Alerjik Astım Nedir, Belirtileri, Tedavisi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Alerjik Astım Nedir, Belirtileri, Tedavisi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Alerjik astım yapılan araştırmalar neticesinde sabah karşı uykudan uyandırabilecek seviyede, solunum zorluğu, nefes alamama, hışıltı gibi belirtileri ile ortaya çıkan tedavisi mümkün bir hastalık olarak adlandırılmaktadır. Yapılan değerlendirmelerde dünya üzerinde 300 milyon kişinin bu hastalık ile karşılaştığı tahmin edilmektedir. Belirli bir yaş grubu ya da cinsiyet ayrımı olmaksızın her bireyde görülebilmektedir.

Alerjik Astım Nedir?

Vücudun, toksinlere ve mikrobik virüslere karşı solunum yollarında göstermiş olduğu iltihabi kaynaklı bir hastalıktır. Kendiliğinden geçebildiği gibi tedavi gerektiren bir durumda oluşabilmektedir.

Hastalığın en ciddi sorunu ise, zaman zaman aralıklarla kendi göstermesidir. Ve yaşam kalitesini bu ataklar sırasında oldukça düşürmektedir. Atak geçtikten sonra kişi, normal yaşamına devam etmektedir. Mutlaka, kronikleşmiş ise tedavi için bir uzmana başvurulması gerekmektedir.

Alerjik Astım Belirtileri Nelerdir?

  • Göğüs bölgesinde tıkanma
  • Öksürük
  • Hışırtı

Göğüs bölgesinde tıkanma, öksürük, hışırtı en çok görülen belirtileri arasında yer almaktadır. Hepsi bir arada kendini göstermediği gibi sadece öksürük ya da nefes alırken hırıltı şeklinde de olabilmektedir.

Genelde gece ve sabaha karşı kendini daha çok gösterir ve uykudan uyanmaya sebep olabilecek derece şiddetli olmaktadır. Dikkat edilmesi gereken ise, bu belirtilen sadece astım ile ilişkilendirilmemesi gerekir. Bazen basit bir solunum yolu hastalığı olabilirken, bazen astım kaynaklı da olabilmektedir. Astım da tekrarlayıcı olur ve ara ara bu ataklar gelişir, kendiliğinde ya da ilaçlar ile düzelebilir ve mevsimsel değişiklikler ile ortaya çıkabilmektedir.

Alerjik Astım Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Nedenlerini kişisel ve çevresel faktörler olarak adlandırabiliriz. Genetik, obezite, cinsiyet, enfeksiyonlar, meslek kaynaklı, sigara gibi birçok neden alerjik astım için risk faktörü oluşturmaktadır.

Genetik durumlarda, anne ya da babadan birisi astım ise, çocuğunda astım riski %20 ile %30 yükselmektedir. Anne ve baba aynı anda astım hastası ise, çocuğun astım risk oranı %60 ile %70 arasıdır. Bu bilimsel olarak araştırılmış ve onaylanmıştır.

Obezite, açlık hormonu gibi hormonların hava yolunu etkilemesine astım için risk olarak bilinmektedir. Sigara, dumanın akciğerlere vermiş olduğu zarar nedeni ile her sigara içen birey %100 astım risk faktörünü taşımaktadır. Bu neden ile de ilaç tedavisi bu durumlarda etkili dahi olamamaktadır.

Alerjik Astımın Tedavisi Nedir?

Tedavi süreci uzun sürelidir. Kalıtsal olarak bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Tedavi de amaçlanan, hastanın şikayetlerinin olmadığı ve en az seviyede olduğu bir yaşam standart sağlamaktır. Tedavide en önemli nokta, hasta ile doktor arasındaki ilişki ile doktorun hasta hakkında bilgi sahibi olmasıdır.

Tedavi aşamasında, hasta bireyin alerjenlerden uzak durması ve kendini sakınması olmaktadır. Buna ek olarak, ilaç tedavisi solunum yolu ile alınan sprey ya da toz şeklindeki ilaçlar olmaktadır.

İki sınıfta bu ilaçlar adlandırılmaktadır. Tedavi eden ve kontrol altına alan rahatlatıcı ilaçlardır: Tedavi de önemli olan unsur, astımın neden kaynaklandığının doğru tespit edilmesi ve altında ki faktörlerin araştırılmasıdır. Mutlaka, erken evrelerde teşhis edilebilmesi için hastanın vakit kaybı yaşamadan doktora başvurmasıdır. Geciken durumlarda tedavi aşaması zor ve daha fazla süreç isteyen bir duruma gelmektedir.

Alerjik Astım Hastası Olan Kişi Nelere Dikkat Etmelidir?

  • Sigara içiyor ise bırakmalı ve içilen ortamlarda bulunmamalı.
  • Toz gibi mikrobiklerden kaçınılmalı
  • Verilen ilaçları düzenli olarak aksatmadan kullanmalı
  • Aşırı soğuk ve sıcak hava olaylarında kendini korumalı
  • Bulunduğu oda sürekli havalandırılmalı
  • Kimyasal temizlik malzemeleri hasta tarafından kullanılmamalı.
  • Temizlik yapıyor ise maske gibi koruyucu etmenler kullanmalıdır

Tüm bu kuralların uygulanması hastalığın nüksetmesine ve şiddetini artırmasını azaltacak hususlar arasında yer almaktadır.

12 Eylül 2019 / by / in ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir