulunmaktadır.

Ayrıca bir yemek kaşığı toz zencefil (8-11 gr civarında) günlük magnezyum ihtiyacının %11’ini karşılamaktadır.

Zencefilin Faydaları Nelerdir?

Zencefilin Faydaları

Zencefilin Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Zencefilin faydaları bakımında önemli olarak gördüğümüz beş maddeyi aşağıda araştırma sonuçlarına dayalı olarak detaylı şekilde anlatmaya çalıştık.

Mide Bulantısına İyi Gelir

Zencefilin faydaları arasında mide bulantısına karşı oldukça etkili bir ürün olması yer almaktadır. Eski zamanlarda deniz bulantısı için gemilerde zencefil tüketilmesi, zencefilin bulantı üzerine en önemli tarihsel örneklerinden biri olacaktır.

Ayrıca Rochester Üniversitesi Tıp Merkezi tarafından yapılan araştırmalarda kemoterapi ve ameliyatlar sonrasında da hastaların kusmalarını ve mide bulantılarını kesmesi içinde zencefilin etkili olduğu tespit edilmiştir.

12 farklı çalışmada toplamda 1.278 gebe kadın üzerinde yapılan araştırmalarda 1 – 1.5 gram arası zencefilin mide bulantısını azalttığı gözlemlenmiştir.

Uyarı: Zencefil hamilelik döneminde yaşanan bulantılara da iyi gelmesine rağmen bu kritik dönemde doktorunuzun onayı olmadan kullanmayınız.

Mide Ülserine Karşı Koruyucu Görevi Görür

Zencefilin faydaları içinde hazımsızlık, mide bulantısı ve mide ekşimesi gibi belirtilere neden olan mide ülserinine karşı etkili bir baharat olması yer alır.

Yapılan bazı çalışmalar mide kanseri ve mide ülseri gibi hastalıkların oluşmasına sebep olan Helikobakter pylori bakterisininin yok edilmesinde zencefilin yardımcı olduğunu tespit etmiştir.

Araştırmalar zencefilin, helikobakter pylori bakterisininin büyümesini durdurduğu ve çeşitli ülser türlerinin de ise hastalığın ilerlemesini engellediğini göstermiştir.

Not: Ayıca zencefil gibi yeşil çay ve siyah frenk üzümü de bu bakteriyle savaşmada yardımcı olmaktadır.

Kas Ağrılarına İyi Gelir

Zencefilin anti-enflamatuar özelliği kas ağrılarının azalmasını sağlamaktadır. Özellikle spor sonrasında oluşan kas ağrılarına karşı etkili bir bileşendir.

Zencefilin faydaları üzerine yapılan bir araştırma 11 gün boyunca tüketilen 2 gr zencefilin egzersiz sonrası oluşan kas ağrılarını azalttığı gözlemlenmiştir.

Fakat burada unutulmaması gereken bir durum zencefilin direk kas ağrılarını geçirme gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Kas ağrısının artmasını ya da düzenli kullanımında oluşmasını engellemesi söz konusu olabilir.

Kanser Hücreleri İle Savaşır

Zencefilin faydaları içerisinde en dikkat çekenlerden biri içerisinde yer alan anti-kanser bileşiklerinden biri olan 6-gingerol isimli madde kanser hücrelerinin büyümesini ve gelişmesini engellemekte etkili olmasıdır.

İçeriğinde bulunan 6-gingerol ve 6-shogaol isimli maddelerin pankreas, akciğer ve prostat kanseri gibi kanser türleri üzerinde etkili olduğu savunulmaktadır.

Yayınlanan bir araştırmaya göre (Kanserden Korunma Araştırmaları Dergisi) 20 gönüllü üzerinde zencefil takviyeleri yapılarak uygulanan bir testte kalın bağırsak hastalığı olan kolorektal kanser riskini de azalttığı belirtilmektedir.

Kan Şekerini Dengeler

Zencefil, anti-diyabetik özelliklere sahip bir baharattır. Yapılan araştırmalar zencefilin kan şekerini dengelemede etkili olduğunu göstermektedir.

Ayrıca yüksek kan şekerinin olumsuz belirtileri arasında olan sık idrara çıkma, baş ağrısı, susuzluk ve yaraların iyileşmemesi gibi yan etkilerinde engellemesine destek olur.

2015 yılınca zencefilin faydaları için Tip 2 diyabet hastası olan 41 katılımcı üzerinde yapılan bir araştırma iddiaları desteklemektedir. Araştırma sonucuna göre günde 2 gram zencefil verilen hastaların açlık kan şekeri %12 oranında azalmıştır.

Diğer bir önemli sonuç ise kalp hastalığı için ana risk faktörleri arasında olan ApoB / ApoA-I oranında %28’lik ciddi bir azalma gözlemlenmiştir.

Zencefil Öksürüğe İyi Gelir mi?

Zencefilin faydaları konusunda tarafımıza en çok iletilen sorulardan biri olan zencefil öksürüğe iyi gelir mi konusu üzerinde biraz durmak istiyoruz.

Zencefilin bileşenleri arasında yer alan Oleoresin maddesi öksürüğü hafifletebilir ve bastırabilir.

University of Maryland Tıp Merkezi‘nin araştırması öksürük sonucunda oluşan boğaz ağrısını geçirmek için zencefil yağını ve bir kaç parça taze zencefili sıcak suya atarak buharının solunmasını önermektedir.

Zencefil doğal bir ağrı kesici olup boğaz tahrişini sonucunda oluşan öksürüğü azaltabilir ve oluşan tahrişi geçirebilir. Alerji sonrası boğaz gıdıklaması sıklıkla öksürük belirtisi oluşabilmektedir.
Bu gibi durumlarda zencefil kökü çiğneyebilir veya zencefil çayı içebilirsiniz. Yapacağınız bu doğal müdahaleler tahrişi geçici olarak azaltarak öksürüğünüzü bastıracaktır.
Not: Yazımızın ilerleyen kısımlarında zencefil ile yapabileceğiniz farklı tarifler bulabilirsiniz.

Zencefil Zayıflatır mı?

Zencefilin faydaları içerisinde her zaman merak edilen maddelerden biri de zencefil zayıflatır mı konusu olmuştur.

Zencefil içerisinde yer alan bileşenler üzerine yapılan araştırmalara sonuçları, zencefil tozu tüketmenin göre vücudun yağ yakma kapasitesini arttırdığı ve açlık hissini azalttığını yani iştahı bastırdığını göstermektedir.

Zencefil insülin direnci ve obeziteyle ilişkili olup obezite ve insülin direnci ile ilişkilidir ayrıca zencefil enflamasyona yani iltihap kaynaklı kilo almayı da engellemek için yardımcı olmaktadır.

Tabi ki sadece zencefil tüketerek kilo vermek gibi bir mucize beklememeniz gerekiyor. Fakat bildiğiniz üzere açlık hissinin bastırılması kilo verme sürecindeki en önemli unsurlardan biridir.

Columbia Üniversitesi İnsan Beslenme Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma da zencefilin vücudun metabolik çalışma arttırarak ısı enerjisi üretme faaliyetlerini yükselttiğini ve açlık hissini bastırdığını tespit etmiştir.

Zencefil İle Yapabileceğiniz Tarifler

Zencefil Çayı Tarifi

Zencefil, bal ve nane ile yapabileceğiniz tarifler.

Zencefil ile yapabileceğiniz tariflere geçmeden önce toz zencefilli doğal olarak nasıl elde edebileceğinizden bahsedelim.

Aktar ya da güvendiğiniz bir yerden aldığınız zencefili küçük parçalara keserek öncelikle güneşte ya da uygun şartları sağlayamıyorsanız fırında kurutabilirsiniz. Kurutma işlemi sırasında dış kabuğunu soymadan yapmanız daha iyi olacaktır. Sadece yıkamayı unutmayın.

Saf Zencefil Çayı Tarifi

Ek bir malzemeye ihtiyacınız olmadan hızlı bir şekilde yapabileceğiniz en basit tariflerden biri zencefil çayı yapmak olacaktır.

Malzemeler

  • 1-1.5 cm kadar zencefil kökü*
  • 1 su bardağı su

*Burada zencefil kökü olarak belirtmemizin sebebi dışarıda her satılan zencefil tozuna güvenmediğimizden dolayıdır. Eğer içinde katkı maddesi olmayan bir zencefil tozu markası biliyorsanız kullanabilirsiniz.

Nasıl Hazırlanır?

  1. Zencefil kökünü havanda ezin ezmek için.
  2. Bir bardak kadar suyu kaynatın.
  3. Zencefil kökü tozunu kaynar suya atın ve 2 dakika kadar bekleyin.
  4. İnce bir süzgeç yardımıyla süzerek içebilirsiniz.

Ek olarak eğer sadece zencefil çayının tadı hoşunuza gitmiyorsa belirttiğimiz diğer tariflerimize göz atabilirsiniz.

Zencefil ve Nane Çayı Tarifi

Saf zencefil çayının tadını beğenmemeniz çok normal. İsterseniz içerisine nane de ekleyerek zencefil ve nanenin muhteşem uyumunu yakalayabilirsiniz. Ayrıca nanenin vermiş olduğu stresi azaltma etkisini de değerlendirmiş olursunuz.

Malzemeler

  • Bir tatlı kaşığı doğal zencefil tozu
  • 5-6 adet taze nane yaprakları (doğranmış)
  • 1 su bardağı kadar su

Nasıl Hazırlanır?

  1. Suyu kaynatın.
  2. Kaynamış suyun içerisine toz zencefili ve doğradığınız nane yapraklarını ekleyin.
  3. 2 dakika kadar daha kaynatmaya devam edin.
  4. Ocaktan alarak 2 dakika demlenmesini bekleyin.
  5. Süzme işlemini gerçekleştirdikten sonra tüketebilirsiniz.

Zencefil ve Ballı Çayı Tarifi

Bal, antibakteriyel özelliklere sahip olan doğal bir tatlandırıcıdır. Zencefil çayı tariflerinize bal ekleyerek bakteriyel fonksiyoları engelleyebilir ve midenizi rahatlatabilirsiniz.

Malzemeler

  • Bir tatlı kaşığı doğal toz zencefil.
  • 1 çay kaşığı kadar organik bal
  • 1 su bardağı kadar su

Nasıl hazırlanır?

  1. Bir bardak kadar suyu kaynatın.
  2. Ezilmiş zencefil kökünü ya da toz olarak aldığınız doğal zencefili ekleyin.
  3. 1 dakika kadar daha kaynatın.
  4. Ocaktan indirin ve 1 dakika kadar dinlenmesini bekleyin.
  5. İçerisine balı ekleyin ve iyice karıştırdıktan sonra tüketebilirsiniz.
Yukarıda vermiş olduğumuz basit ama oldukça etkili olan üç tarifi günde en fazla iki bardak kadar tüketmenizi öneriyoruz.

Zencefil Evde Nasıl Yetiştirilir?

Zencefilin faydaları ve zencefil tarifleri konusundan sonra her zaman belirttiğimiz gibi elinizden geldiğince doğal olanını tercih etmeniz olacaktır ve tabi ki en doğal yöntem evde kendinizin zencefil yetiştirmenizdir.

Zencefil evde bakımı kolay olan bir bitkidir fakat 7-8 ay içinde tam anlamıyla tüketime hazır olmaktadır. Tabi arada benim gibi topraktan çıkarıp tırtıklayıp tekrar koyma gibi işlemlerde yapabilirsiniz.

Evde zencefil yetiştirmek için yapmanız gerekenleri belirtmeden önce bilmeyenler için söyleyelim zencefil dediğimiz şey aslında bitkinin kök kısmıdır.

1. Aşama

Öncelikle doğal olduğuna inandığınız bir yerden aldığınız boğumlu zencefil kökünü ılık suda bekletmeniz gerekiyor. Ortalama olarak 12 saat bekletmeniz yeterli olacaktır.

2. Aşama

Zencefil birden boy atan bir bitki olduğu için büyük ve bol delikli bir saksı almalısınız.  Toprak seçimizi ise çok sıkı olmayan ve drenajı iyi olan bir toprak seçmeniz gerekiyor. Eğer zencefil büyür ve saksıya sığmazsa merak etmeyin daha büyük bir saksıya taşımanızda sorun olmayacaktır.

3. Aşama

Zencefili toprağa gömerken üst yüzeyin 5-8 cm kadar altına yani yüzeye yakın bir şekilde ekin. Boğumlu kısmı toprağın üstüne çok yakın kalacak şekilde gömmeniz daha iyi olacaktır.

4. Aşama

Zencefil nemli ve sıcak ortamları sevmektedir. Bu sebeple yazın balkonda ve kışın evin içinde yetiştirebilirsiniz. Ayrıca düzenli olarak sulamanız gerekmektedir fakat kesinlikle toprağı kurumaya başlamadan tekrar su vermeyin.

5. Aşama

Zencefil yaklaşık 3 hafta içinde filizlenecek ve 8-10 hafta içinde ise iyice boy atmış olacaktır. Tüketmeye en uygun zaman ise 6-7 ay sonrası olacaktır.

3 Ocak 2019 / by / in
Karanfilin Faydaları ve Zararları Nelerdir? – 6 Önemli Faydası

Bu yazımızda sizler için karanfilin faydaları ve karanfilin zararları konusunu derledik. Karanfil, boyu 20 metreye kadar ulaşan karanfil ağaçlarından, henüz çiçek açmadan tomurcuk halinde toplanan ve güneşte kurutulan aromatik bir baharattır.

Genellikle Afrika Kıtası ile Hindistan bölgesinde yoğun olarak bulunan karanfil, ülkemizde ise genellikle seralarda yetiştirilmektedir.

Karanfilin faydaları , içerisinde yer alan vitamin ve minerallerden kaynaklanmaktadır. Özellikle ülkemizde daha çok yemeklerden sonra ağız kokusunu önlemek için kullanılan karanfil, içerisinde bol miktarda potasyum, manganez, sodyum, kalsiyum gibi mineraller ile B6, K, E ve A vitaminleri barındırmaktadır. Bu sayede de karanfilin sağlığa pek çok faydası oluşmuştur.

Karanfilin Faydaları Nelerdir?

Bizim ülkemizde özellikle çayının tüketildiği ya da doğrudan ağız yoluyla tüketilerek gerek diş ağrısına gerekse ağız kokusuna iyi geldiği bilinen karanfilin faydalarını maddeler halinde sıralayacak olursak;

  • Karanfilin çay şeklinde tüketimi bağırsak sorunlarına iyi gelir. Bu sayede ödemi ve şişkinliği azalttığı bilinmektedir.
  • Karanfilin toz haline getirilip bal ile karıştırılması veya yine çayının demlenerek tüketilmesi mide rahatsızlıklarına iyi bir çözümdür. Bulantı ve kusmaları engellemek için bu şekilde kullanılmaktadır.
  • Öksürük ve soğuk algınlığı için de oldukça etkili bir baharat olan karanfil, bal ile karıştırılıp tüketilirse öksürüğü azaltır. Özellikle kış aylarında düzenli olarak karanfil çayı tüketilmesi ise soğuk algınlığının kötü etkilerini azaltır.
  • Ağız ve diş sağlığına faydalıdır.
  • Aromatik tadı ve kokusu sayesinde karanfilin hem stresi hem de yorgunluğu azalttığı bilinir.
  • Deri problemlerine karşı karanfil yağının olumlu etkileri olduğu bilinir. Özellikle akne ve sivilcenin doğal tedavisi için karanfil yağı kullanımı mümkündür.

Ödemi Azaltır

Karanfilin faydaları arasında bağırsak sorunları sonucunda karın bölgesinde oluşan ödemi ve şişkinliği azaltması yer alır.

Karanfilin çay olarak tüketilmesi sonucunda vücuttaki ödem azalır ve özellikle karın bölgesi şişkinliği ortadan kalkar.

Mideye Faydaları

Karanfilin mide rahatlatıcı etkisi de yine karanfilin faydaları arasında yer almaktadır.

Toz karanfilin bal ile karıştırılıp tüketilmesi ya da karanfil çayı içilmesi, mide bulantısı ve kusma şikayetlerine doğal yoldan çözüm sunar.

Soğuk Algınlığı ve Öksürüğe Karşı Karanfil!

Özellikle kış mevsiminde sıklıkla yaşanan soğuk algınlığı ve öksürük şikayetlerine en doğal ilaçlardan biri karanfildir.

Karanfili havanda toz haline getirip bir tatlı kaşığı bal ile karıştırıp tüketmek öksürük şikayetinin ortadan kalkmasına yardımcı olur.

Ağız ve Diş Sağlığına Faydaları

Karanfilin faydaları denilince belki de ilk akla gelenlerden olan faydası ağız ve diş sağlığına olan faydasıdır.

Özellikle sarımsak ya da soğan yedikten sonra ağızda oluşan kötü kokuyu gidermek için karanfil çiğnenir. Böylelikle ağız kokusu kısa sürede son bulur.

Bunun yanı sıra diş ağrısı için de oldukça etkili olan karanfil, bu özelliği ile diş macunlarının içeriğinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Ağrıyan dişe karanfil koymak eskiden beri süregelen bir alışkanlıktır.

Strese Karanfil ile Çözüm!

Karanfilin en etkili faydalarından biri de stresi ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olmasıdır. Bunun en temel nedeni ise hem tadının hem de kokusunun aromatik olmasıdır.

Yapılan araştırmalar aromatik bitkilerin stres ve yorgunluğu azaltma konusunda oldukça etkili olduğunu ve rahatlatıcı etkisinin bulunduğunu gösterir.

Bu nedenle aşırı strese maruz kaldığınız veya yorgun olduğunuz dönemlerde bir fincan karanfil çayı içmek sizi rahatlatacaktır.

Cilde Faydaları

Karanfilin içerisinde uçucu yağlar bulunur ve bu özelliği sayesinde antioksidan etkisi göstererek temizleyici bir işlev görür.

Bu sayede özellikle deride meydana gelen yara izi, akne, sivilce gibi problemlere karşı karanfil yağı kullanımı en doğal çözümlerden biridir.

Karanfilin Zararları Nelerdir?

Karanfilin faydaları ne kadar önemliyse, karanfilin zararları da sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilecek zararlardır.

Her ne kadar baharat olarak doğrudan tüketiminin insan sağlığına zararı olmadığı bilinse de, özellikle karanfil yağı kullanımında dikkatli olunması gerektiği vurgulanmıştır.

Uzmanlar karanfil yağının ağız yoluyla tüketilmesinin yanlış olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle karanfil yağı tüketiminden uzak durulması sağlık için önemlidir.

3 Aralık 2018 / by / in